Rilke küçük ölümü eleştirir ve onun üstesinden gelmeye çalışır. "İnsan" der bir mektubunda, "ölümü sevsin demek istemiyorum, ama yinede hayatı öyle cömertçe, öyle hesap ve seçim yapmadan sevsin ki, düşünmeden, düşünmeden sürekli hayata dahil etsin ölümü (hayatın unutulan diğer yarısını), hayatla birlikte sevsin. Ani bir bilinçlenmeyle ölümü reddeden kişi gitgide yabancı ölüme doğru yaklaşır, çünkü biz onu bir düşman gibi yabancı şeyler içinde tuttuk."
Ancak şöyle der Malte:"Şimdi ayrıntılı bir ölümü sağlayabilecek zenginler bile ihmalci ve aldırmaz olmaya başladılar" ve bunu, kişiye özgü ölümle ilişkilendirir:" Kişiye özgü bir ölüme sahip olma isteği gittikçe azalacak, bir süre sonra kişiye özgü hayat kadar azalacaktır."
Ağaçları düşünüyorum sonra; mesela elma
Sessiz ve çalışkandır, kendi halinde.
Kiraz da öyledir, konuşkandır fakat
Yüz verdiği için mi serçeye...
Alıç ve Ahlat'ın yeri ayrıdır bizde
Gitmemişlerdir çünkü köyden kente...