Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın mevcut olduğunu, benim de bir ruhum bulunduğunu öğrettin.
Bugün tutmadılar elinden,
Her gece düştüğün o uçurumlardan tutup çekmediler seni,
Yokluğunu hissetmedi kimseler,
Merak etmediler bugün,
Saç tellerini kırdılar,
Her geçen gün vurdular seni,
Fark etmediler.
Seni bugün sevmediler,
Öpmediler parmaklarından,
Bir şiir yazmadılar sana,
Bir şarkıda geçmedi adın,
Bir çiçeğe benzetilmedi kokun,
Bugün seni tanımadılar,
Gözünün içine bakmadılar hayran hayran,
Bugün seni kırdılar…
Tam olarak delilik sayılmaz bu halim, ama delirenler herhalde kendilerine acı veren şeye teslim oluyordur, ruhundaki sarsıntılardan yavaş yavaş zevk almayı öğreniyordur, hissettiklerim de buna pek uzak sayılmaz doğrusu.
Hissetmek ne renktir acaba?