İyi, Kötü, Çirkin filminde basit bir replik gibi görünen ama üzerine ciltlerce kitap yazılabilecek, adeta günümüz çağını özetleyen bir cümle var. Çirkin karakterini oynayan Tuco (Eli Wallach) kardeşini ziyarete gelir ama rahip olan kardeşi onun hırsız olduğunu söyler ve aşağılar. Hırsız kardeşin verdiği cevap manidardır. Tuco "Aç kalmamak için ya hırsız olacaktık, ya din adamı. Sen kolay olanı seçtin" der. Sonuna kadar haklı bulduğum bu tespit, ayırmaksızın tüm din görevlilerinin az bir kısmını tenzih ederek neredeyse tamamına yakını için geçerlidir.
Sayfa 74 - Alter Yayınları, 2026
Dinin ne olduğunu deşifre ettikten sonra okuldaki hocaların ve öğrencilerin sığlığı, seviyesizliği, taassup ve bağnazlığı gözüme daha çok batmaya başlamış ve bir süre sonra mevcut atmosfer benim için dayanılmaz hale gelmişti. Özellikle akademisyenlerin durumu acınacak hâldeydi. Bunların arasında öyle hocalar vardı ki ilkokulu, ortaokulu, liseyi dışardan bitirmiş, İlitam adlı açıktan bir programla İlahiyat diplomasını dışardan almış ve üniversiteye okutman, öğretim görevlisi olarak atanmıştı. Normalde bunların İlahiyat gibi niteliksiz bir okula bile ancak çaycı olarak istihdam olunmaları gerekirken hoca olarak atanmaları, Türkiye'deki İlahiyat fakültelerinin ne seviyede oldukları hakkında sizlere sanırım bir fikir verir. Eğitim bilimlerinden, pedagojik formasyondan haberi bile olmayan bu mollaların eline teslim edilen bir öğrencinin kasaba teslim edilmesinden farkı yoktur. Kasap en azından keskin bıçağıyla hayvanı incitmeden, etini murdar etmeden nasıl kesmek gerektiğini bilir. Bu mollalar ise tavır davranışlarıyla öğrencinin ruhunu yaralar, sakatlar da ne yaptığından haberi bile olmaz.
Sayfa 69 - Alter Yayınları, 2026
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zaten İsa'nın, Allah'ın oğlu olduğuna hiç inanmamıştım. Olacak iş miydi yani bu Mesihilerin yaptığı? Sonradan öğrendim, Yusuf adında birinin oğluymuş. Benim babamın adı da Yusuf. Her iki Yusuf'un oğlunu da çarmıha gerdiler. İsa'yı da benim gibi çarmıha aldıklarına göre belki onun babası da mollaydı.
Sayfa 28 - Alter Yayınları, 2026
Hikmeti görmek için bakınca ölüm bile güzel.
وَ يُمٖيتُ[*] Yani, mevti veren odur. Yani, hayat vazifesinden terhis eder, fâni dünyadan yerini tebdil eder, külfet-i hizmetten âzad eder. Yani, hayat-ı fâniyeden, seni hayat-ı bâkiyeye alır. İşte şu kelime, şöylece fâni cin ve inse bağırır, der ki: Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in'idam değil. Belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır. [*]"Ölümü veren de Odur."
Sayfa 247 - Rnk Neşriyat, İstanbul - 2023
Din
Amma bir söz deyim, bunu heç də irad kimi qəbul etmə. Heyvanlar meşədə, insanlar isə cəmiyyətdə heç zaman o dovşan balası kimi azad olmurlar. Arzu edirəm ki, nə vaxtsa bu hekayənin ikinci hissəsini yazmalı olmaya- san. Yəni həyatda başına elə iş gəlməsin ki, ikinci hissəni yazıb orada dovşan balasını canavara rast gətirəsən.
Sayfa 81·Kitabı okuyor
İndi cəbhədə sürətlə irəliləyən, hər gün neçə-neçə kəndi, şəhəri düşmən- dən azad edən müzəffər ordumuzun tərkibində mənim qardaşımın da olduğunu düşünüb hədsiz qürurlanırdım.
Sayfa 58·Kitabı okuyor