Devlet televizyonu 3 kanladan fazla olmaz
TRT 1’de Dünya Kupası gibi en üst seviye bir turnuvanın maç sonrası yayını var ama beklenti net: analiz, taktik yorum, hakem değerlendirmesi, maçın kritik anları. İnsanlar bunun için bekliyor. Ama yayın akışı bir anda “Orhan Ayhan’ın anıları”na dönüyor. Bu, izleyiciyle dalga geçer gibi bir kopukluk yaratıyor. Daha sert tarafı şu: TRT’nin sadece TRT 1 değil, TRT Spor, TRT Spor Yıldız, TRT Avaz, TRT Türk, TRT World dahil neredeyse 10’a yakın kanalı var. Bu kadar kanal ve bütçe varken, Dünya Kupası maçının ardından doğru düzgün bir analiz kuşağı kuramamak ciddi bir yayıncılık problemi. Kanal çok ama içerik planlaması zayıf olunca, izleyiciye düşen şey “bekle ama karşılığını alma” oluyor. Devlet televizyonu açısından bakınca da durum daha tartışmalı: bu kadar kanal sayısı gerçekten gerekli mi, yoksa daha az ama daha nitelikli, düzenli ve profesyonel bir spor yayın akışı mı olmalı? Çünkü mesele kanal sayısı değil, Dünya Kupası gibi global bir organizasyonda bile standart bir post-match yayın akışının kurulamaması.
Kalbi olanların çok az olduğu bu yitik çağda, hüzünlenmek de bir ayrıcalıktır, hüznü taşımak da... Senai Demirci
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Daha az korksak nasıl olurduk bir düşünsene"
Alıntı
Kendime öğüt
Umutları hayâllere bağla-çöz, boş oturma. Sevgilere, nefretlere hudut çiz, boş oturma. Rüzgârı, yağmuru dinle; gecelerden nur topla Kimse yoksa nefsin vardır, söyle söz boş oturma. Dirilerle irtibatın bozulmuşsa ne çıkar Mezardaki ölülere mektup yaz, boş oturma. Yeryüzünde yalnız kalıp sıkılırsan çare çok Yum gözünü, çık yukarı gökte gez, boş oturma. Tamiri mümkün değildir eskiyen kundakların Boş bulduğun her mekâna tabut diz, boş oturma. Ev yapmayı ihmal etme fani konuklar için Sonra son menzili düşün, mezar kaz, boş oturma. Yeis seni kuşatmasın, ataleti silkip at Karanlığın liflerinden ışık süz, boş oturma. Korkak tembelin işidir ham tevekkül, ham sabır Hak yoldaki tuzakları kır ve boz, boş oturma. Yürü kutsal hedeflere ölsen bile gam değil Hiç olmazsa geleceğe kalsın iz, boş oturma. Sula tevhid bahçesini, uyuyanlar uyansın İsyan lazımsa isyan et, zulmü ez, boş oturma.
Şiir
Zora alışmışız az bi işsiz kalsak ne yapacağımı bilmiyoruz
ANLAR Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya, İkincisinde, daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar, Çok az şeyi ciddiyetle yapardım. Temizlik sorun bile olmazdı asla. Daha çok riske girerdim. Seyahat ederdim daha fazla. Daha çok güneş doğuşu izler, Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. Görmediğim bir çok yere giderdim. Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten. Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın. Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan, Gitmeyen insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım. Eğer yeniden başlayabilseydim, İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer. Ama işte 85'indeyim ve biliyorum... ÖLÜYORUM... Jorge Luis BORGES