Ahlâk kadar değilse de, sanatın da çok kere maddi hayat ile alâkalarımızı kestiği muhakkaktı. Sanatın bu ideal ilerleyişi, Fuzûlf'nin Leylâ ve Mecnun'unda, çölde Leylâ'ya rastlayan Mecnun'un ona, "Ben Leylâ' yı değil, Leylấ'nın hayâlini anyorum" diyen ifadesiyle en mükemmel şeklini bulmuştur.
Tarih, sanat eserinde canlanı yor. Milliyet mefkuresi, sanatkârın ifadesinde en mükemmel karakterini kazanmaktadır. Namık Kemâlsiz, Mehmet Âkifsiz Türk milliyetçiliği eksik kalırdı.
Bizim kendimizi hür zannetmemiz, hareketlerimizi zorunlu kılan sebepleri bilmeyişimizden ileri gelmektedir. Yani hürriyet fikri, cehalet (bilgisizlik) eseridir.