İnsan beden olsun, ruh olsun bir şey değil, bir dramadır. 'O yaşamıdır; O, yaşamının "buradalığı ve şimdiliği" tarafından yaratılmış tuhaf bir gerçeklik içerisinde; yani
kendi koşulları içinde; kendisini kuşatan coğrafi-toplumsal-
tarihsel dünya içerisinde tasarılarını ve umutlarını gerçekleştirmek için savaşan kendi beni ya da bireysel kişiliğidir.
İnsan kendi imgeleminde bir 'yaşam tasarısı', yaşamının ülküsel bir profilini yaratır; sonra da bu profilin içini başardıklarının toplamıyla doldurup tamamlamaya uğraşır.
Bir insana aklın alabileceği en büyük tutkuyu, sevgiyi gösteriyorum. Bu dünyada ondan daha çok sevdiğim biri yok. Aklımda hep o var. Her endişem, her arzum, her sevincim hep onunla ilgili. Sadece ondan bahsediyorum, sadece onu düşünüyorum, sadece onu düşlüyorum, ancak onunla nefes alabiliyorum. Kalbim sadece onun için çarpıyor. Peki böyle bir aşkı o nasıl ödüllendiriyor? İki gündür onu görmüyorum. Bu iki gün bana iki koca yüzyıl gibi geldi. Sonra onunla tesadüfen karşılaşıyorum. Onu gördüğüm an kalbim duracak gibi oluyor, sevincim yüzüme vuruyor, ona doğru âdeta uçarak gidiyorum. O vefasızsa gözlerini benden kaçırıyor! Sanki daha önce beni hiç görmemiş gibi , yanımdan fırtına gibi geçip gidiyor!