Servet Ayğan

Servet Ayğan
@ayservett
Bana yine hüsran...
6/10
·140 syf.··
2021 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2021 13:10
Benim Livaneli’nin edebiyatçı kimliği ile ilgili derdim var. Bir yerlerden elime geçiyor kitapları; hakkındaki çarşaf çarşaf haberlerle de etkileniyor, okumaya karar veriyorum. Sonuç benim için yine hüsran. “Balıkçı ve Oğlu” için de hissettiklerim böyle. Bodrum köylerinden birinde, balıkçı Mustafa’nın denizden kurtardığı Afgan bebeğin çevresinde kurgulanmış hikaye. Konu çok can alıcı; son dönemlerin en önemli sorunlarından birini, ölümü göze alıp ülkelerinden kaçan göçmenleri masaya yatırıyor Livaneli. Bence iyi işlense, göçmen ticaretinin merkezlerinden olan bir ülkenin yurtdışında da tanınmış bir entellektüelinin böyle bir eseri tüm dünya çapında iyi yankı elde edebilir, soruna daha fazla dikkat çekebilirmiş. Ancak Livaneli popüler edebiyatın tüm tuzaklarına düştüğünden ve tanınmış olmanın verdiği cesaretle eserinin zaten çok satacağını bildiğinden; az emek, çok mesajla bu seviyenin oldukça gerisinde kalmış. Bence hep aynı sarmala düşüyor yazar: Önce ilgi çekici bir konu buluyor, hakkında araştırma yapıyor. Kitabında onun bu derin araştırmalarının farkına varabilmemiz için her birini birer cümle ile özellikle vurguluyor ki, konuya uzak biz cahiller, yanlışlıkla atlamayalım. Sonra hikayeyi süsleme amaçlı yüzeysel konu ve karakterleri ortaya karışık serpiştiriyor. Düz, son derece basit cümlelerle hikayeyi anlatıyor; aralara birkaç da betimleme serpiştirip görevini tamamlıyor. Ortaya okuruna yüksekten bakan, onu bilgece aydınlatmaya çalışan, ancak edebi olarak vasat bir eser çıkıyor. Bu arada yanlış anlaşılmasın, popüler edebiyatın çoğu eseri zaten böyle. Bu tarzın seveni de çok, başta annem, dolayısıyla bu tarz kitapları beğenip okuyan insanları eleştiriyor değilim kesinlikle. Livaneli çıkıp popüler edebiyat yaptığını, çok satmayı eserin derinliğinden önde tuttuğunu
Edebiyat
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,7bin okunma
Servet Ayğan
Kesinlikle ben de beğenmedim bu kitabı. Bir yazarı seviyoruz diye neden tarafsızca kötüye kötü diyemiyoruz sorunsalı yaşıyoruz bu ülkede bence.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·114 syf.··
2025 34. kitabı
Merhaba Sevgili Okurlar “İnsanın içi niye bu kadar soğur? Belki de yıllardır yanlış rafta bekliyoruzdur..." Bazı kitaplar vardır, ne tam güldürür ne tam hüzünlendirir ama okudukça insanı tuhaf bir yerinden yakalar. Buzdolabı Vatandaşları işte öyle bir kitap. Gündelik hayatın saçma sapan halleri, içinden çıkamadığımız ruh hâlleri, modern dünyanın garipliği… Hepsi burada, hem de biraz alaycı, biraz kırgın, ama çokça tanıdık bir dille. Kitapta birbirinden bağımsız gibi duran kısa yazılar var ama hepsi sanki aynı odada, aynı buzdolabının farklı raflarında duran insanlar gibi. Her biri ayrı ayrı komik, ayrı ayrı acı. Okurken bazen güldüm, bazen de "Bu kadar da ben olamaz!" diye düşündüm. Çünkü biz, buzdolabının içinde duran sessiz vatandaşlarız biraz da. Hepimiz kendi soğuk köşemize çekilmiş, kapağı kimse açmasın diye dua eder gibiyiz… Yazarın dili sade, ama çarpıcı. Bazen sadece iki satırda, içimizden geçip giden o düşünceyi yakalayıveriyor. Hani bazı kitapları okurken altını çizmekten okuyamaz hale gelirsin ya, öyle bir his. Eğer kafanı dağıtmak ama bir yandan da “ben ne yapıyorum bu hayatta?” diye hafif hafif düşünmek istiyorsan, bu kitap güzel bir eşlikçi olabilir.  Hem kısa hem akıcı, hem de yüreğe hafif hafif dokunan türden. “İnsan içini ısıtacak şeyleri ararken, neden hep buzdolabına bakar ki?”
Buzdolabı VatandaşlarıEmre Turan · Fihrist Kitap · 2023265 okunma
Emre Turan isimli okura yanıt verildi
Servet Ayğan
Rica ederim. Kaleminize sağlık 🌱