Puan vermedi·174 syf.··
2026 42. kitabı
Bir okur olarak bu kitabı elime aldığımda beni en çok yakalayan şey, Agatha Christie’nin okuyucuyla adeta kedi-fare oyunu oynaması oldu. Katilin daha ilk sayfadan itibaren Poirot’ya mektup yazarak meydan okuması, beni hikayenin içine anında çekti. "A, B, C..." diye giden o ritim, sayfaları adeta nefessiz çevirmemi sağladı. Mektuplar her seferinde polisin ya da Poirot'nun eline geç ulaştığı için, kitabı okurken içimde sürekli "Yetişin, durdurun şu adamı!" hissiyle büyük bir sabırsızlık oluştu. Christie bu kitapta her zamanki gibi harika bir illüzyonistlik yapıyor. Katil bize o kadar büyük, o kadar belirgin bir "alfabetik düzen" sunuyor ki, ister istemez hipnotize olup sadece harflere odaklanıyorsunuz. Ama final dalgası vurduğunda, aslında arkada çok daha insani ve kurnazca bir motivasyon olduğunu görüyorsunuz. İşte o an kitaba hayran kalmıştım. Kitap boyunca şüphelerin odağında olan Cust karakterinin çaresizliği ve epilepsi nöbetleri içimi acıttı. Ancak bir okur olarak hikayenin ortalarında onun üzerindeki spot ışıklarının fazla parlak olduğunu hissettim. Christie’nin tarzını az çok bilen bir okuyucuysanız, suçlunun bu kadar göz önünde olamayacağını erkenden seziyorsunuz. Benim için Cinayet Alfabesi, Poirot’nun sadece "gri hücrelerini" değil, aynı zamanda katilin psikolojisini çözmek için insan doğasını ne kadar iyi analiz ettiğini gösteren muazzam bir klasik. Eğer polisiyede saf mantık yürütmeyi ve ters köşe finalleri seviyorsanız, bu kitap tam bir başyapıt.
Cinayet AlfabesiAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20007bin okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2026 4. kitabı
Avrupa hümanizminin sarsılmaz, vizyoner ve dahi başkalemi Stefan Zweig’ın, Nazi zulmünün gölgesinde ölüme yürümeden hemen önce, 1941 yılında kaleme aldığı ve veda mektubu niteliği taşıyan anıtsal başyapıtı "Satranç" (Schachnovelle), totaliter rejimlerin psikolojik şiddet mekanizmalarını ve insan zihninin tekinsiz sınırlarını odağına alan sarsıcı bir psikolojik realizm, sosyolojik trajedi ve varoluşsal gerilim şaheseridir. Eser; New York'tan Buenos Aires'te doğru ilerleyen bir yolcu gemisinde, dünya satranç şampiyonu kibirli ve mekanik deha Mirko Czentovic ile Gestapo tarafından bir otel odasında aylarca tam bir yalıtılmışlık ve hiçlik işkencesine maruz bırakılan Dr. B.'nin o soluk soluğa, klostrofobik karşılaşmasını merkezine alır. Stefan Zweig; Dr. B.’nin hücrede tesadüfen bulduğu bir kitap vasıtasıyla zihninde kurduğu ve kendi kendine karşı oynadığı o sarsıcı satranç partilerinin paralelinde; insan bilincinin "şizoid" bir bölünmeyle nasıl uçuruma sürüklendiğini kurguya dâhice entegre eder. Yazar; faşizmin kaba, entelektüellikten uzak ve narsistik gücünü Czentovic tiplemesinde simgeleştirirken, Dr. B.’nin şahsında Avrupa kültürünün, aydınlanmanın ve bireysel özgürlüğün can çekişmesini cerrah titizliğiyle deşer. Zweig’ın o son derece hipnotik, her satırında bir akıl tutulmasını ve soluk soluğa bir gerilimi hissettiren görkemli dili; bu uzun hikayeyi basit bir oyun anlatısı olmaktan çıkarıp, insanın kendi zihinsel dengesiyle, yalnızlıkla, faşizmin yok edici çarklarıyla ve mutlak delilikle olan ezeli imtihanını anlatan çok katmanlı edebi bir anıta dönüştürür.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020278,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·83 syf.··
2026 3. kitabı
Hücrede tek başına hapsedilen Dr. B. akıl sağlığını korumaya çalışırken sorgu esnasında bir kitap çalar. Çaldığı kitap satranç oyununu öğreten bir kitaptır. Satranç oyununu daha önce hiç oynamamasına rağmen hücresinde (ekmek kırıntılarıyla) yaptığı satranç taşları ile harika bir satranç oyuncusu haline gelirken de ruhsal olarak da kendini daha iyi hisseder. Hücresinde yapılan bir aramada satranç kitabı ve satranç taşları bulunur ve bunlara el konulur. Dr. B. Bu sefer satranç oyununu hayal kurarak oynamaya devam eder. Böylece yalnızlığın ve hiçbir şey yapamamanın verdiği ruhsal bunalıma yakalanmaktan kurtularak akıl sağlığını korur. 2. Dünya Savaşı bitip de ülkesine gemi ile dönerken gemide yapılan satranç turnuvasında Dünya Satranç Şampiyonunu yener. Hem filmini hem de kitabını tavsiye ederim. Ama kitabı daha çok beğendim.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020278,9bin okunma
Puan vermedi
Hayat, beklemediğmiz anlarda bize ya kucak açar; çiçek gibi nereden nasıl mutlu olduğunuzu bilemezsiniz ya da bir tekme ile bir çok kapınızı kapatır; hüzne uğrarsınız. Satrançta aynı böyledir. Her zaman stratejilere dayanır. Aynı siyah ve beyaz gibi... Ve bu savaş, en çokta kendinizle vermiş olduğunuz savaştır. Dr. B., hücresinde oynayacak kimse olmadığı için kendi zihnini Ben-Siyah ve Ben-Beyaz olarak ikiye böler. Kendi kendine karşı oynadığı her maç, kendi beynini yiyip bitiren bir savaşa dönüşür. Zweig burada satranç oyununu bir entelektüel eğlence olarak değil, insanı deliliğin eşiğine getiren obsesif bir saplantı olarak tasvir eder. ​"Dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar baskı kuramaz."
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020278,9bin okunma
7/10
·100 syf.··
2026 26. kitabı
Ruhum mutlu kal, otuzyedi deneme ile güzel sözler ve şiirlerden oluşmaktadır. Yüz sayfalık kitabımız @lorayayınları ndan Aralık 2025 te basılmıştır. . Okuduğum bu ikinci kitabı . Daha önce Kalbimiz İslam (tevhid) kitabını okumuştum. . Bu kitabımızda en dikkatimi ceken basliklar sırasıyla. - Allah insanı ne zaman mutlu eder? - İnsan nasıl mutlu olur? - Evlilik kader midir? - Hayat neden zor? - Aşkta en çok aci veren şey nedir ? . Bu kitaptan alıntılarla yazıma devam ediyorum. . Sayfayirmiiki Ben tek başıma ayaklarımın üstünde durabilirim demek her ne kadar mantıksal anlamda güzel görünse de Bu iş pek de sandığımız gibi ilerlemiyor. . Sayfaelliiki Ben kalbime söz geçiremiyorum ne yaparsam yapayım seviyor, diyorsun. Bu kişiye özel bir durum değil, çok kötü bir süreç ile karşılaşmayan her kalp asırlar boyu da sever. . Sayfayetmişüç Evlilik bir ihtiyaçtan çok bir vefa B bekleme işidir. İnsanın evlilik beklentisi baş edemediği gönlüne bir yuva aramasıdır. .
Ruhum Mutlu KalAhi Aratoğlu · Flora Yayıncılık · 202521 okunma
10/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Afrika'nın kalbinden, Afrika gerçeğinden, geçmişinden karanlık bir kaosun güçlü bir yankısını sunuyor kitap bize.Din savaşlarının, köleliğin, ırkçılığın kol gezdiği topraklarda soylu Traore
Segu Toprak SurlarMaryse Condé · Bilgi Yayınevi · 202428 okunma
Reklam
Reklam