Belki de, tüm dünyanın yükü benim omuzlarıma layık görülmüş. Bu ufak, çökük omuzlara. Bana, ne anlatabilirsiniz? Geçer, diyebilir misiniz? Herkes her şeyin bir gün sona ereceğini söylüyor. Bu son, ölümden başka bir şeyle anlatılabilir mi?
Biz üzümü çiğneriz, şarabı başkaları içer. Ekini biz ekeriz, yine sofralarımız tamtakır kalır. Bizim de zincirlerimiz vardır ama hiç kimse görmez. Tutsağız ama yine de herkes bize özgürsün der.