Ateist Olan Mehmed Milaşev’in Dine Dönmesi
İlk seminer olan Faiz Semineri, yaklaşık olarak üç saat sürdü.
Sonunda, semineri büyük bir ilgi ile dinleyen hocalar, birer değerlendirme konuşması yaptılar. Bu seminerlerin başlamasında büyük gayreti olan ve kendisini saygıyla andığım Osmanlıca dersi hocası Yusuf Kerimov'un konuşması pek duygulu ve duygulandırıcı idi. "Biz burada Allah diyemezken şimdi dinî bir konuyu bu derece ayrıntılı olarak ele alabiliyoruz, dinleyebiliyoruz." şeklinde etkili bir konuşma yaptı.
Ardından Enstitü müdürü Canbazov da konunun çok güzel bir şekilde işlendiğini ifade ederek takdirlerini dile getirdi.
Kendisiyle ilk tanıştığım andan beri ateist olduğunu söyleyen ve bana karşı ateizmi savunmadan çekinmeyen Mehmed Milaşev de kısa bir konuşma yaptı. Şöyle dedi: "Ben bugüne kadar hep ateizme çalıştım, hep ateizme oynadım; ama ben İslâm'daki faiz konusunun bu şekilde olacağını hiç düşünemiyordum, bilmiyordum. Sanıyordum ki İslâm'daki faiz, asırlar önce bir komşunun diğerinden aldığı bir malı şu şekilde geri verirse bu faiz olur" diye o dö¬nemde de bir anlam ifade etmeyen ve hele günümüzde hiç¬bir manası olmayan bir anlayıştır. Ben konuyu böyle düşünüyordum. Yoksa böyle olacağını hiç düşünemezdim." dedi.
İkinci Seminer: Kaza ve Kader: Bu seminerle ilgili yazıyı bana verdiklerinde bir nokta özellikle dikkatimi çekmişti. Ateist olduğunu açıktan söyle¬yen 69 yaşındaki Mehmed Milaşev, ateist oluşuna en çok kaza ve kader konusunu gerekçe görüyordu. Ona göre kaza ve kaderi kabul eden bir din, asla hak din olamazdı.
Bu seminerle ilgili çalışmaları yaparken; onun ateistliğini üzerine bina ettiği düşüncelerinin temelsiz oluşunu ve aslında bunun onun bilgisizliğinden kaynaklandığını, do¬layısıyla seminer esnasında gerçeğin ortaya çıkacağını ve her şeyden önce de