9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Selam haydi gelin hep birlikte bir maceraya doğru yol alalım. Doruk, Sena, Ayaz, Aylin Teyze ve Lumo :) Aylin Teyze meraklı mı meraklı bir Makine Mühendisiydi. İcat yapmayı sever vekahvaltı sofralarına hep yeni icatlarını getirirdi. Bu sefer de tost makinesi ile gelmişti. Ve Sena dahil diğer mücitleri de o sabah davet etmişti. Ve tost makinesinden çıkan dumanla birlikte de zamanda yolculuk başlayacaktı. Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Galata ve Kız kulesinde zamanın silinmesine izin vermeyip başarılarını elde ettiler. Biz varken siz ne yapmaya çalışıyorsunuz dediler :) Görevleri bittiğinde ise yine Ayaz yüzümü güldürdü. İstanbul’un beş hazinesinin taş ve tuğla olmadığını, geçmişten gelen bir ses ve tarihin tam merkezi olduğunu, onlara sahip çıkmak yarınlarımızı güvenle inşa etmenin önemini yazarımız son bölümde bizlere açıklamış. tarih sadece yapılardan, mekanlardan ibaret değildir. İnsanların hikayelerini de içinde taşır. unutmamak, zamanı yeniden yaşatmaktır. geçmişi unutmayanlar, geleceği aydınlatır. karanlık korkuyla beslenir! Cesur düşünün! çocukların severek okuyacağı bu eseri biz de severek okuduk. @funda.yalcinkayaa @birokuryazargezer #sedosokudu #instagram #bookstagram #keșfet
Zaman Dedektifleri / Sarnıcın SırrıFunda Yalçınkaya · Gülbey Yayınları · 20268 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2026 8. kitabı
Sohbet Tadında kitabında tarih, edebiyat, İstanbul kültürü ve günlük hayata dair birçok konu anlatılıyor. Yazar bunları sohbet eder gibi, samimi bir dille aktarıyor. En çok Topkapı Sarayı, Ayasofya ve Eyüp Sultan ile ilgili bölümleri sevdim. Özellikle Topkapı Sarayı'nda yüzyıllardır Kur'an okunmaya devam edilen odadan bahsedilmesi beni etkiledi. Eyüp Sultan'ın manevi atmosferinin anlatıldığı bölüm de çok güzeldi. Kitapta günlük hayattan örnekler ve eski alışkanlıklarla ilgili bilgiler de vardı. Bazıları ilgimi çekti, bazıları ise bana sıkıcı geldi. Özellikle buruna çekilen tütünle ilgili bölüm çok ilgimi çekmedi. Ayrıca İbn-i Sina ile ilgili bölüm beni düşündürdü. Geçmişte bazı fikirlerin yasaklanması ve günümüzde de benzer durumların yaşanabilmesi dikkatimi çekti. Genel olarak kitap sayesinde yeni bilgiler öğrendim ve Mevlânâ, Yahya Kemal ve Necip Fazıl gibi isimleri daha yakından tanıma isteği duydum.
Sohbet TadındaDursun Gürlek · Ketebe Yayınevi · 2026103 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:51
İstanbul Hatırası – Ahmet Ümit "İstanbul artık sadece bir şehir değil benim için; bir hafıza, bir yara, bir sevda" Başkomiser Nevzat serisinin değerli bir parçası olan bu kitap, Ahmet Ümit'in kalemine iyiden iyiye ısındığımı hissettirdi ben de diyebilirim. Tamamen hayal kırıklığı demek abartı olur ama her şey de pembe değildi. Olumlu yanlarıyla başlayalım: Kitabın İstanbul'u anlatışı gerçekten başarılı. Sarayburnu'ndan Ayasofya'ya, tarihi yarımadanın her bir taşına işlenmiş gizem ve geçmiş... Yazarın şehre duyduğu sevgiyi her sayfada hissediyorsunuz, mekan tasvirleri oldukça başarılı. Yedi tarihi mekan ve yedi cinayet konsepti de kurgu olarak oldukça zekice. Ancak bazı noktalarda Ümit'in kalemi fazla coşmuş ve ana hat olan polisiye kurgunun önüne geçmiş. Romanın bazı yerlerinde konudan kopmalar yaşanıyor ve uzayan diyaloglar insanı yorabiliyor. Hatta bir kaç defa kitabı yarım bırakmayı düşündüğümü itiraf edeyim. Bu yüzden bazı okurlar kitabı "ağır ve sıkıcı" da bulabiliyor . Üstelik bu kadar sayfa sonunda ulaştığımız sonu çok da şaşırtıcı değildi. Bununla birlikte yazarın kalemine alışmaya başladığım ve bu dünyanın içinde kaybolduğum için tamamlamış oldum. Genel olarak, sonuna kadar sabredince dolu dolu bir İstanbul gezisi sunuyor ama polisiye tansiyonu çok yüksek bir kitap beklentisi ile girilmemeli. Bu kitaptan bana asıl kalan, tarihi bilgiler oldu diyebilirim, daha fazlası değil. Peki Ya Siz? · Kitaptaki tarihi mekanlar ve İstanbul betimlemeleri sizce başarılı mı, yoksa bu kısımlar da kitabı bölüp duruyor muydu? · Ahmet Ümit'in Başkomiser Nevzat serisinin en iyi kitabı sizce hangisi? · Polisiyeden çok bir "İstanbul Rehberi" olarak okunursa daha mı iyi olur bu kitap?
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,1bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 44. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Zaman hırsızları ve zaman dedektiflerinin mücadelesi çok heyecanlıydı. Sanki onlarla Yerebatan sarnıcı'na indim, Galata kulesi'ne çıktım, kız kulesine girdim. Tarihi, zamanı silmek isteyen zaman hırsızları sırasıyla yere vatan sarnıcı, Ayasofya, Topkapı sarayı, Galata kulesi ve kız kulesi'ni ele geçirmeye çalışır. Her seferinde zaman dedektifleri harika bir iş çıkarır. Aylin teyze karakteri en sevdiğim karakter oldu kesinlikle. Lumos içimi ısıttı resmen. Ayaz'ın yeme istekleri doruk'un sınavdan kaçışları, Sena'nın hızlı düşünceleri bu dörtlüyü harika bir takım yapti. Yoksa beşli mi deseydim? Çocuklara tarihi, mimariyim sevdirmesi, geçmişini birine veririm ben önemini, zamanın kıymetini ve en çok da arkadaşlığı ele alıp ütümü çok başarılıydı bence. Dili sade, akıcı ve tam da 9 yaş ve üzeri için esprilerle canlı tutulması hikayeyi daha soluksuz okuttu bana ve oğluma. İkimiz de kitabı okurken sürekli haritanın başındaydık. Bitirdiğimizde ise çocuklarımla kitapta geçen dört yere gitmiş olmanın mutluluğunu yaşadım. Sadece kız kulesine çocuklarla henüz gidemedik. İstanbul'a gidince ilk adresimiz belli oldu böylece.
Zaman Dedektifleri / Sarnıcın SırrıFunda Yalçınkaya · Gülbey Yayınları · 20268 okunma
10/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Değerli yazarımız Ahmet Ümit'ten bu sefer "İstanbul Hatırası"nı okudum. Gerilimin bir saniye düşmediği, her sayfasında merak ettiğim bir polisiye roman oldu benim için. Kurgu hatasızdı. Ahmet Ümit, polisiye kurgusunu tarihle iç içe geçirerek yine doyumu fazlasıyla yüksek bir roman yaratmayı başarmış. Ana odakta, İstanbul var. Byzantion, Constantinopolis ve İstanbul... İmparatorları, sahipleri ve yaşayanları yüzyıllardır değişse de şehir dimdik ayakta, çok katmanlı yapısıyla devam ediyor. Ahmet Ümit buradan yola çıkıyor. Yani yazarlık kimliğini yana kaydırıyor; bir şehir planlamacı, bir sanat tarihçisi gibi İstanbul'un mimari ve siyasi tarihini büyük bir titizlikle anlatıyor okura... Başarıyla da altından kalkıyor, İstanbul Hatırası için yazarımızın çok çalıştığını anlıyorsunuz satırlardan... Tüm bu tarihi, cinayetlerin arasına sırıtmadan yerleştirerek büyük bir takdiri de hak ediyor. Katili kolay tahmin edemememiz ve bizi farklı kişilere yönlendirerek sonda şaşırtması da büyük bir artı oluyor. Yalın bir üslubun tercih edildiği romana, günlük konuşma dili hakim. Çokça sürükleyici bir roman, kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Kurgusu ve motifleriyle çok başarılı bulduğum bir eser oldu. Kitabın haklarının Netflix tarafından alındığını ve yakında sekiz bölümlük bir mini dizi olarak aynı adla izleyebileceğimizi hatırlatayım. Sağlam oyuncu kadrosunun bulunduğu dizide, Başkomser Nevzat olarak deneyimli oyuncu Nejat İşler'i göreceğiz. Ahmet Ümit, her gün sosyal medyada setten kareler paylaşarak bizi güncellemekte ve beklentimizi yükseltmekte! İstanbul'da bulunan esrarengiz seri cinayetler... Boğazı ustalıkla kesilerek öldürülen maktüller... Sarayburnu'na bırakılan Necdet Denizel, avucuna Byzas sikkesi konulur. Çemberlitaş'a bırakılan Mukadder Kınacı, avucuna bırakılan
Edebiyat
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201943,1bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 26. kitabı
“Kostantiniyye elbet fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur” hadisi şerifi, asırlarca İslam dünyasının en büyük ideallerinden biri olmuştur.O övgüye mazhar olabilmek için bir çok komutan defalarca İstanbul’u kuşatmıştır ama Fatih Sultan Mehmet’e nasip olmuştur.(Nasıl harikasın sen) Tabiki atalarımız fethettikleri şehirlere sahip çıkıp onarmışlar ve ellerinden geldiğince değişiklik yapmamışlar.Konstantini Theodoru Sofiayı ve Fatih Sultan Mehmet’imizi selamlayan ve o günlere şahitlik eden o tarihi kapılara dokunabilmeyi, hissedebilmeyi etimle kemiğimle çok istedim sayfaları bir bir çevirirken. Uzun uzun incelemeyi, o manevi atmosferi teneffüs edip ciğerlerimi o yosun kokan oksijenle doldurabilmeyi ne çok istedim.İstanbul yaşanması zor ama bir o kadar da güzelliğiyle büyüleyici bir şehir benim için. Hem korkmuşumdur ondan ama hem de çok sevmişimdir İstanbul’u.O kapıları tahayyül etmeye çalıştım acaba birbirlerine yakın mı yoksa uzak mı bilemiyorum.Savaşı savunması o yılları gözümde canlandırmaya çalıştım ama kafamda oturmayan şeyler oldu.Görsem belki daha iyi olurdu. Neyse nasip. İnşallah bir gün
Payitahtın KapılarıTalha Uğurluel · Timaş Yayınları · 202553 okunma