- Köpek, tanımadığı birini görünce, ondan kötülük gelmese bile hırlar. Tanıdıksa ona iyilik etsin etmesin sevinir. Seni hiç şaşırtmadı mı köpeklerin bu huyu?
- Köpeğin böyle davrandığını bilirim, ama hiç düşünmemiştim üstünde.
- İşte köpeğin yaratılışındaki bu huy, filozofların ta kendisidir.
- Nasıl olur?
- Nasıl mı? Dostu ve düşmanı bilip bilmediğine göre kestiriyor. Demek ki onda asıl merak bilmek ve öğrenmektir. Evdekiyle yabancıyı ayırırken bilgisine dayanıyor.
.
.
- O halde Tanrı da, dışarıdan gelen etkiler altında başka başka biçimlere girmez.
- Evet, girmez.
-Yoksa, kendisi mi, kendine başka biçimler verir, ne dersin?
- Değişiyorsa, herhalde böyle değişiyordur.
- Kendine başka biçimler verebiliyorsa, kendini daha iyi, daha güzel mi, yoksa daha kötü, daha çirkin mi yapar?
- Değişiyorsa kötü, çirkin yapar. Çünkü Tanrının iyi ve güzelden yana bir eksiği yoktur.
- Doğru söylüyorsun Adeimantos, bu böyle olunca da, Tanrı olsun, insan olsun, kim kendini isteyerek kötü yapar?
- Kimse!