Hani ya bir kemanın telinde zapt olunamaz, anlaşılamaz, bir kaide altına alınamaz nağmeler olur ki ruhu titretir... Hani ya fecirden evvel âfaka hafif bir renk imtizacıyla dağılmış sisler olur ki üzerlerinde tersim olunamaz, tayin edilemez akisler uçar; nazarlara buseler serper... Hani ya bazı gözler olur ki sonsuz karanlıklarla dolu bir ufka açılmış kadar ölçülemez, nerede biteceğine vukuf kabil olamaz derinlikleri vardır, hissiyatı yutar... İşte bir lisan istiyoruz ki onda o nağmeler, o renkler , o derinlikler olsun. Fırtınalarla gürlesin, dalgalarla yuvarlansın, rüzgârlarla sarsılsın...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Willy insanoğlunun ne büyük nimetlere sahip olduğunu anlamaya başlamıştı. Peki, kaç kişi bunun farkındaydı? Çoğu insan bir ömür bu nimetlerin farkında olmadan yaşıyordu. Ne kadar zengin ya da ne kadar mutlu olduğunu anlamak için onun sahip olduklarından kaç kişinin mahrum olduğunu düşünmek yeterli olurdu? Ayakkabın olmadığı için canın sıkılıyorsa, bacağı olmayan birine rastlamamışsındır.
..."Bende Willy'ye katılıyorum. Sevdiklerin ve amaçların uğrunda mücadele ediyorsan sonucu ne olursa olsun galip sayılırsın. Çoğu zaman gerçek anlamda zaferin ne olduğunu bilmiyoruz. Kimileri için zafer, arzulanan yüce hedefe varmaktır. Bazen dışarıdan bakınca yenilgi gibi görünsede"...
Sayfa 150 - Hz.Hasan b. Ali ve muaviye örneği·Kitabı okudu
"Tarihin birleştiremediğini talihin birleştirmesi çok ilginç Wisam. Tarihi okudukça dünyada hiçbir şeyin değişmediğini görürsün. - Olaylar ve konular hiç değişmemiş, sadece kahramanlar ve zalimler değişmiş."