“Şimdi dünyanın hakimi benim. Kral Charles, Montmorency, Damville, bütün kudretliler ve şanlılar, artık benim de kudretim ve şanım size denktir. Şimdi beni öldürebilecek çeliği, şimdi beni durduracak orduyu görmek isterim. Paris yansa, dünya yıkılsa, on bin asker hançerini bağrıma dayasa bile vız gelir bana! Ah Loise, benim Loise’im…”
Tahsilliyiz belki, iyi okullarda okuduk, sözüm ona kültürlüyüz, yetiştirdik kendimizi, paramız
var, yabancı dilimiz var, görgümüz var. Ama çaremiz
yok. Bu gerçek. Hepimiz çaresiziz.
İntikam... Fakat ne vakit ve kimden? Düşman bir değil, iki değil, on değil... Zavallı Türk'ün sayısız düşmanı var. Hepsi de birbiriyle birleşmişler, onun üzerine çullanmışlar ve ah ne kadar acı ki bunların arasında memleketin sahibi ve padişahı ve onun kabinesi, nazırları ve milletin güya aydınları ve yazarları da var.