Unutmayı seçmek, hatırlamayı seçmekten çok daha az acı vericidir.
Sayfa 323
Razı olmayı denedi ve seçti
Zamanla tüm bu ve benzeri deneylerden sonra, tuhaf olan rahatlatıcı olmaya başladı. Deneyimlediklerimle savaşmaktansa gökyüzünde süzülen bulutları seyreder gibi o an yaşadığım her duygunun, her düşünce ve her fiziksel hissin gelişini ve gidişini izliyordum. Ve ne ilginçti ki, duyguların izleyicisi olmak, düşman saydığım duyguları yok etmek için mücadele vermekten daha az gayret gerektiriyordu. Mücadele vermek ağır, kabul etmek hafifti.
Sayfa 60·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Haset, arzulanan bir şeyin başka birine ait olduğu ve bize değil de ona haz verdiği inancının yol açtığı kızgınlık yüklü bir duygudur. O istenen şeyi sahibinden çekip almaya ya da boz­maya, kirletmeye yönelir. Haset, iki kişi arasında yaşanır. Haset eden, haset edilenin elinde olan şeyin onun elinde olmasından huzursuzluk duyar ve o kişinin bunu kaybetmesini arzular. Kıskançlık da hasede dayanır; ama kıskançlık bu duyguyu his­seden insanın en az iki kişiyle ilişki içinde olmasını gerektirir: Kişi, kendisine duyulan sevginin rakibi tarafından elinden alın­ dığına ya da alınma tehlikesi bulunduğuna inanıyordur. Seven ve sevilen iki kişi arasına bir üçüncü kişi girmiştir. Kıskançlık hisseden kişi, elinde olanı yitirmekten korkar. Ha­set duyan kişi ise, kendi istediğinin bir başkasında olduğunu gördüğü için acı duyar. Hasetli kişi haz ve memnuniyet görün­tülerinden sıkıntı duyar. Ona ancak başkalarının sefaleti huzur verir. Bu yüzden, haset eden kişiyi tatmin etmeye yönelik her türlü çaba nafiledir. Kıskançlık, bir bakıma, sevilen bir nesneyi veya özneyi koruma çabasıdır; haset ise başkalarının sefaletini ister. Bu bakımdan, kıskançlık hasede kıyasla daha masum bir duygu olarak kabul edilebilir.
Sayfa 56
"Aklı tam olanın, sözü az olur."
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Heidegger öylece yaşayıp gitmek ile hayat sürmek arasında bir ayrım yapar. Filozofa göre insanlar özgür olmak için kendilerine zahmet vermeye ve sorumluluk üstlenmeye hazır olmalıdır. Eğer daima en az direncin olduğu kolay yolu seçmeye meylederseniz, en az zorluk çıkaracak seçenek daima üstün gelir. Seçimleriniz önceden belirlenmiş olur; özgür olmadığınız bir şekilde öylece yaşayıp gitmeniz bir yana, hayat sıkıcı ve tatsız hale gelir.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Bazı işleri biraz daha meşakkatli hale getirmek bana çok şey kazandırdı. Öteden beri içimdeki şeytan beni en az zorlayacak yolu seçmemi söyler durmadan; uzun bir yürüyüş planladığımda "Biraz yürüsen yeter" der, hasta arkadaşımı ziyaret etmem gerektiğinde "Biraz şu kafede takılsana" der, yataktan kalkmam gerektiğinde "Az daha uyu" der. Bir yerlere arabayla gitmek alışkanlık haline gelmişse arabaya binmeden edemezsiniz. Çünkü çok rahattır. Sürekli içimizdeki bu küçük sesi dinlersek bir şekilde dünyadan kaçabiliriz, ama hayatın sunduğu fırsatları da kaçırırız.
Sayfa 27·Kitabı okuyor