Edirne mutfağından selamlar Yemeklerin evvelinde “Besmele-i şerife”yi okumalı, sonunda da “Elhamdülillah” demelidir. Büyük İslam İlmihali Ömer Nasuhi Bilmen İsmet İstanbulî İsmet İstanbulî Yemeğe başlamadan getir besmele Ne güzelsin ey şehri edirne Elhamdüllillah Rabbim tüm nimetlerine Besmele okunur yemeklerin evvelinde Edirne'nin yemekleri hepsi ustalık eseri Selimiye Camii Koca Sinan inşa etti Nefistir mutfağı tarih kokar caddeleri Unutmayalım asıl sanat ve eser sahibini Hanımlarımız koyar sofraya edirne tava Güzelliği Hanımına iyi davrananda ara Bir hanım eli değerse mutfağa Allaha şükür kula teşekkür et daima Edirnede bekliyor bizi enfes lezzetler Tüm lezzetleri denemek istiyor gezginler Mutancana ciğer patlıcan közde pişer Osmanlı sarayında yazılmış bu reçeteler Besmele demeden yemeğe oturma Şükürsüz teşekkürsüz sofradan kalkma
Şiir
Hüseyin Nihal Atsız
Yer bulmasın gönlünde ne ihtiras, ne haset. Sen bütün varlığına yurdumuzun malısın. Sen bir insan değilsin; ne kemiksin, ne de et; Tunçtan bir heykel gibi ebedi kalmalısın. Iztırap çek, inleme... Ses çıkarmadan aşın. Bir damlacık aksa da, bir acizdir göz yaşın; Yarı yolda ölse de en yürekten yoldaşın Tek başına dileğe doğru at salmalısın. Ezilmekten çekinme... Gerilmekten sakın! İradenle olmalı bütün uzaklar yakın, Dolu dizgin yaparken ülküne doğru akın Ateşe atılmalı, denize dalmalısın. Ölümlerden sakınma, meyus olmaktan utan! Bir kere düşün nedir seni dünyada tutan? Mefkuresinden başka her varlığı unutan Kahramanlar gibi sen, ebedi kalmalısın... Sen ne elde ve dilde gezen billur bir sağrak, Ne de sıska bir göğüse takılan bir çiçeksin; Senin de bu dünyada nasibin var: Savaşmak!.. Kayalarla güreşip dağlarda öleceksin. Yoldaşlık ederekten gökte güneşle, ayla Aşarsın tepe, ırmak; yürürsün ova, yayla... Hayata ne biçimde geldinse bir borayla Daha sert bir kasırga içinde biteceksin.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kandırıldık ey halkım unutma bizi
Önce hoca efendi dediler Tomurcukları birbiri üzerine dizilmiş uzun boylu hurma ağaçları yetiştirdik. Kaf suresi Elmalılı Hamdi Yazır meali Önce Hoca efendi dediler Sonra fetöyü ülkeye davet ettiler İhanet tomurcukları dikildi böylece Hurma ağacı yetişirmi ihanet olan ülkede Fetö mensubu hain subaylar Binlerce fidana silah doğrulttular Cunta ve darbeyi önledi Yüce Türk devleti Fetönün tomurcuklarını içimize kim dikti Suçlumu içerde yatan tüm insanlar Hainmi tüm ekmeğinden olanlar Memleketimizde nice ağaçlar yetiştirdik Fakat meyveleri olgunlaşmadan biçtik Milletin parasıyla silahlar aldılar Fakat silahları milletimize doğrulttular Sn Cumhurbaşkanımız diyordu kandırıldık Peki sizler yapmadınızmı hiç haksızlık Vatandaşlarımız kurşunların hedefi oldu Bir ihanet şebekesi deşifre oldu Tomurcuklar büyüsün ağaç olsun Dilerim haksızlık eden Allahtan bulsun Muhalefet ve iktidar sözüm herkese Büyük bir inkılab olsun bu devlette Tüm hırsızlardan hesap soralım
Şiir
sen mutfakta otururdun, yüzün karanlık, gözlerin yaşlı ve hep uzak kalırdı. ben kırık kapının eşiğinde beklerdim, belki dönüp bakarsın diye. bakmazdın. dönüp bir siktir çekerdin. babama lanet ederdin. babama lanet ederdim. tezgahta duran rakıyı sek içerdin. gözlerine bakıp sek içerdim. aman yavrum demezdin. babana benziyorsun piç derdin. piçliğime içerdim.
doğan görünümlü şahin den bir nesil: leblebi tozundan voltran'a bizim kuşak her şey michael jackson siyahken, mcgyver pipetle bomba yaptığı zamanlarda başladı…bir çok kaleler zaptedip onlarca şövalye öldürdüğümüz günlerden bahsediyorum tabi ateri salonlarında.. henüz sokaklar bizimdi, dizimiz sürekli yarayla gezerdi ve en büyük derdimiz bilye çukuruna başka misketlerin kaçmasıydı. kafamızda uçan kaz, cebimizde gazoz kapağı, ayağımızda bilekli ayakkabılar… biz doğan görünümlü bir kuşaktık. dışı düzgün, içi tam drift! doğan görünümlü şahinler . tofaş işte amerika'da olsak 57 chevrolet olurduk ama türkiye'de.. leblebi tozu ve diğer uyuşturucularımız!! o dönem leblebi tozu vardı. bağımlılık seviyesi yüksek, üst solunum yollarını komple yakabilen bir madde. kimse “gluten var mı?” demiyordu. hapşurunca kendini ninja zannediyordun. michael dudikoff american ninjaaa!! kokulu silgi, tüf-tüf, misket, boncuk, sapan… biz lego'ya ihtiyaç duymadan da evde savaş çıkarabilen çocuklardık. vişneli meyve suyunu şarap sanan, çubuk krakerden sigara yapabilen, bonibonlarla intihar etmeye çalışan sorunlu çocuklardık biz yinede çok güzeldik lan .. edi ve büdü, şirinler ve diğer pedagojik soru işaretleri edi'yle büdü mü evliydi? gargamel'in kedisi azman mı daha zeki, yoksa bizim mahalledeki kediler mi daha tehlikeli? şirinler köyünde neden hiç kadın yoktu, sonra niye sadece şirine geldi? alf nasıl uzaylı türkçe biliyor? ve tom ve jerry biz mahallecek tom'un tutardık ama hep jerry yenerdi.bunların hiçbiri bize garip gelmiyordu. çünkü biz zaten garip şeylerin arasında büyüyorduk. her pazar “parlement sinema kulübü” vardı. başlarken baba hemen , “şşşş!” diye sus komutu verirdi. hey all my life for youuu ama biz o sırada eti cin yerdik, yanına niğde gazoz açardık. büyük ekran küçük