Puan vermedi·264 syf.·
2026 19. kitabı
Kitabın çıkış noktası 1968 Prag Baharı ve sonrasında yaşananlar olsa da anlattıkları yalnızca belli bir döneme ya da ülkeye ait değil Kundera bu romanda hafıza, unutma ve iktidar arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Kitapta “unutuş” iktidarın bilinçli bir silahıdır. İnsanlar geçmişlerini unuttukça direnme güçlerini ve ahlaki pusulalarını kaybederler. Acıları, baskıları, yaşanmışlıkları hatırlamak bir “direniştir” Kitaptaki bir diğer tema ise “gülüş” İki türlü gülüş vardır. Gülmek salt coşkun bir gülüş değil alaycı bir gülüştür bazen. Bu alaycı gülüş otoriteyi küçültmenin ve kutsallığı bozmanın da yolu. Bu iki farklı gülüş halini melek ve şeytan hikayesi üzerinden anlatıyor yazar. Bence oldukça vurucuydu Kitabı okurken aklıma Calvino’bun görünmez kentleri geldi. Kentler, sakinlerinin geçmişini kayıplarını ve anılarını içinde barındıran bir depo gibidir. İnsnalar anılarını yitirdikçe kentlerini de unutur. Bir kenti anlamak bugünü görmekle değil geçmişin izlerini okumakla mümkündür. Şimdi tüm dünyada “belleği olmayan” kentler oluşturuluyor. Sürekli yeni bir bilgiyle karşılaşırken, geçmişimizi ve yaşadıklarımızı hızla geride bırakmaya çalışırken bir tür belleksizleşme yaşamıyor muyuz? Dediğim gibi bu kitap yalnızca bir dönemin politik atmosferini değil, hafızanın insan ve toplum için neden bu kadar önemli olduğunu anlatıyor. Okuduktan sonra uzun süre düşündüren kitaplardan biri. Kitap tavsiyedir efendim.
Gülüşün ve Unutuşun KitabıMilan Kundera · Can Yayınları · 20191,397 okunma
İnce Memed
Puan vermedi·639 syf.··
2026 7. kitabı
Yaşar Kemal'in İnce Memed serisi yalnızca bir eşkıyalık hikâyesi değil, Çukurova'nın insanını, kültürünü ve yaşam biçimini bütün yönleriyle anlatan büyük bir halk destanıdır. Eser boyunca insanların hainliği, açgözlülüğü, zulmü ve çaresizliği kadar merhameti, dayanışması ve umudu da güçlü bir şekilde işlenir. Serinin en dikkat çekici yönlerinden biri Çukurova'nın olağanüstü canlılıkla betimlenmesidir. Yaşar Kemal sürekli doğayı, insanları ve yaşamı anlatmasına rağmen okuru tekrar hissine düşürmez. Çukurova adeta romanın bir mekânı olmaktan çıkar, yaşayan bir karaktere dönüşür. Bu yönüyle eser yalnızca insanların değil, bir coğrafyanın da hikâyesini anlatır. Romanda iyilik ve kötülük keskin çizgilerle değil, farklı insan tipleri üzerinden gösterilir. Süleyman Ağa ve Osman Ağa gibi yiğit karakterlerin yanında Ali Safa, Abdi Ağa ve Hamza gibi zalim kişiler de yer alır. Böylece dönemin toplumsal yapısı ve insan ilişkileri bütün gerçekliğiyle ortaya konur. Yaşar Kemal, insanı yalnızca iyi ya da kötü olarak göstermemiş, onu bütün çelişkileriyle anlatmıştır. Eserde dikkat çeken bir başka unsur, insanların yaşanan olayları zamanla nasıl büyütüp efsaneleştirdiğinin gösterilmesidir. Karakterlerin hayatında hemen her olay bir türküye, ağıda ya da destana dönüşür. Abartılar, övgüler ve yermeler halkın hafızasında yeni hikâyeler yaratır. Bu durum, sözlü kültürün toplum üzerindeki etkisini ve destanların nasıl oluştuğunu anlamak açısından önemlidir. İnce Memed'i efsaneleştiren şey yalnızca onun cesareti değildir. Onu "İnce Memed" yapan, çevresindeki insanların desteği, merhameti ve dayanışmasıdır. Eserde sıkça hissedildiği gibi, tek başına taştan duvar olmaz. Memed'in yanında duran insanlar, ona yardım edenler ve onu koruyanlar bu destanın oluşmasında en az kendisi kadar etkilidir.
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaralı Şövalye
6/10
·416 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:22
Herkese Merhaba, İlk önce seriye devam etmek isteyenler için yorumunun son paragrafımına bakmalarını rica ederim, 3. Ve 4. Kitap için bir kaç bilgi bırakacağım, benim gibi takılanlar varsa boşuna paralarını harcamasınlar... Beğenmedim, büyük bir hayal kırıklığı olan bir kitap oldu. Aslında şöyke kız karakteri sevdim ve son dakika yazmış yazar herşeyi gizemli olayı bağlama olayı sevdim ondan 6 puan verdim... yoksa gidişattır erkek karakterdir fılan direk 3 puanlık bir kitaptır hatta daha da düşük olabilirdi. SPOİLER OLUCAKTIR... İlk kitapta katili öğrenememiştik ve bizi merakta bırakan bır sonla bitmişti.. bu kitabın karakterleri olan Isaiah ve Genevieve kaçırılma olayında sonra bir anda evlenmeye karar vermişlerdi filan… kitapta tam o sahneden başlıyor… Baya merak ettiğim bir kitaptı, işte katilde bulunmadı fılan bu ikisi neden evlendiler filan diye.. ama ne oldu kitabın kitabın son 100 sayfasına kadar hiç bir şey öğrenemedik… Şöyle ilk 250 sayfa ikisi aynı eve çıktılar fılan normal hayat rutinlerini- birbirlerine alışma süreçlerini fılan okuduk, ne bunları kaçıranla ilgili bir şeyler ne aralarında bir etkıleşim sacma sapan iç konuşmalarını okuduk.. aşırı sıkıldım yani okurken, bu yazarında gerekszi detay verme olayıda oldu… Şimdi gelelim benim sinir olduğum yere; kız karakter daha daha daha iyisi hakedıyor , bu sümsük İsaiah ne işi vardı yaaa, adam resmen mal katıksız mal ve midesizin önde gideydi… neden mi? Şöyle bu şimdi 3 yıl hapiste yatmış neden olduğunu bilmıyorduk,, öğrendik içerde daha cok kalsaydı daha iyi… şimdi kısaca olayı anlatayım; Bunun bir abisi Kiane (bu adamın başka seride kitabu varmış) işte bu tek gecelik bir ilişki yaşar bir kızla, sonra ayrılırlar… kız 6 ay sonra geri gelir ve hamile kalmış fılan, kaine tabiki kabul etmış hemen ama kızla
Romantizm
Yaralı ŞövalyeDevney Perry · Ren Kitap · 20265 okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "BABAMDAN KALAN CÜSSELİ POŞETLER ODASI" //ALINTILAR #Issız bir adaya düşsem Kendimi yanıma almam Palmiye ağaçları saf güneş falanmidemi yakıyor Aramızda sekiz yüz yetmiş yedi kilometre var Şiir yılıyla ölçsem Bir dakika uzağımdasın... #Cama yansıyan buğularla kaybedeceğiz parmak izlerimizi, Boyun otopsinde bulunacak dudaklarım... #İnsan doğduğunda değil, rahme düştüğünde başlar zamana yenilmeye... #Sizin poşetlerinizi babanız aldı Benim poşetim babamdan kaldı... #Düğün salonlarında çalan son müziktim Ve boş sandalyelere oluyordu konserim... #Saçlarının kuşları var Herkes de sanıyor Sana özel esiyor rüzgar... #Kadında boy veren her erkek boğulur #Çok düğümlü bir ipim,uçurum manzaralı... # Senin sayende kalp reytingim, nabzımın tavanlarında... #Kaç tur attırdı acaba kainata gülüşün... (Şu cümlenin ağırlığını hangi sevda kaldırabilir azizim...) #Soydum yara kabuklarımı, Attım poşete Kollarım parıldıyor güneşte, Sizin rengarenk neşeleriniz vardı Ve sormadınız poşetinde ne var? Neden böyle çok yıpranmış diye... (Sonra hayatından insan çıkarınca sen suçlu oluyorsun. Hatrımı sormadan halimden anlamayan, nasıl elimdeki poşet kadar değerli olsun vesselam. ) //KİTAP HAKKINDA
Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler OdasıUmut Göksal · Tün Kitap · 20263 okunma
Sığınak değil bir uyanış kitabı..
Puan vermedi·104 syf.··
2026 79. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:50
Bizler acılarımızı gizlemeye / kırıklarımızı estetik ameliyatlarla / sahte gülüşlerle örtmeye alışmışız../ hesse ise kesilmiş bir ağacın gövdesine bakmamızı söyler.../ O halkalarda fırtınalar / hastalıklar, kuraklıklar / yani ağacın tüm yenilgileri ve zaferleri apaçık yazılı hale getiriyor / ağaç yarasıyla gurur duyar /, onu güneşe doğru çıplak bırakır... / Fırtına koptuğunda ağaç rüzgara lanet okumaz /Kış geldiğinde yapraklarını kaybetti diye yas tutmaz.../çıplak kalmanın asaletine inanır / çünkü baharın o köklerde gizli olan sarsılmaz sözünü bilir../ İnsan ise ilk fırtınada yıkılır / ilk kayıpta yok olacağını sanır.../ hesse bize doğanın o zamansız /sabırlı ritmini hatırlatarak içimizdeki o çocukça aceleciliği / o bitmek bilmeyen kaygıyı yerle bir ediyor...
AğaçlarHermann Hesse · Kolektif Kitap · 20195,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 87. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 23:19
Serendipçe (bu kelimeyi seviyorum) bulduğum bir kitap daha. Bulduğum diyorum çünkü ne yazar ne kitap hakkında hiçbir fikrimin olmadığı rastlantılar benim için bir buluş niteliğinde. Bu bir avazlık kitap, bir yolculuk hikâyesi…. Hem gerçek hem metaforik olarak. Neredeyse tamamının erkek olduğu bir gruptaki baş karakter kadının bu yolculukta uğradığı cinsel saldırıdan sonra yaşadığı içsel yolculuğu okuyoruz. Bu noktada yazacağım her kelime kitabın güzergâhını açık eden spoiler olur ki okuyucunun hakkına girmek istemem. Lâkin şunları söyleyebilirim. Karşılaşmalar, önyargılar, kibir, anlayışsızlıklar, paylaşılanlar, an’lar, anılar, benlik, hakikat çerçevesinde anlatısı cılız, üslubu şiirsel bir buluş ve kayboluş hikâyesi. Tahammülfersa sıcaklığa karışan envai türlü baharat, tütsü ve yasemin kokusuyla buhurdanlıklar, cembiyeler, rengahenk kumaşlara sarılmış masalsı bir doku… Düşün içinde bir düş… Anafikri : “İşittiğimiz her şey bir görüştür, gerçek değil. Gördüğümüz her şey bir perspektiftir, hakikat değil.” / Marcus Aurelius Ana fikrin baba fikri : Hiç kimse tesadüfen hayatımıza girmez. Kimi ders olmak için gelir, öğretir ve sessizce gider. Kimi ayna olur en derin yaraları, görülmeyen güzellikleri gösterir. Kimi ezâ kimi şifâdır. Kimi tebessüm olur kimi gözyaşı Kimi de kırar ki kırıldığın yerden çiçek de açabil diye Adenli Adam Clara Janés
Adenli AdamClara Janés · Everest Yayınları · 202324 okunma