Nazlı Hilal

Nazlı Hilal
@ayhilalca
Çukurova Üniversitesi dust in the wind - Kansas "Dans eden bir yıldız doğurabilmesi için insanın içinde kaos olmalıdır."
Öğrenci
Psikolojik Danışma ve Rehberlik
11 Mart 2005
31 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
8/10
·176 syf.·
2025 8. kitabı
Açıkçası varoluşçu ekolü diğer ekollerden daha fazla destekliyorum. Bu yüzden logoterapi beni hoşnut etti. Özellikle de toplama kampı gibi bir vahşetin içinden çıkmış bir psikiyatrın yazmış olması daha alıcıydı. Genel olarak desteklesem de logoterapinin her insan için uygun olduğunu düşünmüyorum. Psikiyatr olduğu için insanın iyi oluşu değil de hastalığı tedavi etmeye bakmış bana gibi görünüyor.
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma
Reklam
7/10
·464 syf.·
2025 7. kitabı
Kitabı yazıldığı tarihe göre eleştirirsem iyi olduğunu söyleyebilirim. Yazarın erkek olduğu bazı yerlerde kendini hissettiriyordu ama bu çok azdı. Cinsiyetçiliğe karşı çıktığı hatırı sayılır çok yer vardı. Hoşuma gitti. Sanayi inkılabını çok fazla eleştirmişti ve haklı bulduğum çok nokta vardı. Üstelik o zamandan itibaren tüketimin bu seviyeye gelmiş olması korkunç. Adam korkularında haklı yani.
Lady Chatterley'in AşığıD. H. Lawrence · Martı Yayınları · 20132,055 okunma
7/10
·104 syf.·
2024 5. kitabı
Her insanın içinde "kötü" diye adlandırdığı ahlak karşıtı, zevk düşkünü, yasaklı düşünceler barındırdığı bir tarafı vardır. Freud bunu temellendirmiş olsa da edebiyattaki birçok eserde zaten asırlardır bunu görmekteyiz. İnsan neden beynini uyuşturmak ister? Beyin insanı durdurur, engeller. Sırf mantığımız ağır bastığı için çoğu isteğimizden vazgeçmek zorunda kalmışızdır. İsteklerimiz, arzularımız hep bir parça yasaklıdır. Karanlığı ararız günaha girmek için, gizli saklı köşeler ararız bedensel zevklerimizi tatmin etmek için. En sevdiğimiz kişiden bile saklarız bazı fikirlerimizi. Bir adımız, varlığımız vardır kabul edilen. Onu yıkmaktan çekiniriz. Kötülüğün çirkin çizgilerinin yüzümüzde yer edinmesinden korkarız. Hyde gibi olmaktan korkarız; ama korktuğumuz kadar onun çocuksu yaradılışına özlem duyarız. Dr. Jekyll'ın bir uyuşturucu bağımlısı gibi devamlı kuyruğunu kovalayışı, hatalarından ders alamayacak kadar kötülüğün vermiş olduğu katıksız özgürlüğe susayışı, nihayetinde benliğini kaybetme tehlikesi ile yüz yüze gelişi; bana bir tür ilaca ihtiyacımız olmadan da onun kaderine mahkum olabileceğimizi hatırlattı. Hepimiz zaman zaman ilkel isteklerimize boyun eğer, devamında pişmanlığın pençesine düşeceğimizi bilsek bile boyun eğişimize kulp bulmaya çalışırız. Bunda bir yanlış yok. Yanlış olan, evrimsel sürecimizde bizi diğerlerinden ayıranı görmezden gelmek. İnsanı insan yapanı unutmamak, yalnız bir bedenden veya güdülerden oluşmadığımızı fark etmek; aklımızı, sağduyumuzu kaybetmeden yaşamayı öğrenmemiz gerek. Aksi halde sokakta yürüyen onlarca Hyde olduğunu düşünemiyorum. Ne korkunç olurdu!
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma
10/10
·626 syf.·
2023 5. kitabı
Son zamanlarda kitap okuyacak vakit yaratamıyorum. Bana sırtlarını dönmelerine bir arpacık mesafe kalmış. Yanlarına gitmiyorum, hatırlarını sormuyorum. Benimle geziyorlar ama tek bir temas olmadan raflarına dönüyorlar günün akşamında. İşte böyle zamanlardan birinde almıştım elime bu kitabı. Jane Eyre bir İngiliz romanı okuduğumu iliklerime kadar hissettirdi. Davranışlar, sosyal çevre, ilişki dinamikleri... Her şeyiyle bir İngiliz romanıydı. Karakterlere küçük bir bakış atıp ana karakterimiz Jane'e giriş yapacağım. Mrs. Reed karakteri beklediğim her şeyi verdi bana. Kendi günlük yaşantımızda da hiç memnun olmayan, hoşgörüsü yerlerde, son anlarında bile pişman olmayan birilerini görürüz. Mrs. Reed hiç değişmeyerek, kocasının yeğenine küçücük bir sevgi bile göstermeyerek benim takdirimi kazanan karakterlerden. Gerçekçiliği seviyorum. Jane'in karşısına çıkan Ms. Temple, Bessie, Helen ve Mrs. Fairfax gibi karakterlerin iyi kötü tüm özellikleri muazzam bir hoşgörü ile Jane tarafından kabul edildiğinde yüzümde gülücükler açtı. Hepsi birbirinden bambaşka olsa da Jane için önemli olan da aslında buydu. Bu insanların farklılıkları onları ilginç yapıyordu. Mr. Rochester ile baştan sonra ilişkisine değinirsem, sağlam başladığını ve küçük kusurlar olsa da iyi bir binaya sahip olduğunu söyleyebilirim. Eski zamanların romantizmine mal ediyorum Rochester'ın oyunlarını. Tıpkı Gurur ve Önyargı'da Darcy'nin kendisini açıklaması gibi Rochester'ın da açıklamaları kendisi tarafından tutarlıydı. Gerçek hayat ile uyumlu hikayeleri daha çok sevdiğimden bu tür romanlar bende peri masalı hissi uyandırıyor. Jane'e gelecek olursam, düşünce ve tavır yönünden kendime benzettiğim nadir karakterlerden birisi oldu. Bazen "ben olsam böyle derdim" diye düşündüğümde karakterin de benzer bir tepki
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
8/10
·184 syf.·
2023 1. kitabı
Yapacağım ilk inceleme için bir roman değil de böylesi bir kitabı seçmiş olmam biraz zorlayıcı olacak. Psikolojiye ilgili ve bu konuda biraz olsun bilgi sahibi birisi olarak kitabın herkes için anlaşılır yazılmış olmasını sevdim. İnsan olmanın karmaşıklığına ve zorluklarına dikkat çeken bu kitapta davranışlarımızın altında yatan etmenleri anlatma amacı güdülmüş. İnsanın yaşamı boyunca deneyimlediği yalnızlık, değersizlik duygusu, öfke, korku ve daha nice başlıklar en basit şekilde anlatılmış. Kitap bendeki farkındalığı epey güçlendirdi. Yaşadığım veya çevremin yaşadığı olaylara farklı açılardan bakabilmemi sağladı. Kitapta en sevdiğim yer olarak epilogu gösterebilirim. Genel olarak son sözleri severim kitaplarda. Burada da Engin Geçtan'ın düşüncelerini kendi kaleminden duymak güzeldi.
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma