aysu şirin

aysu şirin
@aysusirin
bedenimdünyadaruhumkafasınagöre
İstanbul, 10 Kasım 1990
1732 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
@aysusirin·
·
sabitlendi
“Geçip giden her ay sizi korkunç sona biraz daha yaklaştırıyor. Zaman sizi kıskanıyor; gençliğinizin gülleriyle, zambaklarıyla savaşıyor. Zamanla renginiz solacak, yanaklarımız çökecek, gözünüzün feri gidecek. Öyle çok acı çekeceksiniz ki... Ah, gençliğinizin kıymetini bilin. En güzel günlerinizi sıkıcı şeyleri dinleyerek, kaybetmeye mahkum olanı kurtarmaya çalışarak, kendinizi cahil, kaba, adi insanlara adayarak heba etmeyin. Bunlar çağımızın hastalıklı amaçları, yanlış idealleri. Hayatınızı yaşayın! İçinizdeki o muhteşem yaşama sevincini açığa çıkarın! Hiçbir şeyi ıskalamayın. Hep yeni heyecanlar arayın. Hiçbir şeyden korkunuz olmasın... Yepyeni bir hedonizm; işte çağımızın ihtiyaç duyduğu şey budur. Siz bu felsefenin kanlı canlı sembolü olabilirsiniz. Sahip olduğunuz bu kişilikle yapamayacağımız şey yok. Dünya yalnızca bir mevsimliğine sizin...”
Sayfa 27 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Zaman Geçiyor.
Reklam
çakıl ~ 1
“Ne kadar çok şey kaybettim seninle birlikte bir bilsen.. ne kadar çok şeyim varmış keşke bilebilseydim. Bir o kadar daha sarılırdım, bir o kadar daha koklardım.. küçücük siyah gözlerine ne düşünüyor acaba diye daha çok bakardım. Senelerimiz beraber geçti kızım. Düşündüm kanıksamaya çalıştım gideceğini ama düşünemedim sensiz dünyanın bu kadar ağır geleceğini. Sana sarılınca kapanan her yaram kanıyor bu aralar. İkimiz de küçüktük tanıştığımızda sen benimle ufacık bir odayı paylaşırken bile o oda bana dünyanın en güzel yeriydi. Senin benim sesime alışana kadar geçen tüm o zamanlar kare kare geliyor gidiyor. Nasıl olur da anılar, bir insanın hem en büyük zenginliği hem de en büyük çöküşü olabilir ki. Seni gülümseyerek hatırlamak isterken ağlamadan kapanmıyor kitap.. kapanan yaralar açık kaldı keşke onların hepsi açık kalsaydı da hatta hiç sarılamasaydım da ama sen daha büyüğünü açmasaydın yokluğunla. Seni ilk gördüğümde karar vermiştim adına küçücük bedeninde iki küçük siyah taş gibi duran o bebek masumluğundaki gözlerindi isminin sebebi. Şimdi o gözler öyle bir oturuyor ki içime ne küçüklüğü kaldı ne masumluğu… ölüm kadar acılar kızım. Ayrılık kadar gerçekler.. özlem kadar ağırlar. Çok özledim seni. Sana sarılabilirken bu kadarını tahayyül edemediğim için o kadar kızıyorum ki kendime. Ama nafile bunun bu kadar acıtacağını bilebilseydim bile ne kadar sıkı sarılabilirdim ki sana.. ne kadar bırakmayabilirdim ki taş kesilmesin o minicik bedenin diye. Çok yorgunum Çakıl. Sensizliğin verdiği acı seni sevmiş olmanın seninle geçen on iki senenin önüne geçmesin diye o kadar çok uğraşıyorum ki anlatamam. Anılarım beni gafil avlamadığı sürece elimden geldiğince gülümsüyorum ardından. Her zaman mümkün olmuyor. Bu gece gibi. Özlemim çok büyük bu hayatı sensiz yaşamaksa çok küçük.” ~
İyi Geceler

aysu şirin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·384 syf.·
48 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2024 22:00
·
2024 3. kitabı
Aret Vartanyan
7.5/10 · 244 okunma
kendime - bir
“Bir de dikkatimi çeken şey insanlar genelde konuşabilmek için eşit seviyede ve eşit bilgi birikimde olmayı bekliyorlar.. biz öğrendiklerimizi mezara götürmek için mi öğreniyoruz gerçekten diye düşünüyorum ya da zaten bilen insanlarla aynı şeyleri ve aynı konuları konuşmak için mi? Şu değil demek istediğim alalım kör cahilleri eğitelim bize yetişsinler ama bazen benim kadar bilgisi yok diye bile konuyu henüz açmadan kapatabiliyoruz belki öğrenecek ve hoşlanacak kapasitesi var eee isteği de var belli, ama ilk adımda anlaşamadık diyip dönüp gidiyoruz. Karşımızdakileri insan değil küçük boş kutuları olan ve bizim tiklediğimiz anketlermiş gibi görüyoruz.” ~ benden ~ 23.05.2024 ~ 01:09 ~
İyi Geceler
aklıma esene g(y)el - dört
“‘Sayma!’ diyorum kendime geçip giden günleri, üst üste topladığın seneleri.. hem kim öğretti ki bana abaküsle bu anlamsız matematiği. Sayılar arttıkça eksiliyorum, eksiltiyorum.. sahi hangi evrenin matematiğinde yanlış yapmamış oluyorum? Sen hiç ağlarken gözlerinden kaç damla aktığını saydın mı? Hangi damlanın kime ya da ne için aktığını, akarken kalbinden ne kadar eksilttiğini, geriye doğru saramayacağın kayıplarını hiç düşündün mü? Yoksa onlar feda edebileceğin yasların en küçüğü müydü? Küçültmeye çalıştığımız acıların bizi paramparça eden şeyler olduğunu, önemsiz kategorisinde depolarsak daha az yıpranacağımızı, olmamış sayarsak normalleşebileceğimizi düşünmek istiyoruz değil mi? Bugünü kurtar aferin, peki ya yarın.. yapayalnız, anlayandan yoksun, sadece eleştirmek için doğmuşlardan kaçmaya çalışırken, toplumun yadırgadığı yanlarını sessizce sevip sararken yine yalnız.. Kendimize sarılmaktan yorulduk, hepsi geçecek demekten yorulduk. Bunu bizim için yapacak bir yürek aramaktan yorulduk. Bu ucu bucağı görünmeyen yalnızlığımızdan yorulduk. Keşke bunların hepsinin doğru çözümlerini de öğretseydi abaküslü öğretmen. Belki o zaman hatasız yaşayabilirdik birçok şeyi.” ~ ben’den ~ 22.05.2024 ~ 22:12 ~
İyi Geceler
Reklam