Aydin Aliev

Boş pazarlıklar, sonuca gitmeyen görüşmeler, zafer ya da yenilgi olmadan geçen zamanı kullanarak boşluğu tamamlayın. Temposu ve hareketliliği gittikçe hızlanan bir dünyada bu strateji karşınızdakilerin siniri üzerinde büyük hasar yaratacak bir etkiye sahiptir. Ne kadar az isabetli atış yaparlarsa, o kadar kötü düşerler.
1000k
Reklam
Herhangi bir boşluğa tahammül edememek insanın doğasında vardır. Sessizlikten, uzun hareketsizlik dönemlerinden, yalnızlıktan nefret ederiz. (Belki de bu nefretin son boşluk, yani kendi ölüm korkumuzla bağlantısı vardır.) Boşlukları doldurmak için çabalarız. İnsanlara vuracakları bir hedef oluşturmazsanız, olabildiğince ele geçmez davranırsanız, insanoğlunun bu zayıf yönü üzerinde oynarsınız. Bırakın savaşın olmamasını, herhangi bir etkileşimin yokluğu bile insanları öfkelendirdiğinden çılgınlar gibi sizi kovalarken, her türlü stratejik düşünme becerisini de yitireceklerdir. Ne kadar zayıf ya da küçük olursa olsun dinamiği denetleyen, bu ele geçmezlik yönüdür.
1000k
Değişim insana, özünden getirdiği potansiyeli, kendisini tam anlamıyla ifade edebileceği şekilde kullanabileceği gücü ve imkânı sunar. Bu tür toplumlarda gelişim de, keşifler de beraberinde gelir. Biri tıpta ya da matematikte bir keşif yapar, öbürü fizikte, bir diğeri psikolojide, öbürü edebiyatta... Karmakarışık süreçlerden geçse de, çeşitli zorluklarla mücadele etse de, o toplum yüzyıl sonra güçlü ve çok yönlü bir toplum olarak gelişip ayağa kalkar.
1000k
Denetim odaklı kalıplayan kültürün en büyük sıkıntısı burada başlar. Hayatı belirli bir noktada dondurup, "Çözüm budur," der ve herkese bu çözümü dayatarak devam etmeye çalışır. Farklı düşünüp konuşanları duymaz, dinlemez, itibarsızlaştırır ya da hapse atar. Toplum için iyi bir gelecek çıkmaz oradan. Mesele, değişimi doğal akışına bırakma cesaretini gösterebilmektir. Bu değişim, kaynağını evrensel hakikatlere uygun değerlerden alıyorsa; işte o zaman başka ve daha sağlıklı bir gelecek inşa edilir.
1000k
İnsanlığın gelişimi, bireyin içerisindeki bu itici güçtedir. Danimarka veya İsveç gibi Kuzey Avrupa ülkeleri ile Libya ya da Irak gibi Ortadoğu ülkelerini mukayese et. İnsanın birey olarak gelişmesine saygılı olan kültürlere sahip toplumlarda gelişim görürsün, devrim görmezsin. Her aile içinde, her kurum içinde genel olarak toplumda gerginlikler oluşur, tartışılır ve yeni kararlar alınır ama askeri darbeler ya da devrimler olmaz. Neden? Gelişerek değişen bireyler aileleri, kurumları, yönetimleri ve sonuçta toplumu değişime götürür.
1000k