Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan insan vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? Fakat hep böyle değil midir? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?
Bunu kitap okuyormuşum gibi düşün, derinden sevdiğim bir kitap. Ama artık onu yavaş okuyorum. Bu yüzden sözcükler arasındaki boşluk o kadar büyüyor ki sonunu getiremiyorum. Hâlâ seni hissedebiliyorum, hikayemizdeki sözleri de ama bunu artık sadece kelimelerin arasında mesafelerin olmadığı bir yerde yapabiliyorum, maddesel dünyaya benzemeyen bir yerde, başka bir şeyin var olup olmadığını bile bilmediğim bir yerde. Seni çok seviyorum. Ama artık olduğum yer burası. Olduğum kişi artık bu. Ve gitmeme izin vermen gerek. Ne kadar istesem de, artık senin kitabını yaşayamam.