Puan vermedi·838 syf.··
2026 53. kitabı
Mavzer Çığlığı•1 | Naz Alina Selam canım nasılsın Bugün karşınıza son zamanlarda okuduğum en karanlık, en yoğun ve kelimenin tam anlamıyla aklımı başımdan alan o devasa kitapla geldim Eğer satır aralarında kaybolacağınız, tutkunun ve tehlikenin zirve yaptığı kurguları seviyorsanız, arkanıza yaslanın çünkü bu kitaba BA- YIL- DI- NIZ Kitap, alışılagelmiş o saf kız-kötü adam ya da basit bir av ve avcı dinamiğinin çok ama çok ötesinde. Hikayemiz, turuncu renginden nefret etmesine rağmen, adeta gökkuşağının o ikinci katmanına hapsolmuş Elfida'nın etrafında dönüyor. Ve onu oraya hapseden, gizemlerle dolu, gerçekten tehlikeli olan Kurşun Alpugan Olaylar ilk başta bir uçurum kenarında, karakterlerimizin gözlerinin ilk kez kesişmesiyle başlıyor. O an aralarında başlayan şeyin adı belki saf bir çekim veya aşktı. Fakat yıllar sonra, yolları bu kez acımasız bir ringin ortasında kesiştiğinde, işler tamamen değişiyor. Elfida , Kurşun'un ellerine düşmek, o tehlikeli dünyanın bir parçası olmak ve gökkuşağının o hapsedici katmanına girebilmek için ölümü bile göze alıyor Kitap boyunca sırlar, tehlikeli oyunlar ve her sayfada Bu sadece bir takıntı mı yoksa delice bir aşk mı? diye kendinizi sorgulayacağınız muazzam bir psikolojik savaş okunuyor.Karakterlerin birbirini avlamaya çalışırken aslında kendilerini nasıl birer ava dönüştürdüklerini izlemek inanılmaz sarsıcıydı. Gelelim benim hislerime... yazarın kalemi o kadar akıcı ve betimlemeleri o kadar güçlüydü ki, kitap 800 küsur sayfa olmasına rağmen nasıl bittiğini, o sayfalara nasıl gömüldüğümü hiç anlamadımYan boyamalı, kutulu o muhteşem tasarımıyla zaten kitaplığıma ayrı bir hava katmıştı ama içeriği kalbimi fena fethetti Karakterlerin arasındaki o yoğun çekim ve güç savaşı beni benden aldı. Ring sahnelerindeki o sertlik,
Mavzer Çığlığı - INaz Alina · Lapis Kitap · 202642 okunma
8/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 17:51
Sürükleyici bir kurguyu soluksuz okudum. 12 bölümden oluşan kitap William Golding'in 1954 de kaleme aldığı ilk romanı. 12 bölümü bitirdiğimde bende oluşan izlenimi Mina Ungan "Sonsöz" bölümünde şöyle ifade etmiş; "Belirli koşullar altında yetişkinler böyle davranabilir, ama altı ile on iki yaş arasında küçük çocuklar, uygar dünyanın baskısından uzaklaşınca, nasıl böylesine vahşileşebilir, kan dökecek kadar acımasız olabilir diye düşünen birçok kişi, küçüklerde bile bu kadar korkunç bir biçimde belirdiğine göre, Sineklerin Tanrısı'nda kötülüğün insan yaratılışında doğuştan var olduğu görüşünün savunulduğu kanısına varıp dehşete kapılmıştır. Okuyucuların duydukları bu dehşeti doğal saymalı; çünkü çocukların tertemiz birer melek oldukları konusunda, yanlış olduğu kadar da yaygın bir inanç vardır. Oysa kendi çocukluğuna ve yakından tanıdığı çocuklara duygusallıktan arınmış gerçekçi bir gözle bakabilenler, çocukların küçük birer melek değil, tıpkı yetişkinler gibi birer insan olduğunu bilirler. İnsanlarda ise, ister büyük ister küçük olsunlar, hem iyi hem de kötü içgüdüler vardır... " "Sineklerin Tanrısı" İngilizlerin Beelzebub dedikleri şeytanın Kutsal Kitap'taki İbranice adı.. Sineklerin Tanrısı anlamına gelen Ba-al-z-bub olduğu için de William Golding kitabına bu adı vermiş. Keyifli okumalar...
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
Reklam
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
"DONNA BELLA... Yine ve yeniden ba-yıl-dım! Farklı tarzıyla beni daha ilk sayfalardan yakalayan, atmosferiyle ise son sayfasına kadar bırakmayan bir kurgu olmuş. Yazarımızın kalemine ve hayal gücüne sağlık. İtalya kıyılarında, denizin tam ortasında yükselen ada hapishanesinin kasveti kitabın her sayfasına işlemişti. Güç savaşlarının, sadakat sorgulamalarının ve karanlık geçmişlerin havada dolaştığı; herkesin bir şekilde "sabıkalı" olduğu o dünya beni inanılmaz içine çekti. Sürekli ters köşelerle karşılaştığım, kime güveneceğimi bilemediğim, heyecanını hiç kaybetmeyen bir hikâyeydi. Tek oturuşta okuyup bitirdim resmen. Bitmesini hiç istemedim ama maalesef son sayfaya da ulaştım. Franco'nun Dani'ye zamanla tav olmasına ayrıca bayıldım. Aralarındaki dinamik çok keyifliydi. Yazarın romantizmi hissettirme biçimini gerçekten çok seviyorum. Bazen o bebek yüze kızsam da merhametli kalbi yüzünden kendimi onu yine affederken buldum. Yine ters köşelerle dolu, şaşırtmayı başaran ve atmosferiyle akılda kalan bir hikâyeydi. Karakterleriyle, gerilimiyle ve romantizmiyle beni tamamen içine çekti. Gerçekten çok sevdim. Şimdiden okuyacak herkese keyifli okumalar dilerim.
SabıkalıSage Taylors · Ru Yayınları · 202516 okunma
1/10
·160 syf.··
2026 25. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 17:37
Bitti. Yemin ederim sonunda bitti ve nefes verdim. Ba-yıl-dım. Ama gerçek anlamda. Okurken üzerimden geçen baygınlığı anlatamam. Başlarda bunun o bütün insanların "aşk" dediği duyguya hiç kapılmamam olduğunu sandım. Hatta incelemeye yazacağım cümle bile kafamda netti; Eğer hiç aşık olduğunuzu düşünmüyorsanız kitabı aldığınız yere geri bırakın, vakit kaybı olarak göreceksiniz. Biraz ilerledim ve sonra bunun aşkla falan alakalı olmadığını fark ettim. Adam bu kitabı kaç yaşında yazmış bilmiyorum, ama hatıladığım kadarıyla -baktım geldim 2017'ymiş- bu da adamın kitabı 22 yaşında yazdığı anlamına gelir. İçerisinde inanılmaz fazla çelişkili düşünceler vardı ve benim en başından itibaren ısınamamama sebep olan şey de buydu. Adam bu çelişkili düşünceleri o kadar benimsemiş ki okurken göze çarpmıyor bile. Bir yerde seviyorum hala diyor, ötekinde yok, hayır, vazgeçtim ben senden diyor. Açıkçası öyle çok konuşmayı da istemiyorum hakkında. Çünkü gördüğüm kadarıyla oldukça popüler olmuş bir kitap, kesin ters çıkanlar olacaktır. Konusundan bahsedilecek olursa, yazarımız 17 yaşındayken bir kızı sevmiş. Kıza körkütük aşık olmuş, ama kız yazarımızı sevmemiş. Başka birini seviyormuş. Bu yüzden adamın sevgisine karşılık vermemiş. Zaten bu hikaye de bir elli sayfa kadar ancak anlatılıyor, kalanında tamamen yazar kendi düşüncelerine yer vermiş. Kısaca kitabın teması, "Seni en iyi ben severdim, sen beni hiç ettin, şimdi pişmanlığından kurtulama, bir daha benim gibisini bulamazsın." paragrafı üzerinden işleniyor. Dolayısıyla kitap, karşı taraf yerilerek anlatıldığı için aşk acısı çektiğine inanan kalabalık bir kesim tarafından oldukça tutulmuş. Kitabı ilk önce bundan 3 yıl önce okumuştum. Bütün kuzenlerim öneriyordu, güzel sandım. Daha yirmili sayfaları bitirmeden kitabı geri
Düşünce
Sen On Yedi YaşımsınMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 201711,5bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 15. kitabı
Bazı kitaplar okunur ve biter, bazı kitaplar ise okunduktan sonra insanın içinde yaşamaya devam eder. Birhan Keskin’in Ba adlı şiir kitabı da benim için böyle bir eser oldu. Kitabı okurken sadece şiirlerle değil, aynı zamanda insanın iç dünyasıyla, yalnızlığıyla, özlemleriyle ve kayıplarıyla karşılaştığımı hissettim. Birhan Keskin, Ba’da sade görünen fakat oldukça derin anlamlar taşıyan bir dil kullanıyor. Şiirlerinde günlük hayattan kelimeler seçse de bu kelimeler okuyucunun zihninde farklı çağrışımlar uyandırıyor. Kitap boyunca sevgi, ayrılık, ölüm, özlem ve insanın kendini arayışı gibi temalar ön plana çıkıyor. Özellikle doğa unsurlarını kullanış biçimi dikkat çekici. Deniz, kuş, ağaç ve gökyüzü gibi imgeler yalnızca birer doğa betimlemesi olarak kalmıyor; şairin duygularını aktaran sembollere dönüşüyor. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, şiirlerdeki samimiyet oldu. Birhan Keskin’in duygularını doğrudan anlatmak yerine hissettirmeyi tercih etmesi, şiirleri daha güçlü kılıyor. Bazı dizeleri ilk okumada anlamak zor olsa da üzerinde düşündükçe farklı anlam katmanları ortaya çıkıyor. Bu yönüyle Ba, hızlı okunup geçilecek bir kitap değil; okuyucudan dikkat ve sabır isteyen bir eser. Eserin adı olan “Ba” da kitap boyunca önemli bir anlam taşıyor. Bağlanmak, ait olmak, bir yere ya da bir insana tutunmak gibi duygular şiirlerin genel atmosferinde hissediliyor. Aynı zamanda insanın hayat karşısındaki yalnızlığını ve kırılganlığını da yansıtan bir anlam dünyası oluşturuyor. Sonuç olarak Ba, yalnızca şiir okumayı sevenlerin değil, duygular üzerine düşünmeyi seven herkesin okuyabileceği etkileyici bir şiir kitabıdır. Birhan Keskin’in güçlü dili ve özgün anlatımı sayesinde kitap, okuyucuyu kendi iç dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Benim için Ba, okuduktan
Şiir
BaBirhan Keskin · Metis Yayınları · 20184,870 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 5. kitabı
BA YIL DIMMM Hayatınızda bir kez bile depresyon, tükenmişlik, utangaçlık yaşadıysanız veya "kimse beni sevmiyor", "çirkinim", "yetersizim" gibi düşündüyseniz kesinlikle açıp okumanız gereken bir kitap. Kitabın büyük bir kısmı diyaloglardan oluşuyor, okunması kolay ve etkili. Ben okurken notlar çıkardım. Tekrar dönüp bakacağıma eminim.
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
Reklam
Reklam