Dünyadaki bütün reşit insanlar da bunu yapmaya çalışırlar zaten. Pisliklere basmamaya gayret eder ve iyi niyetini korumaya çalışırsın. Başarılı olup olmadığını da geceleri nasıl uyuduğundan anlarsın. Gördüğün düşler sana bunu açıklar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kuyucaklı Yusuf, oldukça dokunaklı bir roman. Anlatılanların gerçek bir yaşam öyküsü olduğunu kitap bittikten sonra öğrendim. Sabahattin Ali, cezaevinde tanıştığı Yusuf’un hikayesini aktarmış bizlere. Bu bilgi beni daha da yaraladı açıkçası.
Yusuf, annesi ve babası cinayete kurban giden içli bir çocuk. Bölgenin kaymakamı Selahattin Bey, onu evladı bilip sahip çıkmış ancak Yusuf’un hissettiği yalnızlık bir ömür peşini bırakmamış. Aşkını, işini, seçimlerini, kararlarını özgürce belirleyememiş hiç ve bunun verdiği sıkıntıyı hep hissetmiş. Yusuf’un hayatının şekillenmesinde kendisi hariç herkesin bir etkisi var. Kendi hayatında misafir olan biri ne kadar yaşamış olur ki? Tüm bunlara rağmen kasabada bir grup insanın yaptığı adaletsizliğe sesini çıkaran tek kişi olmuş.
Kitap boyunca toplumun erkekler üzerinde de ne kadar baskıcı olduğunu görüyoruz. Yusuf ne annesi ve babasını kaybettiğinde ne de daha sonra yaşayacağı kayıplarda tek bir damla göz yaşı dökmedi. Bu beni çok etkiledi ve üzerine uzun uzun düşündüm. Diğer insanların düşüncelerini kendi duygularımızdan daha çok önemsemek kendimize yaptığımız en büyük haksızlık bence.
Eğer hâlâ bu kitabı okumadıysanız acil okunacaklar listesine eklemelisiniz. Anlatımın gerçekliği, yalınlığı okuma hissinden çok hikayeyi bizzat yaşıyor hissi verecek. Kitapta değinemediğim daha birçok şey var. Daha fazla spoiler vererek kitabın büyüsünü kaçırmak istemiyorum.
Keyifli okumalar!
Sen olmayana, gerçekleşmeyene inat, yeni hayallerin, güzelliklerin, sahip olduğun ve olacağın sevgilerin, üretkenliklerin peşine düş, devam et yoluna.
-Nermin Bezmen