"İYİLİKLE KÖTÜLÜK BİR OLMAZ"
7/10
·378 syf.··
Beğendi
·
2025 152. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 00:00
"Yardım etmez üzere uzandığımız her el, kendi elimizdir." Nurullah Genç’in kaleminden dökülen "Yollar Dönüşe Gider", sadece bir roman değil; bir ruhun, bir neslin ve bir vatanın en zorlu imtihanlardan geçerek kendini yeniden bulma hikâyesidir. Kendi okuma serüvenimden yola çıkarak, bu eserin bendeki yankılarını ve kalbime dokunan o derin izleri sizlerle paylaşmak istiyorum. "İyilikle Kötülük Bir Olmaz": Gönül Fethetmenin Kimyası: Kitabın derinliklerine indiğinizde, "İyilikle kötülük bir olmaz" düsturunun karakterlerin ruhuna nasıl işlediğini görüyorsunuz. Başkahramanımız Bekir, henüz on sekizinde bir civan olmasına rağmen, birinin burnu kanasa yardıma koşan, darda kalana yüreği burkulan bir merhamet abidesidir. Kitapta da vurgulandığı gibi, kötülüğü en güzel şekilde önlemek, düşmanı candan bir dosta dönüştürebilir. Bekir’in hikâyesi, bize uzattığımız her elin aslında kendi elimiz olduğunu ve iyiliğin, en karanlık savaş meydanlarında bile bir kandil gibi parlayabileceğini hatırlatıyor. "Zorlukla Beraber Gelen Kolaylık": İnşirahın Gölgesinde Bir Direniş Erzurum’un mütevazı ama huzurlu köyü Pinaduz’da başlayan bu destan, Rus işgali ve esaretin soğuk nefesiyle bir kâbusa dönüşür. Ancak bu eserin ruhu, tam da o meşhur ayetin tesellisiyle yoğrulmuştur: "Elbette zorlukla beraber şüphesiz bir kolaylık vardır". Bekir, Rusların esaretinde açlığı, işkenceyi ve ölümü iliklerine kadar hissederken, imanı onun en büyük sığınağı olur. Bu kitap, en ağır travmaların içinde bile Allah’a sığınmanın, o "zorluğun içindeki gizli kapıyı" nasıl araladığını muazzam bir duygu seliyle anlatıyor. Bir "Dönüş" Destanı: Hasretin ve İmanın Zaferi Nurullah Genç’in dedesinin gerçek yaşam öyküsünden esinlenerek yazdığı bu eser, imkânsız bir aşkın ve bitmek bilmeyen bir "dönüş" umudunun
Edebiyat
Yollar Dönüşe GiderNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20221,330 okunma
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 121. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Hüseyin Bozdağ kaleminden Gecenin Sabahıydı Hayallerim yorumu ile geldim Mayıs ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 368 sayfalık bir kitap GECENİN SABAHIYDI HAYALLERİM •İkinci kitap Gecenin Sabahıydı Hayallerim ise benim için asıl mucizenin başladığı yer oldu. Sıfır sermayeyle ama parayla satın alınamayacak bir şeyle; yani yıllarca tırnaklarıyla kazıyarak geride bıraktığı o tertemiz itibarla yeniden ayağa kalkma mücadelesi başlıyor Hüseyin Bey için. Dededen kalma o iki gözlü heybeye bütün acı tatlı tecrübeleri koyup Bismillah, nerede kalmıştık? demek her babayiğidin harcı değil, dürüst olalım. Hüseyin Bozdağ bu kitapta, düştüğü o derin kuyudan sadece kendi inancıyla değil, artık yetişkin olan çocuklarının da işin ucundan tutmasıyla nasıl muazzam bir ikinci bahar inşa ettiğini anlatıyor. Parayı kaybetmenin ama onuru, karakteri ve esnaflık ahlakını her şeyin üstünde tutmanın insanı nasıl kurtaracağını görüyorsunuz sayfalarda. Unutma her kışın sonu her zaman bahardır. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Gecenin Sabahıydı HayallerimHüseyin Bozdağ · Az Kitap · 20263 okunma
Reklam
Bazen gerçekten bahar…
8/10
·119 syf.··
2026 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:59
Bazen Bahar, büyük olayların değil, gündelik hayatın içindeki sessiz kırılmaların kitabı. Melisa Kesmez yine en iyi bildiği şeyi yapıyor; sıradan görünen insanların yalnızlıklarını, özlemlerini ve küçük umutlarını büyük cümlelere ihtiyaç duymadan anlatıyor. Öykülerde birbirinden farklı hayatlar var ama hepsini birbirine bağlayan ortak bir his de var: Geçip giden zamana rağmen yeniden başlayabilme ihtimali. Kesmez’in dili her zamanki gibi yalın, şiirsel ve incelikli. Az sözcükle çok şey hissettirmeyi başarıyor. Bazen insanı en çok etkileyen hikâyeler, kendini en sessiz anlatanlardır.
Edebiyat
Bazen BaharMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20195,2bin okunma
8/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 83. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:00
Herkese selamlar Bugun size artik sağır sultanın bile duyduğu askim olan #uyumadanöncetuttuğumdilek serisinin son kitabinin yorumu ile geldim. Son olmasi içimde bir burukluk, tatli bir hüzün yaratti. Kitabi hem hic bitirmek istemedim hem de o mutlu anlarina bir an evvel sahit olmak icin elimden bırakamadım ilk kitaptan itibaren bu seride yaşadığım duygu yoğunluğunu sanirim bir daha bulamayacagim. Oyle cok ama oyle cok sevdim ki Nazike ile Ozan'i tarifim imkansız Onlar benim icin sevginin, umudun, yanlis ve hataların, aşkın en guzel yol göstereni oldu. Son kitap olmasindan mütevellit bolca mutluluk okudum. Zira, Bahar ve Ozan'in bu sona ulaşması kolay olmadi. Dolayisiyla her okudugum sahnelerinde yuzumde güller açtı. Yazarin anlatimi bir degisik, peşinen söyleyeyim. Sonra benim bu anlatimdan dolayi kafam karisti demeyin. Bir sure sonra alışıyorsunuz ve sayfalar su gibi akıyor. Degisik derken de söyle ki; bir karakterin bakis acisiyla, bir ilahi bakis acisiyla, bir geniş zaman kipiyle bir gecmis zaman kipiyle, bölümlerde anlatimi gerçekleştirmişti. Hem betimlemesi vardi hem de cok dogal, bizden kelime ve cümleler ile, tamlamalarla hikayeyi aktarmışti. Benim galiba en sevdigim kismi da bu dogal anlatimi oldu. Sevgili @anitafelipova cok net bir bicimde diger yazarlardan bu anlamda ayristi benim icin. Artık ne yazarsa okurum Bahar'in karakter gelisimi sevgi ve askla muhtesem bir noktaya geldi. Iste benim kızım dedim Ah ama Ozan var ya o Ozaaaaannn EF-SA-NE otesi birsey oldu cikti. Zaten dilbazdi, harika biriydi ama Bahar ile kavustuktan sonra daha fazla nasil muhteşem olunuru gosterdi. Okuyup okuyabileceginiz en iyi ERKEK KARAKTERDIR. Benim icin daha iyisi gelmez. Onun çabası, tutkusu, İç dünyasındaki tum mahalle, en sevdigim oldu. Kitabin can alici kismi ise Ozan'in
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 20268 okunma
《 FRANSIZ TEĞMEN'İN KADINI 》
Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:02
Fransız Teğmen'in Kadını, Victoria döneminde, aşk maskesi altında anlatılan bir ihanet hikâyesidir. Bu esere sadece ihanet hikâyesi de diyemeyiz. Eser, toplum tarafından dışlanan bir kadının bu durumu özgürlüğe dönüştürmesini de anlatır. Sarah'a yapıştırılan "Fransız Teğmen'in Kadını" yaftasını o, bir direnişe dönüştürür ve bu durumu özgürlüğü adına kullanır. Charles'ın bireyselliği penceresinden baktığımızda ise kitap, kimlik bulma ve kişinin bireysel hayatını kurma mücadelesi olarak anlatılır. Victoria dönemi, ikiyüzlülüğün tavan yaptığı bir dönemdir. Toplumsal yapıda katı ahlaki kuralları olan ve bunu biçimlendirdiği sınıflara göre şekillendiren riyakâr bir dönemdir. Yazar bu dönemi, arka planda tüm kılcallarına inmek suretiyle kurgu içinde eriterek anlatır. Victoria toplumu, Sarah'ın Fransız bir teğmene olan aşkını fahişelik olarak nitelendirir. Sarah bunu kabullenir gibi görünerek bu durumu özgürlüğü adına kullanır ve kim olmak istiyorsa o şekilde davranır.Toplum onu etiketleyerek köleleştirdiğini zannederken o, özgürlüğünün kraliçesi olarak yoluna devam eder. Buraya kadar Sarah'ın hakkını verdiysek şimdi biraz da kızmam gerekiyor çünkü Sarah bazı yanlışlar yapıyor. Ne olursa olsun özgürlük yalan söylemek değildir. Bireylerin özgürlüğü başkalarının sınırına dokunana kadar vardır. Yani ben özgürüm istediğimi yaparım diyerek birinin duygularıyla oynamak, yalanla yanlışla birinin hayatından ve zamanından çalmak hırsızlıktır. Bu özgürlük değil, hadsizliktir. Bu mevzu din konusundan çok insanlık ve vicdan ile alakalıdır. İnsanın kendini tanıması, ne istediğini bilmesi ve tanıdığı kadarıyla bunu dürüstçe ifade etmesi çok önemlidir. Bu konuda İbrahim Tenekeci'nin bir cümlesi zihnimde yankılanır, der ki: "Yalan insana mahsustur ama insani değildir." Özgürlük elbette
Roman
Fransız Teğmenin KadınıJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20203,033 okunma
10/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
Merhaba kitap dostlarım. Bir serinin daha sonuna geldim ve son sayfayı çevirdiğim anda içimde hem tarifsiz bir mutluluk hem de tatlı bir hüzün kaldı.Çünkü bazı hikâyeler vardır;okunup rafa kaldırılmaz kalbinizde kendine özel bir yer edinir. Bu seri boyunca karakterlerin sevinçlerine ortak olduk,acılarıyla üzüldük,verdikleri kararlarla bazen kızdık bazen de onları anlamaya çalıştık.Özellikle Ozan ve Bahar'ın sonunda hak ettikleri mutluluğa kavuşmaları beni en çok mutlu eden detaylardan biri oldu. Geçtikleri onca zorluğun ardından yüzlerinin gülmesi,okur olarak bana da huzur verdi. Ozan;sevgisi,sabrı ve fedakârlığıyla yine gönlümde ayrı bir yer edinirken;Nazike(Bahar)ise beni en çok düşündüren karakterlerden biri oldu.Her zaman doğru kararlar vermese de yaşadıklarıyla onu anlamaya çalıştım.Kusurlarıyla gerçek, hatalarıyla insaniydi. Levent ve Lale ise bu hikâyenin benim için en güzel sürprizlerinden biriydi.Aralarındaki uyum, karakter gelişimleri ve birbirlerini bulma şekilleri çok etkileyiciydi.Özellikle Lale'nin geçirdiği değişimi okumak büyük keyif verdi. Ayrıca Selma'nın zarafeti,Meral'in hikâyesi ve diğer karakterlerin yaşadıkları da kitabın duygusal yönünü daha da güçlendirdi. Final kitabında yarım kalan hesaplar kapanırken eksik parçalar da yerini buldu. Geçmişle yüzleşmeler,tamamlanan hikâyeler ve yeni başlangıçlar o kadar güzel işlenmişti ki kitabı elimden bırakmak istemedim.Her bölümde hem meraklandım hem de bu dünyadan ayrılacağım için biraz daha yavaş okumak istedim. Yazarın kalemini en çok sevdiğim nokta ise karakterlerini kusursuz göstermemesi.Her biri hatalarıyla,kırgınlıklarıyla ve mücadeleleriyle gerçek hissettiriyor.Bu yüzden okurken yalnızca bir hikâye okumuyor,onların hayatlarına ortak oluyorsunuz. Seri sona erdi ama geride unutulmayacak
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 20268 okunma
Reklam
Reklam