İnsan Ve Kibir
Bize kalmayacak dünyada sanki herşey bizimmiş gibi davranıyoruz.Acaba herşeyin maliki olan Allahı tanımıyor muyuz da herşeye benim mantığıyla bakıyoruz.Eninde sonunda elindekiler gidecek sen gideceksin ama baki olan sen misin ki bu kadar plan yapıyorsun ey insan...
Din
Havalanıp deli gönül kalma heveste Vurup kanadını kırarlar bir gün Bu can sana baki kalmaz kafeste Toprakta bir çukur yararlar bir gün
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yâr-ı bâkî var iken, Ağyâra bakmak yol mudur? Aziz Mahmud Hüdâyî
Alıntı
Sanatın şahidi ve çekirdeğin aynası
Bir sarayın duvarına asılmış harika bir harita düşün ki o haritanın her bir köşesinde koca bir memleketin yolları nehirleri ve şehirleri milimetrik bir hassasiyetle çizilmiş olsun. Akıl sahibi hiçbir insan o muazzam haritanın kendi kendine oraya çizildiğini veya mürekkebin tesadüfen dökülerek o kusursuz yolları oluşturduğunu iddia edemez zira haritadaki her bir çizgi arkasındaki yüksek bir coğrafya ilmini ve mahir bir ressamın elini ilan eder. İşte aynen bu misal gibi koskoca bir çınar ağacının bütün dalları yaprakları meyveleri ve geleceği tırnak kadar küçük ve kuru bir çekirdeğin içine o muazzam harita gibi sığdırılmıştır. O kuru odun parçası andıran çekirdeğin içinde koca bir ağacın kader programını yazmak ve onu toprağın altında şaşırmadan büyütmek ancak kainatı tek bir nokta gibi gören o sonsuz ilim ve mutlak kudret sahibi olan Allah'ın sanatı olabilir. İnsan kalbi de bu kainat sarayındaki en harika en derin haritadır ve her bir zerre üzerindeki parıltıyla o baki sanatkarın isimlerini yansıtır. Sen aynadaki o geçici ışıklara takılıp kaldığında haritayı sadece bir kağıt parçası sanıp arkasındaki o muazzam mülkün sahibini unutmuş olursun oysa fani olanın solması bakışını o sönmez güneşe çevirmen için kalbine dokunulan şefkatli bir ikazdır. Elif gibi dik durup hakikatin peşine düşen bir ruh kendi acizliğini ve fakirliğini anladığı an bir vav gibi bükülerek o sonsuz rahmetin önünde eğilir ve gerçek hürriyete kavuşur. Dünyayı ve onun içindeki fani mahbubları o baki olanın namına ve birer ilahi sanat eseri olarak sevdiğinde kalbindeki o kırılgan cam parçaları elmas bir hakikate dönüşür ve her bir sevdiğin ebedi birer dost olur. Bismillah diyerek adımladığın bu hayat basamaklarında karşına çıkan her bir darlık ve her bir zorluk aslında o çekirdeğin toprak altında
Eyvah!. Ne yer, ne yar kaldı, Gönlüm dolu âh-u zâr kaldı. Şimdi buradaydı gitti elden, Gitti ebede gelip ezelden. Ben gittim, o hâksar kaldı, Bir gûşede târmâr kaldı; Bâki o enis-i dilden, eyvâh!. Beyrut'ta bir mezar kaldı. Nerde arayım o dilrübâyı?.. Kimden sorayım o bi-nevâyı?.. Bildir bana nerde, nerde Yarab?... Kim attı beni bu derde Yarab?.. Derler ki: "Unut o âşinâyı, Gitti tutarak rehli bekayı... " Sığsın mı hayale bu hakikat? .. Görsün mü gözüm bu mâcerâyı? .. Abdulhak Hamit Tarhan
Şiir
Sanırsın
✨Gemiler geçer limanımdan her gece, Usul usul, dalga dalga vurur sahilime. Sanırsın ki bu kargaşa geçmez, Sanırsın ki baki hayat. Sonralar işte onların sonrası yok. Geldiğim yollar anılarla taşkın, Geçtiğim yıllar benden bihaber. Sanırsın ki bir çırpı, Sanırsın ki hiç yaşanmadı. Çocukluğum dizimde yara, Gençliğim kalbimde. Sanırsın ki hep beyazdı sakalım, Sanırsın ki doğmadım hiç. Gemiler geçer limanımdan her gece, Usul usul, dalga dalga…
Şiir