Zamanın Vicdanında Yaşamak
Puan vermedi·400 syf.··
2026 24. kitabı
Zaman Zaman İçinde, bir yönetmenin notlarından çok daha fazlasıdır; sanatın, yalnızlığın, inancın ve insan olmanın bedeline dair derin bir varoluş günlüğüdür. Tarkovsky bu metinlerde yalnızca sinema üzerine düşünmez; zamanı, hafızayı ve insan ruhunu anlamaya çalışır. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, Tarkovsky'nin modern dünyanın hızına karşı geliştirdiği sessiz direniş oldu. Ona göre insan, teknolojiyle güçlenirken anlamla bağını yitirmektedir. Bu nedenle günlükler boyunca tekrar eden mesele aslında sinema değil; insanın ruhunu koruma mücadelesidir. Felsefi açıdan eser, fenomenoloji ve varoluşçulukla güçlü bağlar kurar. Tarkovsky'nin zaman anlayışı, nesnel saat zamanından çok yaşanmış zamana dayanır. Bu yönüyle metinlerde Martin Heidegger'in varlık düşüncesinin, Henri Bergson'un süre kavramının ve hatta Søren Kierkegaard'ın içsel hakikat anlayışının izleri hissedilir. İnsan, ancak kendi yalnızlığıyla yüzleşebildiği ölçüde hakikate yaklaşabilir. Tarkovsky'nin günlükleri aynı zamanda sanatçı ile toplum arasındaki gerilimin de kaydıdır. Sansür, sürgün, anlaşılmama korkusu ve yaratma sancısı satır aralarında sürekli dolaşır. Ancak yazar hiçbir zaman kolay bir iyimserliğe sığınmaz. Aksine, acıyı insan olmanın ayrılmaz bir parçası olarak kabul eder. Çünkü ona göre sanatın görevi insanı eğlendirmek değil, vicdanını uyandırmaktır. Kitabı bitirdiğimde geriye kalan duygu hayranlıktan çok bir sorgulamaydı: Modern insan gerçekten yaşıyor mu, yoksa yalnızca tüketip hızla ilerlediğini mi sanıyor? Tarkovsky'nin metinleri bu soruyu doğrudan sormaz; fakat her sayfada hissettirir. Zaman Zaman İçinde, sinemayla ilgilenenler kadar felsefe, psikoloji ve insan ruhunun derinlikleriyle ilgilenen okurlar için de benzersiz bir metin. Bu kitap bana göre bir yönetmenin günlüğünden çok,
Sinema/Felsefe
Zaman Zaman İçindeAndrey Tarkovski · Agora Kitaplığı · 2011397 okunma
Eski bir dost.
7/10
·430 syf.··
2026 64. kitabı
Bu seriyle tanışmam 2010’da bir sahafta oldu. Ve Morganville benim için sadece bir hikâye değil, yıllara yayılan bir yolculuk. İlk 10 kitabı büyük bir keyifle okudum. Karakterler arasındaki bağlar, güven ve ilişkilerin ince ince işlenmesi serinin en güçlü tarafıydı. Ancak bir önceki kitapta yazar bu bağları bilinçli olarak sarsmıştı. İlişkiler hırpalanmış, güven kırılmıştı. Ve sanırım bu kırılma bende beklediğinden daha büyük bir etki bıraktı. Bu kitaba yıllar sonra döndüm… Ve burada kendime bir eleştiri yapmam gerekiyor: Bu kadar uzun ara vermemeliydim. Hikâyeden tamamen kopmadım ama o eski duygusal bağın gücünü aynı şekilde hissedemedim. Karakterlere olan güvenim zedelendiği için, yaşanan duygular bana eskisi kadar kolay geçmedi. Bu kitabı sevmedim diyemem. Ama bana eskiden hissettirdiklerini aynı yoğunlukta hissettiremedi. Bunun sebebinin hikâyeden çok, zaman ve benim değişimim olduğunu düşünüyorum. Çünkü yazarın kurduğu dünya ve karakter bağları hâlâ güçlü. Rachel Caine’in zekâsına ve kurduğu yapıya hayranım. Ve bu serinin en önemli özelliği şu: Ara vermeden okunmalı. Çünkü bu hikâyede bağlar her şey. Ve o bağı kaybettiğinde, hikâyenin etkisi de biraz eksiliyor. Ayrıca… Yazar aramızda olmasa da, bize böyle bir seri bırakmış olması büyük bir şans. Bunun için kendisine gerçekten minnettarım.
Kara ŞafakRachel Caine · Artemis Yayınları · 201469 okunma
Reklam
Puan vermedi·182 syf.··
2022 18. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2022 09:30
Duygusal Zeka ve Mutluluk", modern hayatın koşturmacası içinde kendi hislerini anlamakta zorlanan, ilişkilerinde daha derin bağlar kurmak isteyen ve kalıcı iç huzuru arayan herkes için başucu niteliğinde, zihin açıcı bir rehberdir.
Duygusal Zeka ve MutlulukBrigitte Culhan · E Yayınları · 202036 okunma
Herman Melville - Moby Dick
Puan vermedi·640 syf.··
2026 17. kitabı
Aslında esere bir romandan ziyade o dönemin balina tanıtım kitabı desem daha yerinde olurdu. Balinaların tarihinin, biyolojik özelliklerinin ve çeşitlerinin ele alındığı kısımların yanında hikayenin kendisi hem sönük hem hacimsiz kalmıştır. Eser balinalarla ilgili İncil ve Kur'an'dan çeşitli kişisel eserlere varan birçok alıntıyla başlar. Anlatıcı eserin baş kahramanı Ishmael'dir. Tam bir klasik özelliği olarak esere hacim yapsın diye tasvir ve tarifler uzun tutulur ancak bunu çok da sıkıcı bir şekilde yapmaz. Denizler ve denizcilikle ilgili döneminin bilinen neredeyse tüm özelliklerini vermiştir diyebilirim. Hâttâ o dönemde çeşitli yanlış balina tasvirleri gerçekmiş gibi kabul gördüğünden dolayı dönemde yaşayıp hiç balina görmeyenler için detaylı bir balina tasviri de yapar. Balinalarla ilgili bir olay geçtiğinde o duruma uygun verilebilecek bir bilgi varsa o dönemki bilgisiyle alıntı yaparak sanki bir dipnot gibi araya sıkıştırır hatta balinanın içini bile tasvir eder. Aslında bunu yaparken balinaları, özellikle de ispermeçet balinasını oldukça över. Eserin yazarı Melville iyi bir Hristiyan'dır, Yunus peygamberin kıssasından bahsederken bunu kendince bilimsel dayanaklara dayandırmaya çalışır ve inanmayanları kınar. Bir kısımda denizciler mürekkep balığı görür ve içlerinden biri "Mürekkep balığı varsa balina da vardır." der. Araştırıldığında bu balinanın temel besin kaynağının mürekkep balığı olduğu görülür yani verdiği bilgiler gerçekten tutarlıdır. Eser aralarında İstanbul'dan, fesli Türk denizcilerden, Osmanlı'dan Tarsuslu Aziz Pavlus'tan, Tatarlardan, Timur'dan bahsedilmesi böylesine meşhur bir klasik olması açısından beni mutlu etti. Davy Jones'tan da bahsedilir. Davy Jones ölen denizcilerin bekçisi ve denizlerin şeytani efendisi olarak adlandırılan mitolojik
Moby DickHerman Melville · Zeplin Kitap · 20207,3bin okunma
Rüyalar Anlatılmaz
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
Küçükken benimde sıkça duyduğum, iyiyse nazar değer şayet kötü ise dillendirmek, anlatmak başa getirir diye rüyalar anlatılmazdı. Bu kitapta da anlatmamanın nelere yol açtığını okuyoruz. Aynı evde yaşayan bir anne bir kız iki erkek olmak üzere üç çocuğun anlatmadığı daha doğrusu içinde saklarsa hep saklı kalacağını sandığı sırları okudum. Aynı evin içinde sözde bir aile her biri diğerlerinin müttefik olup dışlananın kendisi olduğunu sandığı bir ailede büyüme çabası içinde. Biri anlatsa derdini bir ötekine yükler hafifleyip, bağlar güçlenecek. Ama anlatılmaz bu evde hiç bir şey belki birisi azıcık nefes alır diye. Hikaye Eyüp isimli karakterin sevgili eşi Pilar'ı bir anda Brezilya'da bırakıp İstanbul'a seyehati ile başlıyor. Pilar terk edilme korkusuyla başa çıkmaya çalışırken Eyüp'ün rüya defterini yanına alıp kendini bir anda istanbul uçağında buluyor. Eyüp'ün yıllardır görüşmediği ailesiyle tanışıp onu aramaya koyuluyor. (Spoilersız en fazla bu kadar anlatabilirim sanırım :)) Eksik kısımlar vardı bana göre mesela annenin ağzından yazılmış en azından bir bölüm okumak isterdim. Eyüp'ün yüzleşme kısmını okumak isterdim. Bunların dışında çok güzel bir kitaptı aynı zamanda üzücü. Ancak daha can sıkıcı olan kısım kitaptaki olayların her hangi bir yerde bir zamanlar yaşanmış olduğu ki maalesef günümüzde de yaşayan hiç istemediği durumlara maruz kalan insanlar oluyor. Temennim bireyin kendisinden başlayarak zamanla toplumu düzeltme çabası ama şartlar Dünya; Nermin Yıldırım Rüyalar Anlatılmaz Nur
Rüyalar AnlatılmazNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20254,393 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 2. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 18:54
Sözcüklerin İzinde Bir Kültür Yolculuğu ​Prof. Dr. Hatice Şirin’in Sözcük Hikâyeleri, dili sadece bir iletişim aracı olarak değil, yaşayan bir kültür hazinesi olarak ele alan muazzam bir çalışma. Eser, günlük hayatta farkına varmadan kullandığımız kelimelerin köklerine ve tarihsel serüvenlerine ışık tutarak okuyucuya büyüleyici bir keşif alanı sunuyor. Kitap, bilimsel derinliğini kaybetmeden genel okura hitap edebilen, son derece duru ve sürükleyici bir dille kaleme alınmış. ​ Kelimelerin ardındaki toplumsal hafızayı açığa çıkaran eserde, özellikle maydanoz, bilezik, öfke ve bacak gibi gündelik sözcüklerin köken hikâyeleri kitabın en çarpıcı yönlerini oluşturuyor. Bu tanıdık kelimelerin arkasından çıkan derin tarihsel ve kültürel bağlar, okuyucuda hayranlık uyandırırken dilde hiçbir sözcüğün tesadüfen var olmadığını bir kez daha kanıtlıyor. ​ Kelimelerin gizli dünyasına merak duyan ve dilin derinliklerinde keyifli bir yolculuğa çıkmak isteyen herkesin kütüphanesinde baş köşeyi hak eden, başucu niteliğinde bir eser.
Sözcük HikayeleriHatice Şirin · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 2019342 okunma
Reklam
Reklam