İnternet bağlantınız hızlı, arabanızı park edecek yer de bulduysanız mutluluğu başka yerde aramayın. Tabi bir de okumak için rahat bir koltuğunuz olsa gerek.
Bütün hayatım yoğun bir kayıp ve eksiklik duygusuyla yaralı bir hayvan gibi acı çekerek geçti. Belki de sana bu kadar şiddetle sarılmasaydım, sonunda seni o kadar kızdırmaz, başladığım yere, on iki yılda bulduğum dengeyi de kaybederek geri dönmezdim diye yazmıştı Ka. "Şimdi içimde gene o dayanılmaz kayıp ve terk edilmişlik duygusu var, bu her yerimi kanatıyor. Bendeki eksikliğin yalnız sen değil, bütün dünya olduğunu düşünüyorum,"
Kitabı begendim mi, Hayır!
Doğrusu bu kadar ünlü olup, bu kadar rahat okunup bu kadar güç ilerleyen bir kitap olduğunu bilemezdim. 200 yıl kadar önce yazarı 30 yaşındayken yazılmış ve yazarının ilk ve son romanı. Neden bu kadar ünlü olduğunu hiç anlayamayacağım. İki ayrı çevirisi var elimde, Can ve iletişim yayınlarından. Mutlaka okumak isterseniz asla iletişim yayınlarından tercih etmeyin. Çevirisi çok dolambaçlı ifadelerle yapılmış ve sanki Tanzimat döneminden kalmış gibi bir dille çevrilmiş. Bir dolu eski kelime, bunu daha ilk cümleden anlayabilirsiniz. Onun aksine Can yayınları çevirisi çok sadece ve akıcı bir Türkçe'yi içeriyor.