Döneceksin Diye Söz Ver Kitap Yorumum
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 20:57
“Bazı insanlar kaderine geç kalır ama kalbine asla…” ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎Ben geldim ve bugün sizlere hem yazıldığı platformda ilk bölümlerinden beri takip ettiğim hem de elimden bırakamadan okuduğum o harika kitapla geldim ‎Döneceksin Diye Söz Ver ile sizlerleyim ‎ ‎Mahir Ali Türkşanlı… Görevinde başarılı, sert mizacıyla dikkat çeken bir Türk üsteğmen ‎Fakat çıktığı son görev sırasında sürekli rüyalarına giren bir kız görmeye başlıyor. Her defasında yüzünü göremeden uyanıyor ve o gizemli kadının kim olduğunu merak ediyor… Açıkçası ben daha burada hikâyeye aşırı bağlandım ‎ ‎Görev sırasında yaralanan Mahir, birliğine oldukça kötü bir hâlde dönüyor. Arkadaşlarının ısrarıyla revire gitmeyi kabul ediyor ama içeri girdiği anda hem enfeksiyonun etkisiyle hem de geçirdiği iç kanama nedeniyle bilincini kaybediyor. Ve tam o anda rüyalarında gördüğü o kızın yanında olduğunu hissedip “Buldum seni peri kızı…” diyor ‎Ama karşı taraftan gelen “Asıl ben seni buldum…” sözü… İşte o sahnede kalbimi bıraktım diyebilirim ‎ ‎Hastaneden çıktıktan sonra Mahir’in yolu tekrar o gizemli kızla kesişiyor. Üstelik oldukça kaotik bir şekilde Peri’nin başı ev sahibinin sapık oğluyla dertte ve yardımına Mahir yetişiyor. Sonrasında Mahir öğreniyor ki Peri, çalıştığı karargâhtaki yeni hemşirelerden biri ‎ ‎Ve tabii ki olaylar burada durmuyor… ‎Mahir’in etrafındaki herkes onu evlendirmeye çalışırken Peri’den gelen o teklif geliyor: ‎“Evlensene benimle yüzbaşım…” ‎ ‎AY BEN BURADA KOPTUM ‎ ‎Anlaşmalı evlilik temasını zaten çok severim ama Mahir ve Peri’nin enerjisi bambaşkaydı. Aralarındaki atışmalar, o sıcak tim ortamı, dostluk bağları, birbirlerine şarkılar armağan ettikleri sahneler… Hepsi o kadar samimi ve güzeldi ki kitabı okurken kendimi onların yanında hissettim ‎ ‎Bir yandan kahkahalar attım,
Döneceksin Diye Söz VerMelin Söğüt · Dex Yayınevi · 202635 okunma
10/10
·280 syf.··
2026 26. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 21:46
Ba-yıl-dım. ' Bu ay kitap kulübümüzde okuduğumuz Lüzumsuz Kadın, beni sayfalar arasında kaybettiren, altını çize çize ilerlediğim o nadir kitaplardan biri oldu... *'Içinde 60'tan fazla eserin izini taşıyan .. Lüzumsuz Kadın,uzun zamandır hissetmediğim bir şeyi hissettirdi: edebiyata doymayı. Hatta öyle ki... bu 60 eserin içinden 5 kitap daha seçtik ve Eylül'e kadar birlikte okumaya karar verdik. Yani bu hikâye bizim için burada bitmedi, aksine dallanıp büyümeye devam ediyor. Sadece, başkalarının hayatına müdahale etmeden yaşamaya çalışıyorum ki başkaları da benim hayatıma müdahale etmesin," diyor Aaliya Saleh 72 yaşında bir kadın... Ama bir zamanlar o da gençti, hayalleri vardı. Hayat ise onu, kendi kurduğu sessiz ve görünmez dünyasında yalnız bırakmış. Aaliya'nın hikâyesi; savaşın ortasında, yalnızlığın içinde ama kitaplarla kurduğu o güçlü bağla ayakta kalma hikâyesi. Yıllarca kimse okumayacak olsa bile çeviriler yapması, onları saklaması... Bu bana kitabın en çarpıcı tarafı gibi geldi. Çünkü bu sadece bir tutku değil; hiçbir karşılık beklemeden, sadece kendin için bir şeyi sürdürmenin o derin anlamı. Bazı insanlar görünür olmak istemez... ama yok olmak da istemez. Aaliya tam olarak o ince çizgi
1000k
Lüzumsuz KadınRabih Alameddine · Budala Kitap · 2021503 okunma
Reklam
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Hidayete erme öyküleri
10/10
·229 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Kitabı beğendim güzel beklediğimden daha iyi bir lezzet verdi okurken. Kısaca şunu söylemek isterim bunun dışında kitaptan alıntı yapacağım içeriği az görmenizi isterim okuma merakınızı etkilemek için. Kitabı okurken şunu fark ettim din değiştirerek yeni Müslüman olanların ortak yönü insanın fıtrat üzere doğmasından dolayı ruhun ve kalbin doğru bir yol ile yaratıcıya yönelm ihtiyacının doğmasıdır. Ruh bu fıtri yönelimi batıl yollarla aradığından bunalıma , huzursuzluğa ve kötülüğe düşmektedir. İslâm dışında başka dinlere yönelerek içindeki iman boşluğunu gidermeye çalışsalar da o boşluk asla dolmuyor ve insan doğru yolu bulana kadar kendisini ya oyalar gerçeği bulana kadar ya da kandırır. Fıtratı bozulmamış sorgulama yetisi ile hareket eden her gayri müslim hidayete yönelmektedir. İman ettikten sonra o boşluk dolmuş ve huzura kavuşmuş oluyorlar. Önemli bir kaç hususa daha değinmek istiyorum. Anladım ki her müslüman dinini hakiki bir şekilde yaşamış olsa birçok gayri müslim mümin olacaktır. İman haikaktini arayanlar çevrelerinde ki müslümanların İslami yaşamadığıni söylemektedir ve yaşamış olsalar gayri müslimlerin hidayet arayışı daha kolay olacaktır. Birçok kişi müslümanların dinini gereği gibi yaşamadığı hâlde müslumanlarin bazı güzel davranışlarından özellikle Kur'an'ı Kerim mealinden etkilenerek iman ettikleri dikkatimi çekmiştir. Kitaptan bir kısım içerik Yusuf İslam dan .."Bir buçuk yıldan fazla bir süre durmadan Kur'an okudum. Bu süre içinde hiçbir Müslümanla karşılaşmadım. Kur'an'ın mesajı içinde kendimi yitirmiştim. İki tercih vardı önümde: Ya kendimi tümüyle teslim edecektim ya da kendi müzik yolumda yürüyüp gidecektim. Fâtiha sûresini okuduktan sonra, Kur'an'ın mesajının ev-rensel olduğunu anlamaya başladım. Şimdiye kadar gördüğüm kitapların hiçbirine
Felsefe
İhtida ÖyküleriAydoğan Arı · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2022380 okunma
İnsan hayatını hiçe sayacak siyasi ,politik vb. canı cehenneme
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 14:40
Dalton Trumbo 15 ay askerlik yapmış bir birey olarak ; Ülke bütünlüğünü tehdit eden bölücülük, kaçakçılık, mülteciler sorunlarından , asayiş sağlamak, dışında milliyetçi bir adam oldum fakat bu kitap hayatta farklı bir pencereden bakıp özgürlükten yana payıma düşen ne ? Sorusu yaşadığım coğrafya özelinde askere gidip yiten binlerce genç, aileler,eş ve çocuklar , yaşamanın güzelliği,nefes olmak ,sevmek sevilmek... Belki bende dönmeyebilirdim,yada Johnny gibi yarım dönebilir dim savaş gereksiz insanlık dışı tamamıyla emperyalist güçlerin sudan sebeplerle bir mezbaha alanı yaratması bu kitap özellikle gençlere okutulmaktadır ne için feragat edip etmeyeceklerini kendileri belirlemelidir Okuyun OKUTTURUN!! Dalton Trumbo Johnny Askere Gitti
Johnny Askere GittiDalton Trumbo · İthaki Yayınları · 202599 okunma
Reklam
Reklam