A. Çiçek

A. Çiçek
@aygul_cck
Istanbul University/ PhD
Puan vermedi·336 syf.··
2023 16. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2023 11:01
Yaşanmış olmasına rağmen artık anlatılmayacak ya da pek zor anlatılabilecek şeyler vardır. (...) Bir şeyin yaşanmış olması, anlatılmasını kabullenmek için yeterli değildir, doğru olması makul olmasını gerektirmez. Gerçek bazen zaman geçtiğinde gerçeğe aykırı olur; giderek uzaklaşır, o zaman da hayal ürünü gibi olur ya da gerçek olmaktan çıkar.
Edebiyat
Yarınki Yüzün Cilt: 1 Ateş ve MızrakJavier Marias · Metis Yayınları · 2013374 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·334 syf.··
2023 5. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2023 11:30
Saramago'nun küreselleşme ve totaliter sistemlere yönelik büyük eleştirisi! : Mağara... Nobel Ödüllü José Saramago'nun kapsamlı yapıtı olan "Mağara", sembolizmden özellikle güçlü bir şekilde etkilenen romanlardan biridir. Küçük bir çanak çömlek atölyesi, devasa bir alışveriş merkezine karşıdır... Hızla yok olma sürecindeki bir dünya, aynı zamanda yanılsamanın sınır tanımadığı bir ayna oyunu gibi büyüyen ve çoğalan bir dünya… Bu roman, giderek daha az bize ait hâle gelen bir yaşam tarzından bahsediyor ve hatta insan zihniyeti üzerindeki sonuçları giderek daha görünür ve tehdit edici hâle gelen cesur yeni bir dünyanın girişinde beliriyor… Kitabın hikâyesi ise şu şekildedir: Yaşlı ve dul olan Cipriano Algor, kızı Marta ile birlikte Portekiz’in bir köyünde küçük bir çömlek atölyesi işletiyor. Yıllardır tabaklarını, bardaklarını ve çanak çömleklerini devasa bir alışveriş ve konut kompleksi olan Merkez’e satıyor. Ancak Merkez’le olan iş ilişkileri günden güne durma noktasına gelir. Öyleki, bir gün yükleme rampasında kendisine kısaca plastiğin kilden çok daha iyi olduğu ve gelecekte hizmetlerinden vazgeçilebileceği söylenir. Piyasa öyle istiyor çünkü! Ancak Cipriano Algor, o kadar kolay pes etmez. Bu sefer Merkez aracılığıyla satmak istediği yeni çömlek figürler yaparlar kızı Marta ile. Ancak ümitli ve endişelidirler. Önüne yine engeller konduğunda, küçük çömlekçi ezici merkeze karşı mücadeleye girişir. Ama ne var ki Cipriano Algor, damadı ve kızı Modern dünyanın ve onun meydan okumalarından ve "gerçeklerden kaçmayı" çok farklı şekillerde deneyimleyeceklerdir. Tüm bu hengamemin ortasında yaşlı yüreği onu aşkın en güzel ve içten hâli ile yeni bir yolculuğa çıkaracaktır.
Edebiyat
MağaraJosé Saramago · Kırmızı Kedi · 2022142 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2023 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2023 21:15
Japon asıllı Kazuo Ishiguro, çağdaş İngiliz edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak gösterilmektedir. Daha önce aynı yazarın "Öksüzlüğümüz" ve "Günden Kalanlar" isimli kitaplarını okuduğumda da çok etkilendiğimi ifade edebilirim. Ama "Beni Asla Bırakma" o kadar etkileyici ki! Bir müddet etkisinden çıkabileceğimi düşünmüyorum. Kitapta mevcut durum her ne kadar edebi bir çerçevede aktarılmış olsa da diğer tarafta insani birtakım değerlerin farklı şekillerde ele alındığını, gün yüzüne çıkarıldığını belirtmek de mümkün. Diğer bir deyişle, geçen ve bir daha ele geçmeyen zaman. Giden/kalan ve bir daha ele geçmeyecek insanlar, anlar, durumlar... Kitapta Hailsham Yatılı Okulu'nda tanışan Kathy, Tommy ve Ruth'un kaderlerini/hikâyelerini çarpıcı bir şekilde öğreniyoruz. Bu okulda çıkışlar yasaktır. Çocukların anne, baba ve ziyaretçilerinin bulunmadığı kapalı bir yatılı okuldur burası. Kitapta ilk etapta yatılı okulda eğitim gören çocukların konu edildiği düşünülse de bir müddet sonra bu çocukların organ bağışı amaçlı klonlar olduğu anlaşılıyor. Yani başlarında öğretmenler değil, gözetmenler vardır. Hikâye, Kathy'in diliyle anlatılmaktadır. Her cümlesinin yüreğe dokunduğu bu kitapta yazar, adeta modern dünyadaki acımasız bilimsel gelişmelerin etik sorununu gündeme getiriyor ve - öyle zannediyorum ki- çok da uzak olmayan bir dünyanın ürkütücü bir resmini de çiziyor.
Edebiyat
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Puan vermedi·269 syf.··
2022 12. kitabı
"Etini kemiren ilk kurda" ithaf edilmiş bir kitap... Açıkçası bu ilginç ithaf, geçen sene bu kitabı satın almama neden olan en önemli husustu. Öyle tahmin ediyorum kitabı eline alıp bu tuhaf ithafla karşılaşan pek çok kişi, henüz kitabı okumadan etkilenmiştir. Tıpkı benim gibi! Öncelikle zamanın içinde kaybolmuş bu roman ilk kez 1881 yılında yayımlanmıştır. Ancak kitabın hiçbir yerinde tarihi yansıtan herhangi bir ize rastlamıyorsunuz. Buradaki zamana; ancak ve ancak yaşam ve ölüm temaları ile erişmek mümkün. Bras Cubas ölmüştür ve kendi biricik hayat hikâyesini, hatalarını ve başarısız aşklarını mezarın ötesinden bizlere anlatmaktadır. Her ne kadar ölüm önemli bir konuymuş gibi görünse de kitapta aşk başroldedir. Kısaca, Bras Cubas, yaşamın sıkıcılığını bu dünyada bırakırken, kendi hayatını neşe kalemi ve hüzün mürekkebiyle bizlere aktarmıştır. "İnsanlık'a teğet geçen İnsanlık... İşte yaşadığım yıllar böyle uçup gitti."
Edebiyat
Mezarımdan YazıyorumMachado de Assis · Jaguar Kitap · 20211,047 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2022 11. kitabı
İnsan her zaman bir kitabın tesirinde kalamaz. Ve bazı kitapların insana güçlü ol! dediğine inanıyorum. Dünyada her şey insan için: Savaşlar, kayıplar, annelik, sabır, aşk, mutluluk, var oluşlar. İşte bu yüzden Toprak Ana, sıradan ya da kısaca anlatılamayacak derinliktedir. Hatta iyi karakterlerin kötülüklere karşı savaştığı modern bir destan. Kahraman, dünya ile bir diyalogda savaşın dehşetinden yakınan bir savaş dulu olan Tolgonay'dır. Hikâyeyi oluşturan ise diyaloglardır. Aslında bir destandan beklendiği gibi, baş karakterlerin acımasız bir savaşın (ikinci dünya savaşı) türlü zorluğuna ve çilesine katlanmak için verdikleri büyük bir mücadele işlenmiş kitapta. Savaşta kocasını ve üç oğlunu kaybeden Tolgonay'ın dramatik kaderi... Kısaca kalbine en yakın insanları birer birer kaybeden bir kadının yaşama nasıl turunduğunu görmek istiyorsanız mutlaka okuyun! [...] Benim anladığım gerçek mutluluğun da bir raslantı sonucu olmadığını, yaz yağmuru gibi birden bire başımıza düşmediğini söylemeliyim. Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışlarımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor..."
Edebiyat
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,8bin okunma