Hiç şüphe yok ki biz, bir kere her şeyi kendimize, kendimizi de her şeye kıyas etmeye alışık olduğumuz için saadet veya felaketimiz de, ilgili olduğumuz şeylere bağlı bulunuyor. Bu yüzden, bizim için yalnızlık kadar tehlikeli olan hiçbir şey yoktur. Kendi içgüdüsüyle yükselmek isteyen ve şiir sanatının uydurma şekilleriyle beslenen beynimiz, hepsi birbirinden yüksek bir sürü yaratıklar tasavvur eder ki, biz onların en aşağısı oluruz ve kendimizden başka herkes bize daha mükemmel görünür. Bu da çok doğal bir şeydir. Kendimizde bazı şeylerin eksik olduğunu o kadar cok hissederiz ki çoğunlukla, bizde eksik olan bu şeylere sahip bulunan bir kimse görünce, ona aynı zamanda da bizim meziyetlerimizi ve üstelik gönül rahatlığımızı da bildiririz. İşte böylece bu dört başı mamur bahtiyarı, kendimiz yaratmış oluruz.