Zülfü Livaneli'nin çok yönlülüğünü net görebildiğimiz bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kendisinin ilk okuduğum kitabıdır ve kesinlikle bu kitaptan sonra diğerlerini de okumak istediğimi fark ettim. Kendisi sadece edebiyat değil müzk,sinema,felsefe gibi alanlarda da çok başarılı olmuştur. Kitabı okurken çok farklı bilgiler de ediniyorsunuz. Beyoğlu'nun adının neden Beyoğlu olduğundan tutun da Einstein'in zamanında Atatürk'e bir mektup yazmış olmasından bunun dışında savaşların insanları nasıl bölüştürdüğünü, yurtlarından göç etmek zorunda kaldıkları ve yaşadıklarını bu kitapta çok net ele almış. Okurken tarihimizi, geçmişimizi ve bu savaşların , üstü örtülüp kapatılmış olayların ya da belki de hiç dile getirilmek bile istenmeyen tarihi olayları daha çok araştırasım geldi. Kitabın bu konuları İstanbul Üniversitesi halkla ilişkiler görevi yürüten Maya Duran ve Amerika'dan gelen Alman asıllı Prof. Maximilian Wagner üzerinden işlenmesi çok hoşuma gitti. Sürükleyici ve merak uyandırıcıydı. Özellikle Maximilian ve Nadia'nın hikayesi beni derinden etkiledi. Sadece bir aşk hikayesi değil bunun altında yatan bu insanları bu duruma sokan bazı sorgulamalar ve eleştirilerin günümüzde de halen devam etmesi ve katlanarak artması gerçekten çok üzücü. Kesinlikle bir şeyler kazanacağınız bir romandır.