Aykut Asaf

Neden Obezite Artıyor?
30 bin yıl önce yaşayan sıradan bir avcı toplayıcının tek bir tatlı yiyeceğe erişimi vardı: Olgunlaşmış meyve. Bir Taş Devri kadınının incirlerle dolu bir ağaç gördüğünde yapacağı en akıllıca şey, bunlardan olabildiğince fazla yemekti, ta ki o yöredeki bir babun grubu ağacı ele geçirene kadar. Yüksek kalorili yiyeceklerle tıkınmak bu yüzden genlerimize kazınmıştır. Bugün çok katlı apartmanlarda ağzına kadar dolu buzdolaplarıyla yaşıyor olabiliriz, ama DNA'mız hâlâ savanda yaşadığımızı zannediyor. İşte bugün bizim koca bir kap dondurmayı kaşıklamamızı ve bunun yanında da jumbo boy kolayı hüpletmemizi sağlayan şey budur.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
ABD hükümeti ile Meksika hükümeti arasında bir anlaşma yapılır. Bu anlaşmaya göre Apacheler'i takip eden her iki devletin askerleri birbirlerinden izin almaksızın sınırı geçebileceklerdir. Askerlikte sınır "namus" demektir. Ama bir Kızılderili öldürecekseniz namusun çiğnenmesinin bir önemi yoktur. Özgürlükleri için savaşmak zorunda kalan Kızılderililerin iki ülke arasında yapılan anlaşmadan başka, bir düşmanı daha vardır: Beyaz adamın gazeteleri...
Siyaset
Eskimoların ayrıcalığı müziksiz ve danssız şiirlere de sahip olmalarıdır. Kişisel duygularını anlatan şiirlerin sayısı da az değildir: Yaşlandım artık, Bunca yıl yaşadım, Çok şeyler öğrendim ama Dört bilmeceyi çözemiyorum. Biri güneşin çıktığı yer, Biri ayın ne idüğü, Biri kadınların kafası, Biri de insanlarda bunca bit.
Bu sefer dervişler Peygamberi sınamak istemişler. Önüne bir üzüm tanesi koyarak "Bunu kırkımıza bölüştürebilir misin?" demişler. Peygamber tek bir taneyi nasıl olup da kırka böleceğini düşünürken Cebrail inmiş, Tanrı'nın buyruğunu bildirmiş ki üzüm tanesini eze, suyunu Erenlere bölüştüre. Peygamber üzümün suyunu çıkarıp Kırklara bölüştürmüş. Üzüm suyunu içen Kırklar esrik olup semah dönmeye başlamışlar. Peygamber Tanrı elçisi olmanın gerçeğini böylece Kırklardan öğrenmiş.
Din
Peygamber Muhammed Mustafa onların meclisine varmak, bu Hak erenlerini görmek istemiş. Kapıyı çalmış, kimsin diye sorulunca "ben peygamberim" demiş. Bizim meclisimizde peygamberin yeri yoktur diye, kapıyıaçmamışlar. O vakit Cebrail'in dili ile Tanrı'dan haber gelmiş ki, "Ya Muhammed ben bir fakirim diyesin". Peygamber dönüp kapıyı vurmuş, kim olduğu sorulunca "fakirim" diye cevap vermiş; bunun üzerine kapıyı açmışlar.
Din