Ayşe AYDIN

Ayşe AYDIN
@ayseaydin_
Hayat tek bir plana bağlı kalmak için çok değişken
Sınıf Öğretmenliği
41 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·56 syf.··
2023 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2023 00:00
Gün içerisinde bitirebileceğiniz kısa ve dikkat çekici bir kitap. Doğacak olan çocuklarıyla ilgili hayaller kuran Bay ve Bayan Button nihayet o gün geldiğinde hayatlarında görmedikleri bir durumla karşı karşıya gelirler. Doğan çocukları 70 li yaşlarda bir ihtiyardır. SPOİLERR!! Kitapta fiziksel ve zihinsel yapısı tersine doğru gelişen fakat yaşantı itibariyle devamlı çatışmalar yaşayan bir karakterimiz var. Benjamin ilk aşkı Hildegarde ile 20 yaşındayken ve 50 yaşındaki bir adam görünümündeyken tanışır, büyük bir istek ve aşkla evlenirler.Benjamin gün geçtikçe fiziksel ve zihinsel olarak değişir ve gençleşir. Bu arada Benjamin gençleşirken eşi zamanla yaşlanıp, durulur. Daha fazla devam edemeyen çiftimiz yollarına ayrı ayrı devam ederler. Günler geçtikçe Benjamin küçülür küçülür ergenlik, çocukluk ve bebeklik aşamalarından geçtikten sonra..."Sonra her şey karardı; beyaz karyola ve yukarıda hareket eden bulanık yüzler, ılık sütün o güzel tadı...Hepsi zihninden silinip gitti."
Kitap Alıntısı
Benjamin Button'ın Tuhaf HikayesiF. Scott Fitzgerald · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202027,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2023 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2023 12:50
Kitapta distopik bir evren üzerinden dünyanın geçmişten beri süregelen düzenine bir eleştiri yapılır. Dünyadaki gelmiş geçmiş savaşların, toplumdaki hiyerarşinin, otorite ihtiyacının sebepleri, sonuçları ve geleceği yorumlanır. Okurken bazı kısımlardan rahatsız oldum fakat yine de sürükleyici buldum.Okumayı düşünen küçük okurlar için bazı +18 kısımlar var. "Geçmişle günü gününe ,neredeyse dakikası dakikasına oynanıyordu."
İnsan
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Spoiler!!
10/10
·152 syf.··
2023 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2023 15:53
·
'Bir peri masalı' altbaşlığıyla ilk bakışta bir çocuk masalı gibi görünen romanda hayvanlar üzerinden 'real sosyalizm' eleştirilir. Hayvanlara verilen her bir rolün hayvanların karakteristik özellikleriyle örtüştüğünü, benzer bir yönetimde görülmesi muhtemel karakterlerin görüldüğünü söyleyebiliriz. Ayrıca bir toplumda kanuna, yönetmeliğe uyulmaması halinde nasıl bir kaos ortaya çıkabileceği de görülür. Kitapta bir halkın eğitimli olmasının önemini, sorgulamayan ve her söylenene inanan, manipüle edilmeye açık bir halkın başına ne denli şeyler gelebileceğini görüyoruz. Kitabı okurken aklımdan hep Mustafa Kemal Atatürk geçti. Virane haldeki bir halkı alıp doğru adımlarla nasıl aydınlığa taşıdığını daha açık gördüm. Çünkü art niyetli, kendini düşünen yöneticiler yalnızca adi bir yönetici olmakla kalıp bir lider olmaya yaklaşamazlar bile. Bu kitaptan sonra 'Gustave Le Bon-Kitleler Psikolojisi' ni okumanızı tavsiye ederim, ikisi arasında bağlantılar kurup üzerine düşüneceğinizi düşünüyorum.
Siyaset
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma
Kitleler Psikolojisi
Puan vermedi·208 syf.··
2022 22. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2022 20:19
Kitabın dili oldukça anlaşılır.Kitaptaki bilgileri yorumlayarak şimdiki kitleler hakkında çıkarımlar yapabilirsiniz.Dünya görüşünüzü ciddi anlamda değiştirecek, ufkunuzu genişletecek bir kitap.İnsanların kitleler içerisindeyken kitledeki insanların zeka seviyesinin en düşük seviyeye indiğini, şuanda ve eskiden var olan siyasetçilerin toplulukları nasıl etkilediğini peşinden sürüklediğini anlayacaksınız.Aslında manipüle etme yeteneğinin ne kadar güçlü bir silah olduğunu fark edeceksiniz.Tavsiyemdir kitabı not alarak okuyun, bazı bölümleri tekrar tekrar okumanızda fayda var.
Düşünce
Kitleler PsikolojisiGustave Le Bon · Say Yayınları · 20185,2bin okunma
Amok Koşucusu Hakkında
Puan vermedi·80 syf.··
2022 23. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2022 23:29
Kitap bir doktorun-aslında hiç huyu olmamasına rağmen-bir gün bir hastaya sırf egosu yüzünden yardımcı olmamasıyla başlıyor.Ardından doktor pişman oluyor ve hasta kadının peşinden adeta bir amok koşucusu gibi koşmaya başlıyor.Ardından yaşanan pişmanlıklar,keşkeler hikayeye yön veriyor. Kitapta anlatılıyor fakat ben de bahsetmek istiyorum.Amok hastalığı daha çok Malezya ve Orta Asya ülkelerinde görülen psikiyatrik bir hastalık.Hasta cinnet anlarında kendinden geçerek deli gibi koşmaya ve önüne gelen her şeyi yakıp yıkmaya başlıyor ve kendini asla durduramıyor ta ki biri onu etkisiz hale getirene kadar.Ben kitabı okuduğumda aslında hepimizin buna benzer küçük buhranlarımızın olduğunu düşündüm.Kimi zaman insan bir amaç uğruna sağına soluna bakmadan ardını arkasını düşünmeden o amaç peşinde ömrünü harcayabiliyor ta ki biri onu sert bir şekilde durdurana kadar ya da kişi bir şeye çok fena çarpana kadar.Bu hikayenin sonunda kahramanımız perperişan bir şekilde hayatına devam ediyor.Umarım bu son yalnızca hikayelerde kalır ve insanlar girdikleri yanlış yollardan vaktinde dönebilir.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · İndigo Kitap · 2018134,6bin okunma
Reklam