ölmek ne garip şey anne
artık duvarları kanatırcasına tırnağımla
şaşkın umutlu şiirler yazamayacağım
mutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamayacağım
baba olamayacağım örneğin
toprak olmak ne garip şey anne
ceplerimde el yerine balyoz taşırken
korkunç bir merakla beklerken kurtuluş haberlerini
ve yüreğimin ırmakları taştı
taşacakken
ölmek ne garip şey anne
uçurumlar ki sende büyür
dağdır ki sende göçer
ben yaprak derim çiçek derim
çam diplerinde açmış kanatlarını kozalak derim
gül yanaklı çocuğa benzer
yine de
oğlunu yitirmek kimbilir
ne garip şey anne
Buradan Kelgra sultan tekkesine giderek dervişleriyle sohbet et-tik. Esirlerimizle bize bir oda verdiler.
KELGRA SULTAN TEKKESİ VE KALESİ
Bu tekkede on gece kendimizden geçerek rahat bir uykuya dal-dık. Kışın şiddetinden çektiğimiz elem, şiddet ve korkulardan vü-cudumuzu muhtelif hastalıklar sardı. Bir kış hasta halimle yastığa yaslanarak şükür hatmi okudum. Çocukluğumdan bugüne kadar bin altmış hatmi şerif okumuştum, Bu büyük tekkede bütün Bektaşî fa-kirleri ile sekiz ay iyileşinceye kadar can sohbetleri ettik. Bâzen mü-ezzinlik, bâzen imámlık ederek vücudumuzu düzelttik. Kölelerimden birisi bile «Ben falan adamın satın alınmış kölesiyim» demeyip, san-ki benim candan kölemmiş gibi kaldılar.
KELGRA SULTAN, YANİ SARI SALTIK TEKKESİNİN YAPILIŞ SEBEBİ VE HİKÂYELERİ
Bu saâdet evinin yapılış sebebi odur ki, bizzat Hacı Mehmed Bektaş Veli «Yesev» şehrinde Türk Hoca Ahmed Yesevî'den kanâat mesleğini öğrenerek Anadolu'da seccade sahibi olmak için izin almış ve üç yüz yetmiş dervişiyle bu Kelgra Sultan başta olmak üzere Anadolu'da Orhan Gazi'ye gelip sığınmıştır. Bursa fethinden sonra Hacı Bektaş, Kelgra Sultanı yetmiş fakirleri ile Moskof, Leh, Çeh, Dobruca diyarlarına gönderip Rum erenlerinden olmaya izin vermiş-ti. Dobruca'da bir böcek var, onu öldür. Allah'ın küllarını onun şer-rinden kurtar diye Kelgra Sultanın eline bir tahta kılıç, bir sec-cade, davul, dümbelek, sancak verip göndermişti. O da Kelgra ka-lesine gelip, orada halk içinde postlarını denize serip def ve kudüm çalarak bir günde Kırım diyarına, oradan Moskof diyarında «Hes-düks täifesine ve oradan da Leh diyarında «Libkâ» tâifesine varmış, oradan da kıyafet değiştirerek Leh diyarında Danıska iskelesine gel-miş, Esvet Nikola (Sarı Saltık) adında bir rahip ile sohbetlerde bu-lunup onu katlederek pis leşini