Biz üzümü çiğneriz, şarabı başkaları içer. Ekini biz ekeriz, yine sofralarımız tamtakır kalır. Bizim de zincirlerimiz vardır ama hiç kimse görmez. Tutsağız ama yine de herkes bize özgürsün der.
Ruh aynı ruh olarak kalıyorsa, bin yıl önce işlenen bir suçtan sorumlu tutulabilir insan. Bugün dahi cezalandırılabilir. Bir ruhtan bin yıl sonra bile intikam alınabilir! Şimdi temizlenmeye çalışsa bile!
Tüm inceliklerden uzak durmak da bir tedavi şekliydi. Düşünceli olmak, hastalığı daima katmerlendirir. İnceliğin ne faydası dokunur ki insana? Zaten ne zaman incelik yapmaya çalışsam, elime yüzüme bulaştırırdım.