📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sercan Leylek'in ilk romanı Cydonia'yı şans eseri okumuştum. Bu kitabıyla karşılaştırma yapmak istiyordum ama niyetim boşa çıktı. Çünkü Duvar ve Adam'ı daha başka bir kulvarda ve tarzda kaleme almış.
İkinci Dünya Savaşı temasıyla pek ilgili biri değilim ama bu konuyla ilgili en azından daha fazla belgesel izlemem gerektiğini düşündüm.
Hikayeye dönecek olursak, ilk 20 sayfa boyunca yazarın okuyucuyu nereye götürdüğünü pek anlamıyorsunuz, fakat sonra kitabın sonuna kadar süregelen bir ritim sizi ele geçiriyor ve o heyecan kasırgası sizi sürüklemeye devam ediyor.
Kitabın başkahramanı Yakamoz ile duvardaki Yahudi kızın arasındaki diyaloglar bence kitabın en tatlı bölümleri. İnsanı gülümseten ve aynı zamanda da hüzünlendiren masal gibi bir novella.
Tavsiye: Sonsöz bölümünü kitaba başlamadan önce okumayın.
Türkiye Cumhuriyeti senelerden beri eski toplumların ilahlara insan kurban etmesi gibi, hekimlerini mühendislerini yetiştirip yetiştirip dışarılara yolluyor. Yolluyor da ne oluyor? Nerede büyük hukuk profesörleri? İki Nobel'den başkası nerede? Bunlar bize bir şey göstermiyor mu?
Yolculuğumu taşa, suya, hayal dünyasına, trende şans eseri tanıştığım bir yolcuya veya geceye aktarabilirdim. Ama ben anlatıyı kağıda dökmeyi yeğleyenlerdenim. İşte bu yüzden ben her zaman gelecekteyim.