Aydin Aliev

CHIEN/GELİŞME (TEDRİCİ İLERLEME)
Altı köşeli yıldız yukarıda Sun (tahta, içine girme) ve aşağıda Ken (dağ, dinginlik) unsurlarından oluşur. Bir dağın üzerindeki bir ağaç kendi varlığının yasaları uyarınca ağır ağır gelişir ve sonucunda sağlam köklere sahip olur. Böylece adım adım, tedrici gelişme fikri ortaya çıkar. Üç köşeli yıldızların unsurları da buna işaret eder: acele hareketlere karşı koruyan dinginliği içinde, gelişme ve ilerleme tedrici olur. THE I CHING, ÇİN, MÖ VIII. YY.
1000k
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Oldubitti Stratejisi
Eğer çok hırslı görünürseniz, başkalarında gücenme duygusu yaratırsınız; açıkça güç peşinde koşmak ve zirveye çok hızlı çıkmak tehlikelidir, kıskançlık, güvensizlik ve kuşku uyandırır. Çoğunlukla en iyi çözüm, küçük lokmalar almak, ufak toprakları yutmak, insanların kısa süreli dikkatleri üzerinde oynamaktır. Radar altında kalırsanız, hareketlerinizi izleyemezler. Gördükleri zaman ise çok geç olmuştur; bir oldubittiyle toprağı sahiplenmiş olursunuz. Her zaman için kendinizi savunmak için böyle davrandığınızı iddia edebilirsiniz. İnsanlar farkına varmadan önce, bir imparatorluğa sahip olursunuz.
1000k
Simge: Maske. Kalabalık sahnedeki her oyuncunun yüzünde bir maske vardır: izleyicilere sevimli, çekici bir yüz gösterir. Bir oyuncunun masum bir dokunuşuyla maske düşerse, daha az sevimli bir görüntü ortaya çıkar ve maske takıldıktan sonra bile kolayca unutulmaz. Otorite: Çoğu zaman kendi yıkımımıza yol açan araçları rakiplerimize, kendimiz veririz. -Ezop, MÖ VI. YY.
1000k
Zihnim hâlâ karımın hayaliyle meşguldü. Zihnimi bir düşünce kurcalıyordu: Hâlâ hayatta olup olmadığını bile bilmiyordum. O ana kadar çok iyi öğrendiğim tek şeyi biliyordum: Sevgi, sevilen insanın fiziksel varlığının çok çok ötesine geçer. Sevgi en derin anlamını, kişinin tinsel varlığında, iç benliğinde bulur. Sevilen kişinin gerçekte orada olup olmaması, yaşayıp yaşamaması, bir anlamda önemli olmaktan çıkıyor.
1000k
İçsel yaşamdaki bu yoğunlaşma, tutuklunun geçmişe kaçmasını sağlayarak varoluşunun boşluğundan, terk edilmişliğinden ve tinsel yoksulluğundan kurtulmasına yardım ediyordu. Hayallere dalabildiği zaman, tutuklunun hayal gücü, geçmişin, çoğunlukla önemli değil, önemsiz olaylarıyla ve küçük ayrıntılarıyla oyalanıyordu. Nostaljik belleği bu olayları yüceltiyor ve garip bir yapıya sokuyordu. Dünyaları ve varoluşları uzak gözüküyor ve ruh, özlemle bunlara uzanıyordu: Kendi hayalimde otobüslere biniyor, dairemin ön kapısını açıyor, telefona cevap veriyor, ışıkları açıyordum. Düşüncelerimiz sık sık bu tür ayrıntılar üzerinde odaklaşıyordu ve bu anılar insanı ağlatabiliyordu.
1000k