Ayşe Çetin

Ayşe Çetin
@aysecetin2
Öğretmen
Lisans
Ankara
Edirne/Uzunköprü
7 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Herkesin Görünmeyen Bir Hikâyesi Var
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 00:17
Şermin Yaşar Bazen durup düşünüyorum: Herkesin gerçekten bir hikâyesi var mı, yoksa biz mi hikâye uyduruyoruz insanlara? Marketteki kasiyere bakıyorum mesela, yüzü asık. Dolmuştaki teyze sessiz. Emlakçı aceleci. Sonra zihnim hemen etiketleri yapıştırıyor: somurtkan, huysuz, sabırsız… Oysa belki de hepsi, hiç bilmediğim bir yerden yaralı. İnsan, karşısındakini çoğu zaman kendi yaralarıyla görüyor. Belki de bu yüzden tek bir “ben” yok. Annemin bildiği ben başka, babamın tanıdığı ben başka. Öğrencilerimin gözündeki benle kasiyerin gördüğü ben aynı değil. Peki, hangisi gerçek? Ya benim kendime anlattığım hikâye? Şermin Yaşar’ın Söyleme Bilmesinler’i bana şunu düşündürdü: İnsan, en çok sevilmediği yaşta kalıyor. Sevginin eksik kaldığı yerde açılan yara, zamanla kabuk bağlamıyor; sadece içimize doğru büyüyor. Ve biz o yarayla büyüyoruz. Ama yine de hayat, insanı tamamen karanlıkta bırakmıyor. Bir yerlerde, bir yaşta, bir anda… Sevgi hâlâ mümkün. İnsan her koşulda sevebilir, her koşulda sevilebilir. Belki de umut dediğimiz şey, tam olarak budur: Yaralarımızla birlikte yaşamaya devam edebilmek. Söyleme Bilmesinler
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanın Kendine yolculuğu
9/10
·160 syf.··
2025 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 22:37
Ayşe Kulin’in 4 Gün 3 Gece romanı, ilk bakışta bir dönem hikâyesi gibi görünse de sayfalar ilerledikçe bunun aslında dışarıdaki fırtınadan çok içerideki sessizliği anlattığını hissediyorsun. Büyük olayların gölgesinde bile insanın en büyük karmaşasının kendi içinde yaşandığını hatırlatan bir roman bu. Kulin, dört gün üç gece süren dar bir zaman aralığında, iki insanın yalnızlığını, endişesini ve içlerinde sakladıkları görünmez yükleri ince bir dille ortaya koyuyor. Tarih sahne dekoru gibi dursa da arka plandaki o sarsıntı, karakterlerin içindeki çatlakları daha belirgin kılıyor. Sanki dışarıdaki kaos, içerideki kırılganlığı büyüten bir mercek gibi. Roman, büyük final beklentisi yaratmadan, daha çok atmosferiyle ve yarattığı duygu tonuyla etkiliyor. Okurken kendimi olaylardan çok insan ruhunun o belirsiz eşiğinde gezinen bir sessizliğin içinde buldum. Kulin’in sade, akıcı anlatımı bu kısa süreci uzun bir iç yolculuğa dönüştürüyor.
Edebiyat
4 Gün 3 GeceAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20242,757 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2025 14. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 22:59
“Bir kere sınırı aşanlar için artık sınır yoktur” sözüyle açılıyor Yırtıcı Kuşlar Zamanı. Ve aralıksız yağan bir yağmur… Sanki ne kadar çok yağarsa, o kadar arınacakmış gibi dünya; şehir kirinden, insan ise kendi karanlığından. Ahmet Ümit, bu yağmuru yalnızca atmosfer yaratmak için değil, insanın içindeki çamuru görünür kılmak için kullanıyor. Çünkü insan, ruhunun en derininde taşıdığı gölgeyle yaşar ve bu gölge, kimi zaman bir suçun izinde, kimi zaman sessiz bir pişmanlığın kıyısında karşımıza çıkar. Ümit, okuyucuyu tam da bu noktada yüzleşmeye davet ediyor. Karakterlerin seçimleri, ihanetleri, suskunlukları birer ayna gibi. Hikâye ilerledikçe yağmurun altında silinen izler değil, içimizde belirginleşen gölgeler dikkat çekiyor. Roman, bir polisiye olmanın ötesine geçerek, insanın karanlık tarafıyla hesaplaşmasını anlatıyor. Yırtıcı Kuşlar Zamanı Ahmet Ümit
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
Günyüzü: Ankara’nın Gri Sokaklarında Isınan Bir Hikâye
9/10
·295 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 23:11
“Soğuk Ankara” derler hep… Canım Ankara’m. Oysa ne aşklar, ne ayrılıklar barındırır gri sokaklarında. Bu şehirde insanların sırtını dönüp izleyecekleri bir deniz yoktur; o yüzden yüz yüze bakar insanlar, birbirlerinin gözlerinde kendini bulur. Hayatının bir döneminde herkes biraz Umut, biraz Yıldız olmuştur; ama hikâye, en çok Handan’da yankılanır aslında. Sıcacık bir Ankara hikâyesi “Günyüzü”. Her satırında, bu gri şehrin sokaklarında yürür gibi hissediyor insan kendini. Bir aşk nasıl böyle anlatılır, nasıl böyle yaşanır, diye düşündürüyor sayfalar arasında. Ama sadece bir aşk hikâyesi demek haksızlık olur “Günyüzü”ne… Günümüz Türkiye’sine düşülmüş sessiz bir tarih notu gibi. Her şeyi çok hızlı unuttuğumuz bu çağda, yazar bizi çok da uzak olmayan bir geçmişin perdesinden içeri davet ediyor. Bir yandan aşkı “aşk” gibi yaşayan bir adamın hikâyesine tanıklık ederken, bir yandan da unutulmaya yüz tutmuş acıları anımsıyoruz. Ali Bektaş, kelimeleriyle Ankara’nın soğuğunu ısıtıyor; griye renk, sessizliğe yankı katıyor. “Günyüzü”, sadece okunacak değil, hissedilecek bir roman… Ali Bektaş
Duygu ve Düşünce
Gün YüzüAli Bektaş · Romanoku Yayınları · 2023405 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Jung’un Arketipler ve Kollektif Bilinçdışı kitabı, hem dili hem de içeriğiyle okuru epey zorlayan bir metin. Jung’un düşünce dünyasına aşina olmayan biri için kavramlar ilk anda karmaşık gelebiliyor. Çünkü bu kitap, Jung psikolojisinin temel taşlarından birini, yani insanlığın ortak ruhsal mirasını ele alıyor. Jung, rüyalarda, mitlerde ve sembollerde tekrarlanan kalıpların —yani arketiplerin— bireysel değil, kolektif bir bilinçdışından geldiğini söyler. Bu fikir hem psikoloji hem de insanlık tarihi açısından büyüleyici; ancak metnin akademik dili ve yoğun kavramları zaman zaman okuru epey zorluyor. Ben bu kitabı bir okuma grubuyla birlikte okudum. Tartışmalar, örnekler ve farklı bakış açıları sayesinde metin çok daha anlaşılır hale geldi. Jung’u tek başına okumak bazen yorucu olabiliyor ama birlikte okumak, kavramların içini daha iyi doldurmayı sağlıyor. Kısacası Arketipler ve Kollektif Bilinçdışı, sabır isteyen ama derinlikli bir kitap. Okudukça sadece Jung’un teorilerini değil, aynı zamanda insan ruhunun evrensel yapısını da fark ediyorsunuz. Zorlayıcı ama sonunda çok şey öğreten bir yolculuk gibi.
Arketipler ve Kolektif BilinçdışıCarl Gustav Jung · Pinhan Yayıncılık · 20257 okunma