Aykut Gün

Aykut Gün
@ayktgn
Sınıf Öğretmeni (meb)
7 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Sanki biri hayatımı beni dövmek için kullanıyor.
Sayfa 23 - Zeplin Yayınları·Kitabı okuyacak
Edebiyat
Hayatım çok üzücü fakat onun için ağlamayı düşünmüyorum
Sayfa 15 - Zeplin Yayınları·Kitabı okuyacak
Edebiyat
8 Mart
Kadını hatırlamanın , sevmenin günü mü olurmuş? Bir gün değil her gün sevin. Bırakın o yapmacık, törensel sözde sevgi gösterilerini. Kadını hatırlamanın ifadesi kutlamalar, çiçekler, olabilir mi ? Sevgi ve saygı; emek vermek, değer vermek, gerektiğinde beklemek, sabretmek, gözlerinin içine bakmak, önünden ardından dua etmek, giderken Allah'a emanet etmek değil midir? Kadın olmak güzeldir, ne vefalıdır , annedir, eştir, ne yamandır şöyle böyle demeyeceğim. Hadi adet üzere kutlayalım . Kahve ısmarladım kendime. Kutlu olsun madem.
Her tavrın bir zerafeti vardır ;oturmanın, kalkmanın, eşyaya bakmanın. Gönüldeki zerafet dışa yansıdıkça hayat güzelleşir. " Bir zarif gönül anlatır; "Çocukluğumu hatırlarım, biraz hızlı yürüsem, ayağımı yere vurarak bassam ;kızarak patlayarak değil, inanadırarak anlatarak bas derlerdi. "Her şeyin bir canı var yavrum, tahta incinmez mi? Bizi üstünde gezdiriyor, bizim de ona hürmet etmemiz gerekmez mi?" derlerdi. Bardağı yere koyarken ses çıkarmak ayrıptı. Bardak ve konulduğu yer incinmemeliydi... Uyandırılmak istenen kişinin yatağına hafifçe vurularak : " Âgâh ol erenler! " denilirdi. Ben diye konuşulmazdı, 'fakir' ifadesi kunlanılırdı. Şayet ağzından "ben" kelamı kaçsa derhal ilave edilirdi. "Benliğimden Rabbime sığınırım denirdi... Gelen misafirlerin ayakkabıları içeri doğru çevrilirdi. Kapıya doğru çevirmek bir daha gelme anlamına gelirdi... İçeri dönük ayakkabılarını giyer misafir, evdekilere arkasını çevirmeden giyer ve kapıdan çıkardı... " Kapıyı kapat!" denilmezdi Allah Azze Ve Celle kimsenin kapısını kapatmasın diye, Kapıyı ört ya da sırla, denilirdi... " " Lambayı sündür! " denilmezdi Allah Azze Ve Celle kimsenin ışığını söndürmesin diye, Lambayı dinlendir! denirdi." Lamba yakılmaz uyandırılırdı... " Yolda karşılaşanlar temanna ederlerken el kalbe götürülür 'muhabbetin yüreğimde,' dudağa götürüldüğünde 'yâdın dilimde' başa götürüldüğünde, başımın üzerinde yerin var." Denilmek istenirdi... " Canlı cansız her şeyin bir hatrı vardı eskiden." "Peygamber efendimiz(ﷺ) 🌹 'in 63 yaşında vefat etmesinden ötürü, 63 yaşını geçmiş büyüklerimiz yaşları sorulduğunda " haddi aştık " derlerdi. Yolda küçük büyüğünün önünden yürüyemezdi ." Hülâsa kardeşler! Teşekkür etmeyi, lütfen demeyi, müsaade arz etmeyi, afedersiniz (mazur görün) demeyi unuttuk... Şuarası
Din