Yazar, Türk edebiyatında ender rastlanan bir meseleye el atmış. Ülkemizde zamanda yolculuğu konu alan pek fazla roman göremiyoruz. Bu yüzden, Sercan Leylek'i bilhassa takdir ettim. Kendisi bu çalışmasıyla gelecek eserlere önderlik etmiş.
Dün Görüşürüz, bana her sayfasında bambaşka duygular hissettirdi. Örneğin, Altay'ın babasının ölümüne engel olmaya çalıştığı bölümün sonunda göz yaşlarıma hakim olamadım. Hikaye sayesinde ben de kaybettiğim babamı yad ettim.
Falcı bölümü ise oldukça mistik ve sanırım aslında falcı karakteri Altay'ın içini okuyor. Söylediklerinin de hepsi bir bir çıktı. Hele falcının son sözü kitabın nasıl sonlanacağına ışık tutuyor. (O kadar da anlatmayayım artık :) )
Kitap genel anlamda eğlenceli ve alt hikayelerle dolu bir eserç 15 Temmuz darbe girişimine de değinmiş olması bir o kadar orijinal.
İlber Ortaylı'nın medyatik bir isme dönüşmesi, Türk gençliğinin son 10 yılda başına gelmiş en talihli olay olmalı. Keşke yirmili yaşlarımda bu kitabı okuyabilmiş olsaydım, eminim hayatım bambaşka bir şekilde yol alırdı.
Diğer kitapları kadar ağır bir temaya sahip olmadığı için herkese hitap edeceğini söylemek isterim. Gezi ve seyahat ile ilgili bölümlerde 20 sayfayı atladım. Çünkü bir noktadan sonra sıkıcı geldi.
Sercan Leylek'in ilk romanı Cydonia'yı şans eseri okumuştum. Bu kitabıyla karşılaştırma yapmak istiyordum ama niyetim boşa çıktı. Çünkü Duvar ve Adam'ı daha başka bir kulvarda ve tarzda kaleme almış.
İkinci Dünya Savaşı temasıyla pek ilgili biri değilim ama bu konuyla ilgili en azından daha fazla belgesel izlemem gerektiğini düşündüm.
Hikayeye dönecek olursak, ilk 20 sayfa boyunca yazarın okuyucuyu nereye götürdüğünü pek anlamıyorsunuz, fakat sonra kitabın sonuna kadar süregelen bir ritim sizi ele geçiriyor ve o heyecan kasırgası sizi sürüklemeye devam ediyor.
Kitabın başkahramanı Yakamoz ile duvardaki Yahudi kızın arasındaki diyaloglar bence kitabın en tatlı bölümleri. İnsanı gülümseten ve aynı zamanda da hüzünlendiren masal gibi bir novella.
Tavsiye: Sonsöz bölümünü kitaba başlamadan önce okumayın.
Bu kitabi okumadan Birinci Dunya Savasi`nda neler yasamis oldugumuzu tam olarak anlayamazsiniz. Icerisindeki bircok olay gercekten de hayret edici. Mutlaka okunmali
Muthis bir final! Turkiye'de buna benzer bir baska bilim-kurgu romani gormedim. Fakat, yazim hatalari cok fazla. Nasil boyle bir is cikarilmis anlamiyorum. Hikaye beklentimi asti.