aysena

aysena
@aysena__
Ne mutlu Türküm diyene! Felsefemsi bir şeyler, bu sayfayı hayatımdan küçük şeyleri biriktirmek için kullanıyorum.
Tekrar OKUYACAĞIM.
8/10
·382 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
246 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2024 16:28
Öncelikle böylesine bir kitabı, yaklaşık 8 ay gibi bir sürede okuduğum için utanıyor ve özürlerimi iletiyorum. Açıkçası başlarda ne okuduğumun pek farkına varamadım, Farsça ve Osmanlıca kelimelerin çokluğu ağır bir dil oluştursa da şiirini nesre katar gibi karakter, ruh tahlilleri yapması beni kendine hayran etti diyebilirim. Önce, anlatılanların ruhani, rüyamsı oluşu, ütopik tarz bir şey çıkacak sanmama sebep oldu.  Aslında anlattıkları zaten tanık olduğumuz dönemler, insanlar üzerine kuruluydu, bu şekilde imkansızlık ortadan kalkmıştı. Bir ara öyle bir noktaya geldim ki Enstitü pek çok şeyden daha gerçekti. Şimdi böyle dediğime bakmayın kitapta tabii ki gerçek bir Enstitü vardı lakin okurken sanki gerçekten var hissine kapıldım, okuyanlar beni onaylayacaklardır diye düşünüyorum Halit Ayarcı öyle bir inançla inşa etti ki çoğu şeyi... Tanzimat öncesi, Tanzimat, Atatürk, Atatürk'ün vefatı bu dört dönem kitabın dört bölümüyle ilişkilendirilebilir zannediyorum. Halkın inkılaplara, yüzyıllardır süregelen alışkanlıklarından sonra, nasıl bir tepki verdiği gözler önüne serilmiş diyebilirim. Üstelik tüm bu tahlilleri, siyasi tek bir kelime dahi kullanmadan, birkaç kişi üzerinden topluma dayandırarak, böylesine bir yaratıcılıkla anlatmak çok başka bir mantığın ve dehanın eseri olmalı diyerekten, küçücük vasfımla Ahmet Hamdi Tanpınara övgülerimi sunarım. Umarım halk kütüphanesi 8 aylık ödüncümü hoş karşılar.  Tekrar okuyacağım ve o zaman daha ayrıntılı bir inceleme yapacağım.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
Reklam
Ben neydim? Ruhum bir ağaç kurdu gibi beni kemirmekten başka ne yapıyordu?
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Öncelikle elbette ki Türk edebiyati üzerinde derin etki bırakmış kült bir kitabı öyle tahsilli bir şekilde inceleyebilecek türden bir insan değilim fakat hislerimden bahsetmek fena olmayacak. kitabı nasıl bir sinirle ve alelacele, fırlatmak isteyerek lakin elimden asla bırakamayarak derin bir ihtiyatla okuduğumu itiraf etmem gerek. Beni bunaltan ve sinirlere boğan Sabahattin Alinin kalemi değildi tabii ki de. Aksine hisleri böylesine güçlü bir şekilde aksettirmesine hayranım sonra toplum meselelerine, insanların gerçeklerine, yanlışlara doğrulara akışı bozmadan kondurması ve asla bunları yazmak zoruyla değil mütemadiyen herbir konuyu insanın tabii bir parçası içine alarak anlatması... Sabahattin Ali dilinden de kolayca etkiliyor -biraz belli oluyor sanırım kafamda bir süredir sadece onun cümleleri dolaşıyor- Sinir sebebime gelirsem ki bir öfkeden ziyade daha çok kabullenmemek bunaltısı diyebilirim bu hisse, belirsizlik beni boğan nadir duygulardan bir tanesi ve kitabın sonuna kadar türlü stresler içerisine girdim, daha sonra insanın bu bir türlü tatmin olamama hakikatinin, kendi kendilerini derin bir acıya boğmalarının sonra bundan bir türlü kurtulamamalarının, sevmek meselesinin ve daha birçoğunun, oldukça sükunetle bir o kadar yalın ve açık bir halde aktarılması, anlatmak istediklerinin karmaşıklığı da cidden yüzüme soğuk su gibi çarptı. Daha pek çok bahsedilmesi hatta tartışılması gereken kısımlar elbet vardır fakat hikayenin açıklığı buna pek bir gerek bırakmıyor bence. Üzerine yorum yapmak hikayeyi bozar gibime geliyor. Ayrıca her birimizden birer tutam vardır elbet bu kitapta olmaya da devam edecektir insan var oldukça. Şimdilik daha fazla bir şey söylemek istemiyorum. Buradan hayatımdaki tüm Raif efendilere, marialara çokça kere demiş bulunduğum gibi,
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376bin okunma
10/10
·341 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2023 23:28
Öncelikle bu kitaba nasıl başladığımdan bahsetmek istiyorum: Atomik alışkanlıklara sınav senemde denk geldim hatta kitabı rastgele buldum diyebilirim, annem için kütüphaneden kitap alıyordum rafta gözüme çarptı -hiç alışkanlık olşturmamış biri olan ben için başlığı ve kapağı oldukça etkileyiciydi- elime aldığım gibi eve getirdim ve ilk 30 sayfasını okuduktan sonra yarım bıraktım araya da üç kitap sığdırdım -nasıl başardım pek fikrim yok- en sonunda iki günde bitirdim.* Çok uzatmayayım ben sürekli mükemmel planlar kuran ve kurduğum bu planlara hiçbir şekilde uyamayan bir kişiydim. Bu yaşıma kadar hiç düzenli, tekrarlı bir etkinlik yapmayı beceremedim ama şimdi ve hayatımın ilerisinde de kilit olacak bu alışkanlık ve kimlik oluşturma sürecine girdim diyebilirim -birkaç ay sonra sonuçlarına göre incelemeyi düzenlerim- Atomik alışkanlıklar pek çok farkındalığa varmama sebep oldu özellikle zamanımın büyük bir kısmını nasıl boş yere harcadığımı, beynimin beni nasıl işlettiğini fark ettim. Ancak bu kitap en zor durumlarda dahi bir umut ışığı olacak şekilde okurun gözünde detayları basitleştirerek anlamasına yardımcı olmuş. Ne olursa olsun devam etmemiz gerektiğini/nasıl edeceğimizi, Bilinçsizce, otomatik bir şekilde işleyen beyni ve bilinçaltını, bilinçli bir şekilde nasıl kontrol ederiz, şekillendiriz ayrıntılarıyla anlatmış James clear. James clear bu konu üzerine oldukça uzman, birçok kaynak ve grafikten de yararlanmış ortaya ustaca bir kitap çıkarmış. Kitaba kendi hikayesiyle başlamış, böylece samimi bir ortam yaratmış bu şekilde ki zaten okurla konuşur gibi bir dili olduğu için kitaba pek bir yabancılık çekmiyor sohbet ediyor gibi hissediyorsunuz. Her bölüm sonu da bir bölüm özeti var, anlatmak istediklerini iyice özümseten bir kısım bence. Girişten sonra küçücük
Atomik AlışkanlıklarJames Clear · Pegasus Yayınları · 202221,1bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2023 3. kitabı
Haldun taner ince sayılabilecek mizahını, zekasını hemen hemen her insanın içinde kurulup kaybolan düşünceleri, hisleri içimizden biriymişçesine hiç yadırgatmadan ortaya koymuş. Gündelik yaşamın inceliğini, memleketin halini, biraz da alayla fakat sıcak bir bakışla gözler önüne sürmüş. Haldun Taner
On İkiye Bir VarHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 20151,162 okunma