-anne ilk aşkın babam dı demi +kaan -efendim anne +evet kızım baban dı
Yaşama ihtimali
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam... Yılmaz Erdoğan Sekiz yaşında gurbeti tatmış on yedi yaşında gurbeti özlemiş olarak var oldum… Yitik çocukluk gölgesinde büyüttüm şiirlerimi. Çok hata yaptım ve çok af diledim. Sonunda vardığımı yer yine yol oldu. Güzel bir rüyaydı İstanbul. Selam ederim…
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
annem ve babam bir haftalığına yurt dışına çıktılar. yalnız kalmayalım diye anneannem ile dedem bizde kalmaya geldi. ve anneanneme her bakışımda aklıma babaannem geliyor. anneannemle babaannem kardeşlerdi, haliyle benziyorlardı. içimde öyle bir ağlama isteği var ki, ne yapacağımı bilmiyorum. ben daha önce bu kadar yakınımdan olan bir ölüme şahit olmadım ki hiç. 4 ay oldu ama galiba hâlâ yokluğuna alışamadım. onu en son görüşümde enfeksiyon riskinden dolayı sarılıp öpememiştim. sadece iğnelerden dolayı ağrıyan ellerine masaj yapmıştım. şimdi ise toprağını öpüyorum. onu çok özlüyorum. kavgalarımızı, sarılmalarımızı çok özledim. ve ona son kez doya doya sarılmayı çok isterdim :')

nida

@elmalikubi
·
babaannemi dün kaybettik. "zaten yetimdik, şimdi de öksüz kaldık annem" bağırışlarını duyuyorum dışarıdan. o kadar beklenmedik ki ölümü. birazdan uğurlanacak ama onu çok özlüyorum. Biz Allah'a aidiz - إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ (ve kuşkusuz O'na döneceğiz
Dünyam sensiz dönmedi kimse halimi sormadı derindir kanar yaram sen rahat uyu babam
Duygu ve Düşünce
Mardin ulu cami ve ilk yaratılış Sev derse yüreğin,direnme boşa Sürme yazık onu,yola yokuşa İstemedin diye,gelmez mi başa Yakalar aşk seni,soluk soluğa. YAKAMOZ ŞİİRLER SEV DİYORSA Irvin David Yalom sevgiden ve yüreğin direnişinden sevgi ile hüküm süren bir beylik kurmuşlardı bu beylik yokuşu düz eder diyarbakırda mardinde urfada eserlerini seyretmeye gelen torunları doğunun en ücra şehirlerinden ayrılırken aşk ile soluk soluğa kalırlardı 1186 yılında Mardin beyi Yavlak arslan Mardin Ulu Camiyi yaptırırken ilk taşı kendi eli ile dikerek Allahın kullarına lütfu ile muamele edici olduğunu söylüyor Mardin halkına ey peygamber izini takip edip onun sünnetine uyanlar iyi bilinki Resulullahın en sevdiği ibadet az ve devamlı olanıdır iyi bir müslüman komşusuna hürmet eder Yavlak arslanın oğlu o gün Mardinde ilk ezanı okuyacaktı ben Resullullah yolunun hizmetkârıyım der gibiydi Mardin halkı o gün gerçek bir ses ile doğruluyor Allahu Ekber sesi her namaz ve ezan vaktinde insanları cihat ve kıyama çağırıyordu yavlak arslan bey ilgazi evladım benden sonra bu insanlara ne ile hükmedeceksin diyince efendi babam onlara gerçek ile yaratılışın özüne çağıran Kerim olan Kuraan hükmedeceğim dedi ve 1186 yılında Allahu Ekber sesi ile insanları ilahi aşkın ilahi soluğuna miracın zirvesi olan namaza çağıran Mardin Ulu Cami yıllara direnen taş işçiliği ile insanların yükünü hafifleştiriyor bizi ilk yaratılışa çağırıyor
Din
Annem Gözlerinde hayatı taşır Göz yaşından akıtır İnsanlığı İnsanlığı aşırır, yükseltir Yaratılmak neymiş Ne imiş yaratkan olmak Taşları yarmak Tarlalara vardırmak Şefkat çeşmesinden bir bahar yeşertmek Ruhunu da akıtarak Kaderi gibi nasırlı ellerinden. Babam Tek testiyle yaşamayı benlik saymıştı kendine Ben demek testi demek derdi İnsan demek testiyle kıyaslanmaktı babam için Testisi çok olanın Her hayalini Dünya karışlardı Kırılmaya mahkum Ve yırtlaç bir son beklerdi Toprak altı kadar genişdi çünkü Çünkü testi belliydi İçiyle, dışıyla belli Dünyaya sığan ve kırılacak olan sonunda Sanki kefeni dünyada giydiren Hayalleri dünya için küçülten Kırılan, bir emeldi testi
Şiir