Puan vermedi·152 syf.·
2026 416. kitabı
Bütün hayatını tıpkı bir tür kaplumbağa gibi, mükemmel bir duygusal savunma aracı olan kalın bir kabuğun içinde geçirdi; bu zırhı aşmanın yolu yok. Daniel Wallace Büyük Balık insanların anlattıkları hikayelerin ve masalların aslında onların kim olduklarını, nasıl hatırlanmak istediklerini yansıttığını anlatır. Şimdi ona bakıyorum da, kaybolmuş görünüyor, nerede olduğunu, kim olduğunu bilmiyormuş gibi. S:24 Edward Bloom, hayatını "dünyanın en sıradışı adamı" olmaya adamış ve olağanüstü olaylar yaşamış biridir. Oğlu Will ise bu bitmek bilmeyen abartılı hikayelerden sıkılmıştır ve çocukluğundan beri babasının gerçekte kim olduğunu merak eder. Edward Bloom, devasa balıkları tek bir yüzükle yakaladığını, cadılarla karşılaştığını ve zamanı durdurduğunu iddia eden karizmatik bir adamdır .Kuşak Çatışması: Ciddi ve gerçekçi bir yapıya sahip olan oğlu William, babasının düğününde bile bu abartılı hikayeleri anlatmasından rahatsız olur ve babasını hiç tanıyamadığını düşünerek onunla uzaklaşır.Hakikati Arayış: Edward yasamının son günlerın de döşeğindeyken, William babasının anlattığı masalsı olayların ardındaki gerçekleri ve kim olduğunu anlamaya çalışır. Baba-Oğul Çatışması: Will, gerçeği ve yalanı ayırt edemediği babasına karşı mesafelidir. Ancak Edward'ın hastalığı ilerledikçe Will, babasının anlattığı bu mitik hikayelerin ardındaki duygusal gerçekleri ve hayat felsefesini kavramaya başlar.. Roman, sıradan olayların ve gerçeklerin içine devlerin, cadıların ve fantastik maceraların harmanlandığı büyülü gerçekçilik türünde yazılmıştır Büyük Balık .Peki babam senin için ne yaptı?" diye soruyorum ve yaşlı adam gülümsüyor. "Beni güldürdü," diyor. S:94
Edebiyat & Roman
Büyük BalıkDaniel Wallace · Yapı Kredi Yayınları · 2011619 okunma
8/10
·272 syf.··
2026 38. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 13:19
Merhaba kitap severler Size gerilim türü bir kitapla geldim Ben bu tür okumayı çok sevdim Kilitli Kapı Freida Mcfadden 272 sayfa 10/8.5 Kahramanımız Nora, işiniz uzmanı bir genel cerrahtır. Sıradan bir hayatı vardır ama hayatını kimseyi alamaz, evlenip çocuk sahibi olma fikri onun için korkunçtur. Bir gün barda, eski bir hastasını görür ve onun tacizine maruz kalır. Olaylarımız ondan sonra başlar, belli bir fiziki özelliğe sahip kadınlar öldürür ve kurbanların elleri kesilmiş şekilde bulunur. Bu kurbanlar Nora nin bir şekilde hastasıdır. Bu insanlara 26 yıl öncesinden birini anımsatır 'Eli Becerikli' diye anılan bir seri katili hatırlatır. Bu katil Nora için unutmak istediği ama unutamadığı biridir. 26 yıldır görmediği babası.... Bütün oklar Nora yı işaret ederken, gerçek katil kimdir? Nora gerçekten bunu yapmış midir? Yoksa hiç bir suçu yok mudur? Alıntılar Babam her zaman, yanlış bir şey yapacaksan en azından kimsenin seni görmesine izin vermeyecek kadar akıllı ol der. Son on yıldır beni aklından çıkaramadığını söyleyen adam geçmişimi anlamıyorsa dünyanın geri kalanı nasıl tepki verirdi. Şeytanla konuşmaktan iyi bir şey çıkmaz. Bu imkansızdı. Onu böyle bir şey yapamayacağını bilecek kadar iyi tanıyordum.
1000Kitap
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,609 okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2026 4. kitabı
Duygusal yönü çok baskın, okurken onu hissediyorsun; zaten Gospodinov’un babasının kanser sürecini ve onun ardından tuttuğu yası anlattığı bu kitap, aslında "Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." cümlesiyle özetlenebilecek acayip içten bir anı-roman. Hayatını toprağa adamış sessiz, emekçi bir babanın adım adım soluşunu izlerken, bir yandan da "Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi gittiğinde gerçekten büyümüş mü oluyoruz?" sorusuyla baş başa kalıyorsun. Ağdalı edebiyat yapmadan, sanki karşılıklı dertleşiyormuş gibi çok sakin ama insanı derinden yakalayan, şefkatli ve hüzünlü bir kitaptı.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma
Kendine Ait Bir Oda
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Yazar İngiltere ve dünya tarihi boyunca kadınlar hakkında derlediği araştırma yazısına kendi duygu ve yorumlarını katarak muhteşem tesbitlerde bulunmuş bence.O kadar çok etkilendim ki aklıma bir kadın olarak kendi yaşantımdan kesitler geldi.Mesela bir ehliyet almak için çalışma hayatımda taaaa 35'li yıllarımda almıştım.Oysaki benden bir yıl küçük olan erkek kardeşim 18 yaşını bitirir bitirmez babam hemen ona ehliyet almıştı.Düşünün ben neredeyse 17 yıl sonra kendi çabamla almak zorunda kalmıştım...Öyle olunca da hiç bir zaman iyi bir sürücü olabilmek için yeterli deneyimim olmadı.Ben kitaptan çok etkilendim, okunması gereken iyi bir kitaptı bence.
Hayata Dair
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Kapra Yayıncılık · 202048,1bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 72. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 12:27
"Babam kırk üç yaşında öldü, ben on beş yaşındaydım. Bugün ondan daha yaşlıyım." alıntısıyla başlamak istedim neredeyse kitabımızın son cümlesi. Bu cümle bile bize bir çok şeyi anlatıyor aslında... Ruhları ve hisleri öldürmenin cezası hapis olsa gökyüzü göremeyecek insanlar var( Yazarımız otobiyografik bir eser sunuyor bize... Ebeveyn sevgisi görmediyseniz aile yaralarınız varsa muhtemelen kitap bunu kanatabilir ya da deşebilir. Kitap el iyisi babanın çocukları ve eşi üzerindeki etkisini okuyoruz. Yazarımızın babası alkolik bir doktor . Alkolik olduğu için sağlıklı bir karakter ortaya çıkmıyor. Aslında basit gibi görünen durumların bir çocuğun hayatında nelere sebep olabilecegini görüyoruz. Anne iyi bir figür ancak yalnız başına yeterli olmuyor. Alkolik doktorumuz aynı zamanda babamız herkese ücretsiz yardım ederken herkese koşarken kendi ailesine hiç yetişememiş. Bu da çocuğun karakter gelişimini bambaşka etkilemiş. Karakter farkını yazarın diğer kitaplarını okuduğumuzda çok daha net hissedebiliriz. Galiba yazarımız hayatta yaşadığı travmaları alaya alarak ya da kara mizah yaparak atlatmaya çalışmış bu da travma baş etme yöntemlerinden biridir. Çok üzüldüm herkes ebeveyn olmamalı sözünü kitapta iliklerimize kadar hissediyoruz. Doktor olmanız ya da okumuş olmanız iyi bir ebeveyn olacağınız anlamına gelmiyor. Derslerde başarılı olabılirler ama ebeveynlikten hayli sınıfta kalıyor. “Şimdi büyüdüm, yaşamın zor olduğunu biliyorum ve hayatı daha dayanılır kılmak için "kötü" yollara başvuran kimi daha hassas insanlara kızmamak gerektiğini de.”
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
10/10
·288 syf.·
2026 116. kitabı
Freud “Uygarlığın Huzursuzluğu” isimli eserinde aile yapısından bahseder. Ona göre küçük oğlan babasını öldürmek ve annesi ile evlenmek gizli dileğini yenmek zorundadır. Ancak bu şekilde baba tasarımını içine alır, böylece üst benliği kurulmuş olur ve sonunda normal bir olgunluk ve erişkinliğe ulaşabilir. Çünkü “Baba, oğul için ilk tanrı, ilk rahip, ilk modeldir.” Eksiklerle ve bir sürü yitikle geldiğimiz dünyada varlığımızı sürdürmek hiç kolay değildir. Bize bakım verenlerin insafına kalmış bir büyüme sürecimiz var. Kendi ayaklarımız üzerinde durmak için uzun yıllara ihtiyaç duyarız. Bu süreç uzun olduğu kadar iç ve dış etkilerin kasıp kavurduğu bir dönemdir. Çocuklukta her şey büyük yaşanır. Sevgi, öfke, hüzün hepsi çok büyük yaşanır. Gerçekte olanın dışında yaşanır. Yarım yamalak tam gelişmemiş algı sistemimiz nedeniyle sanrılı yaşanır. Gerçekten kopuktur. Bu süreç içinde oluşturduğumuz kişilikler zamanla değişir. Çocukken tanrılaştırdığımız babamız ölürken bir yüktür. Ya da ergenken isteklerimize ket vuran zalimdir. Bu noktada çoğu ailede anne ise tapılası kutsal bir figür olur. Kitap bir aile öyküsü üzerinden sorguluyor varolmanın dayanılmaz hafifliğini. Vazgeçilmez ağırlığını, doğarken bileğimize boynumuza takılan pranganın demirini çeliğini. Asla geride bırakamayacağımız sancılarımız var. Bu sancıların bir kısmı doğumsal. Bunlarla doğarız. Bedensel olarak kusurlu veya eksik olmak bir yana aile yadigarı genlerimiz de peşimizi bırakmaz bizim. Aslında temel ihtiyaçlara ek en önemli isteğimiz sebgi ve anlayıştır. Ve tabii ki taktir görmek. Babasının ölümünün üzerinden fazla bir zaman geçmemiş bir bağımlının bir kaybedenin öyküsü. Elbette yalanlar başat bir keski gibi yontmuş hayatını şurasını burasını kahramanımızın. Ortaya çıkan şeyden ne aile ne baba ne de kendisi
Babam Hakkında Bir YalanJohn Burnside · Sel Yayıncılık · 20263 okunma
Reklam
Reklam