Dur! Bağımlı olan sen misin o mu?
Puan vermedi·208 syf.··
2026 5. kitabı
Hiç düşündünüz mü? Hareketlerine anlam veremediğim, aynı evde birbirimizin yabancısı olduğumuz bu çocuk benden doğma, eşimden olma olan değil mi? ​Benim evimde, benim soframda büyümedi mi? Peki neden şimdi aynı dili konuşamıyoruz? ​Bu çocuk ne oldu da ekranlara benim yüzümden daha çok bakar oldu? Halbuki doğduğunda en çok aradığı yüz bendim. Peki o beni ararken ben ne ile meşguldüm, neye bakıyordum? ​Yoksa bağımlı olan ben miyim? ​Bağımlılık nasıl başlar? Modern çağda nelere ve nasıl bağımlı hale geldik? ​Çok uç örneklerle bağımlılık bilimini ve bağımlılık kapanlarını kapsamlı bir şekilde irdelemek ve kendimize ayna tutmak için hadi sevgili ebeveynler, hadi canım yol arkadaşlarım bu kitabı da okuma listemize dahil edelim mi? ​Her ebeveynin önce kendi kişisel savaşını verip sonra da çocuğunun yolunda ışık olması dileğiyle...
1000Kitap
Dopamin ToplumuAnna Lembke · Diyojen Yayıncılık · 2025108 okunma
Puan vermedi·157 syf.·
2026 27. kitabı
Bir yazarın ilk eseri çoğu zaman ya çıraklığının itirafı ya da olacaklarının habercisidir. İnsancıklar her ikisidir. Dostoyevski bu romanı 1846'da, yirmi dört yaşında yazdı. Belinski onu "yeni bir Gogol" diye ilan etti, Petersburg salonları genç adamı omuzlarına aldı, sonra bir yıl içinde yere bıraktı. Yirmi yıl boyunca Dostoyevski o ilk anın gölgesinde yaşadı; Suç ve Ceza gelene kadar adı bu kitapla birlikte anıldı. Şimdi geriye dönüp baktığımızda, gençliğin coşkusu sönmüş, gerçek görünür: *İnsancıklar* iyi bir roman değildir; ama büyük bir romandır. İkisi aynı şey değildir. Hikâye basit: orta yaşlı, yoksul, alkol problemi olan bir devlet katibi Makar Devuşkin ile uzak akrabası olduğu öksüz genç kadın Varvara Dobroselova mektuplaşır. Aynı sokakta, karşı pencerelerden birbirlerini görebilecek mesafede yaşarlar. Makar maaşının önemli bir kısmını gizlice Varvara'ya gönderir; bunun karşılığında bir teşekkür, bir mendil, bir kitap, bir umut alır. Roman bu mektupların birikiminden ibarettir. Sonunda Bikov adlı zengin bir adam çıkagelir, Varvara'yı eski bir hesabı kapatmak için satın alır, taşradaki çiftliğine götürür. Makar yapayalnız kalır. Hikâye burada biter; ama hikâyenin yıkıcılığı tam burada başlar. Dostoyevski'nin bu kitapta yaptığı şey Rus edebiyatına bir arketip kazandırmaktı: "küçük adam." Devlet katibinin paltosunu Gogol önce kendisi giydirmişti, ama o paltonun içine bir ruh yerleştiren Dostoyevski oldu. Gogol'ün Akaki Akakiyeviç'i acınası bir karikatürdü; Dostoyevski'nin Makar'ı acınası bir insandır. Aradaki fark devasadır. Çünkü Makar yoksuldur, ama gururludur. Yoksulluğunun farkındadır, üstelik gizlemeye çalışacak kadar gururludur, daha da kötüsü, bu çabasının boşunalığını bildiği için iki kat acı çeker. Romandaki en derin satırlar bu utancın etrafında
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 200776,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·328 syf.··
2026 232. kitabı
Daniel Defoe, dünya edebiyatının ilk roman örneklerinden biri kabul edilen bu ölümsüz eserinde, rasyonalizmin, insan iradesinin ve doğaya karşı verilen o amansız hayatta kalma mücadelesinin zamansız bir destanını sunuyor. Genç bir denizciyken bindiği geminin batması sonucu ıssız bir adada tek başına mahsur kalan Robinson Crusoe’nun, sıfırdan bir medeniyet kurma yolculuğunu anlatıyor. Çöllerin ve vahşi doğanın ortasında, yalnızlığın getirdiği varoluşsal sancılarla boğuşurken inancını, aklını ve elindeki kısıtlı araçları kullanarak adayı adeta kendi krallığına dönüştüren kahramanımız; yıllar sonra hayatını kurtardığı yerli Cuma (Friday) ile de insan ilişkilerinin, dilin ve dostluğun köklerine inen bir bağ kuruyor. Sadece bir macera romanı olmanın çok ötesinde; insanın yalnızlığa karşı direnişini, sömürgeci zihniyetin ve mülkiyet duygusunun birey üzerindeki yansımalarını sosyolojik bir ayna gibi işleyen, insanın her koşulda küllerinden yeniden doğabileceğini kanıtlayan kült bir başyapıt.
Robinson CrusoeDaniel Defoe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 227. kitabı
Robert Louis Stevenson, insanın içindeki ebedi karanlık ve aydınlık çatışmasını, iyilikle kötülüğün o tekinsiz savaşını Victoria dönemi Londra’sının kasvetli sokaklarında deha dolu bir kurguyla işliyor. Saygın, hayırsever ve kibar Doktor Jekyll'ın, insan doğasının karanlık yanını ayırma arzusuyla laboratuvarında geliştirdiği o gizemli iksir, sadist, ilkel ve hiçbir ahlaki bağ taşımayan canavar Bay Hyde’ı serbest bırakıyor. Viktorya toplumunun iki yüzlülüğüne, insanın bastırılmış arzularına ve vicdanın sınırlarına tutulan bu ayna, gotik gerilim türünün en büyük köşe taşlarından biridir. İyiliğin ve kötülüğün dışarıda bir yerlerde değil, tam olarak aynı bedende ve her birimizin ruhunun en kuytu köşesinde yan yana yaşadığını, o karanlık zinciri bir kez gevşettiğimizde bir daha asla geri dönüşün olmayacağını sarsıcı bir psikolojik derinlikle yüzümüze vuran zamansız bir başyapıt.
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma
5/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Herkes çok beğenmiş ama ben o kadar da beğenemedim ya. Açıkçası 220 li sayfalara kadar olaylar çok sıkıcı ve boş geldi çünkü Oliver aklınca sürekli boş boş planlar yapıyor ve olayın içinden çıkmaya çalışıyorlar ama hiç bir plan mantıklı elde tutulur değildi. Konusundan bahsetmek gerekirse, Red ve diğer 5 arkadaşı (Simon Maddy Oliver Arthur ve Reyna) karavan gezisindelerken ıssız bir yerde lastikleri patlıyor yolda kalıyorlar. Lastiklerini patlatan şey keskin bir taş parçası ya da basit bir çivi değil bir mermi. Anlıyorlar ki bu planlı bir suikast girişimi ve hedef kendileri. Hepsinin ayrı ayrı demeye korktuğu büyük veya küçük sırları var ve dışarıdaki keskin nişancı içlerinden birinin sırrını istiyor. Spoilerlı olarak da yazmak istiyorum lütfen geçin___________________ Red bence çok bencil bir karakterdi madem o kadar büyük bir sırrın var niye diğerlerini riske atıyorsun? Tamam itiraf ettin sen tanıksın ama sırrının en önemli kısmı yani yalancı şahit olduğun kısmı daha bu tür bir olaya sebep olabilcek bir şey değil mi? Çünkü birine adam öldürme iftirası atmışsın ve iftira attığın kişi mafya lideri. Sana demezler mi sen kimsin ve sana kim rüşvet verdi yalancı şahitlik için? Son ana kadar sırrı tuttu hatta Maddy ölüp gidecekti hâla demiyor. Oliver da ayrı bir salaktı kitabın 220li sayfalarına kadar onun planlarını yapıyorlar yok işte ayna tutalım sniperı kandıralım yok maddy red in kılığına girsin yok korna çalalım ve telefondan video çekerek sniper nerede diye anlayalım. Bu plan olmayan planları okurken fenalık geçirdim eğer Red in annesinin katili ve tüm bu olayların sorumlusu Maddy nin annesi çıkmasaydı kitaba 3 falan verirdim zevk almadım okurken
Aranızdan BiriHolly Jackson · Epsilon Yayınları · 2024569 okunma
Ebru Asya / Sessiz Taşıyıcılar
10/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:00
Uzun yıllardır engelli sorunları başta olmak üzere toplumsal konularda kaleme almış olduğum yazılarımla yerel gazete ile haber sitelerinde köşe yazarlığı yapmaktayım. Yazmış olduğum yazıları aynı zamanda edebiyat sitelerinde de paylaşırım. Yıllarca engelsiz bir Türkiye ve engelsiz bir Malatya yaratılabilmesi amacıyla birlikte omuz omuza mücadele ettiğimiz can dostum Yücel Doğanşahin’in, 3 Mayıs 2021 tarihinde vefat ederek aramızdan ayrılmıştı. Onun hatırasını yaşatmak adına Can’ım Tenimden Ayrıldı adlı kitabı çıkarmıştım. Çıkardığım kitabın geliriyle iki okulun kütüphanesine destekte bulunmuş ve bu konuyla ilgili de “Her kitaplık bir hapishane kapatır.” başlıklı bir yazı yazmıştım. Kaleme almış olduğum yazım 9 Ocak 2023 tarihinde hem Edebiyat Defterinde hem de başka bir edebiyat sitesinde “Günün Yazısı” olarak seçilmişti. Aynı gün şiir başlığında ise “Rıh” adlı şiiri ile “Günün Şiiri” olarak seçilen Ebru Asya olmuştu. Onunla tanışmamız tesadüfen gelişen bu olay nedeniyle olmuştu. Güne gelen yazımı görüp okuduğunda etkilenmiş ve kütüphane projesine destek vermek amacıyla yorum yazarak benimle iletişime geçmişti. Onun adını ilk kez bu sayede duymuş oldum. Benim yazım ile onun şiiri aynı gün seçilmeseydi yollarımız muhtemelen hiç kesişmeyecekti. Okullarda oluşturacağım kütüphane için yolladığı kitaplardan sonra da 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız depremin ardından herhangi bir sorun yaşayıp yaşamadığımızı merak ederek aramış, bir şeye ihtiyacımız olup olmadığını sorarak kötü günlerin dostu olduğunu da göstermiş olmuştu. O günden bugüne kadar da bayram, yeni yıl gibi özel günlerde iletişimde bulunan Ebru Asya, vefanın en güzel örneğini göstermeye devam etti. Ayrıca, can dostum Yücel Doğanşahin’in anısına çıkarmış olduğum Can’ım Tenimden Ayrıldı kitabı için de güzel
Kitap Alıntısı
Sessiz TaşıyıcılarEbru Asya · Mythos Kitap · 20263 okunma