Bir adama yıldırım çarpması hiç uzun sürmüyor ama” dedi Defarge.
“Peki bir yıldırımın” diye sordu madam sakin sakin, “oluşabilmesi için ne kadar süre gerekir?”
Defarge, karısının sözlerinde bir hikmet arar gibi düşünceli bir edayla başını kaldırdı.
“Bir depremin” dedi madam, “bir şehri yutması uzun sürmez. Peki! Ama söyle bana, bir depremin oluşması ne kadar zaman alır?”
“Uzun zaman, herhalde” dedi Defarge. Ama o güç bir kez oluştu ve harekete geçti mi, önüne geleni un ufak eder. O an dışındaki bütün zaman hazırlık zamanıdır; duyulmasa da görülmese de. İşte bu senin tesellin olsun. Sakın unutma.”
Gecenin bir vakti yeni bir şehre vardığında, karşıda küme küme uzanan evlerin her birinde bir sırrın saklandığını, bu evlerin her bir odasında ayrı bir muammanın gizlendiğini; orada çarpan kim bilir kaç yüz bin kalbin en yakınındaki kalbin sırrına dahi mazhar olamadığını uzun uzun düşünüp durabilir insan! Korkunç şeyler, hatta Ölüm’ün ta kendisi bile içinde bir sır barındırır.