Avrupa devletleri zati varlıklar haline geldiler, dünyevileştiler ve "din" kapsamına giren her şeyi - kendilerine hizmet eden basit birer alet olmadıkları durumda (ve o ölçüde)- daima daha soyut, öznel ve ikinci plana attılar.
Modern "emperyalist" girişimleri çoğu kez (girişim yapan) bu uluslar çeşitli türde yıkıma uğratarak başarısızlığa ugramalarının bariz nedeni bu ulusların hiçbir gerçek; yani ırk ve Politika üstü manevi öğeye sahip olmamaları ve bu eksikliği -rakiplerininkiyle aynı katagorideki bir gücü onlardan daha fazla kullanarak- şiddet vasıtasıyla kapatmaya çalışmalarıdır.
Gerçek bir imparatorluk, yineleyelim, belirli bir ırkın ilk başta kendini aşarak, doğal (ya da ilkel)niteliklerini aşarak, yüksek değerlere ulaşmasıyla oluşur. Bu ırk, artık diğer ırklarda da şu ya da bu derecede, potansiyel olarak bulunan tradisyonellik ilkesine en yüksek derecede sahip olmuş durumdadır.