Aydin Aliev

Bazen insanın kendini içinde bulduğu bir durum, eylem yoluyla kendi kaderini şekillendirmesini gerektirebilir. Diğer zamanlarda kişinin, düşüncelerini yoğunlaştırma fırsatlarından yararlanıp bu yolla değerlerini gerçekleştirmesi daha avantajlıdır. Bazen insanın sadece kaderini kabul etmesi, kendi talihsizliğine katlanması gerekebilir. Her durum, kendi eşsizliğiyle ayırt edilir ve eldeki durumun getirdiği soruna her zaman için sadece tek bir doğru yanıt vardır.
1000k
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yanıtımızın konuşma ya da meditasyondan değil, doğru eylemden ve doğru yaşam biçiminden oluşması gerekiyordu. Nihai anlamda yaşam, sorunlara doğru çözümler bulmak ve her birey için, kesintisiz olarak koyduğu görevleri yerine getirme sorumluluğunu üstlenmek anlamına gelir.
1000k
Nietzsche’nin şu sözleri, tutuklularla ilgili her türden psikoterapi ve koruyucu ruh sağlığı çabalarının yol gösterici parolası olabilir: “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıl’a katlanabilir.” Fırsat bulunur bulunmaz, varoluşlarının ürkütücü nasıl’ına katlanmalarını sağlayacak bir güce ulaşmaları için, yaşamlarında bu insanlara bir neden -bir amaç- göstermek gerekir. Yaşamında hiçbir anlam, amaç, hedef göremeyen ve bu nedenle sürdürmeyi anlamsız bulan kişinin vay haline! Kaybetmesi uzun sürmeyecektir. Bu tür bir insanın her türden yüreklendirici tartışmayı reddetmek için verdiği tipik karşılık şöyle oluyordu: “Artık hayattan beklediğim hiçbir şey yok.” Buna nasıl bir yanıt verilebilir ki? Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yaşama yönelik tutumumuzdaki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu.
1000k
Yalnızca iletişiminizin içeriğine değil, mesajınızı sözcüklerle aktarmak yerine insanları istediğiniz sonuçlara yönlendirme biçiminize de dikkat etmelisiniz. Örneğin, bir kişinin kötü bir alışkanlığını değiştirmesini istiyorsanız ikna etmeye çabalamak yerine, aynı kötü alışkanlığı tıpkı bir ayna gibi yansıtarak başkalarını ne kadar rahatsız hissettirdiğini daha etkili bir biçimde belirtebilirsiniz. Öz değerleri düşük kişilerin kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak için övgünün ancak yüzeysel bir etkisi olur; bunun yerine onları elle tutulur bir şey başarmaya, gerçek bir deneyim yaşamaya yönlendirmelisiniz. Bu yaklaşım daha derin bir güven duygusuna neden olacaktır. Önemli bir fikir aktarmak istiyorsanız vaaz vermek yerine okurların ya da dinleyicilerin noktaları birleştirip sonuca kendiliğinden ulaşmalarını sağlamalısınız. Aktarmaya çalıştığınız fikri içselleştirmelerini, kendi akıllarından çıktığını düşünmelerini sağlayın. Böylesi dolaylı iletişimin insanların savunmalarının ardına geçecek gücü vardır.
1000k
Bu yöntemi derinlemesine iletişim olarak düşünün. Sıradan tartışmalar ve hatta güzel yazılar, güzel sanatlar insanları genellikle yüzeyden vurur. Onlarla iletişim kurma çabalarımız, kulaklarının dolu olduğu günlük yaşamın gürültüsüne karışır. Söylediğimiz ya da yaptığımız bir şey onların duygusal bir noktasına dokunsa ve bir bağlantı oluştursa bile, düşünce ve davranış biçimlerini değiştirecek kadar uzun süreli akıllarında kalmaz. Çoğu zaman bu yüzeysel iletişimler yararlıdır; yaşamımızı herkese ulaşmaya çabalayarak geçiremeyiz, çok fazla yoruluruz. Ama bazen insanlara derinden ulaşmak, fikirlerini ve sevimsiz davranışlarını değiştirmek büyük önem taşır.
1000k