Bakışlar her şeyi anlatır. Sevgi, özlem, hasret, nefret. Kimisi bunu anlar kimisi görmezden gelir. Ama en çok can yakanı anladıkları halde kendilerince "Ne derdin var bilmiyorum ama geçer. Seni anlıyorum." Bak işte insanın canını en çok o "anlıyorum" cümlesi yakar. Çünki hiss edemedikleri bir duyguyu anlayamaz insan.
Duygu ve Düşünce
Şükürlere Şifa
Uzun zamandır dinlemediğin o şarkıya denk gelmek, gökyüzüne konumlanmış yumuşak bir yastığa benzeyen o konforlu bulutun üzerine düşmek gibi. Hele bir de hafif rüzgar koyulmuşsa fona. Yanında çayın, solunda çiçeklerin, karşında astigmattan mı yoksa şenlikten mi uydurulmuş olduğu belli olmayan patlayan ışıklar. Şiirinin o bulunmayan son cümlesini bulmuş gibi hissettiriyor. Ya da sabah uyandığında o gün dünyanın en güzel günüymüş gibi hissettiren o his. Mutluluktan damlayan yaşlar, beli kırılmış kahkahalar, enine boyuna düşünülmüş korkak sevda sözcükleri, savrulan dualar. Bin tane hoşluk, yüz milyon tane mest anı. Demine bergamot katılmış saatleri güne bağlayan cümleler, aşık şairler, küskün şiirler. Yaşadığımı hissettiren her şey. Şükürlere şifa olmuş bakışlar, çocuksu sarılmalar.. Kalbine kilitlenmiş ayrılıklar. En güzel rafa koyulmuş hikayeler. Ne çok şey.. Uzaklaşınca daha çok parlayan anılar. Yakanıza çiçek olsun, mis gibi koksun bu giden aylar. Hatice Kübra Tay
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mesafeler
Mesafeler bir uçurumun ucunda, Kalbim iki arada, sevdiğimle doğrularla. Akıl almaz düşünceler, Rüzgarın çarpıcı havasıyla baş başa. Kainatta görülmemiş sözler, bakışlar, Belki de beni alıp götürenler, Arada bırakıp düşlerde gezdirenler, Kararsızlıklarla baş başa. Biz sussak, sadece gözlerimiz konuşsa, Yine böyle mi olurdu? Bir yanım hayaller, bir yanım gerçekler, Yalanlar, bahanelerle baş başa. Sözler boş, kifayetsiz kalırdı, Zamana bile sığmazken biz, Boşa akıp giden günlerimiz, Aynı döngüde tekrar baş başa. Fragmanlar belki de geleceğe, Gülüp anlatacağımız anılar olur. Kavuşmak için o güzel günlere, Belki de kalırız anılarla baş başa. Feragat etmek gerekir belki de bazen, Hayatın gerçeklerini görmek gerekir. Atsam da içime, Seni düşünmekten vazgeçemem. Belki de heyecan dolu anılarımız,
Şiir
Bazı insanlar duyarak değil, sezerek öğrenir.
Onlara bir şey anlatmanız gerekmez. Cümleler kurulmadan önce yüzünüzdeki gölgeyi, sesinizdeki uzaklığı, gözlerinizin artık eskisi kadar oyalanmadığını fark ederler. Bu bir yetenek değil belki; uzun süre dikkatle bakmanın sonucudur. İnsanlar genellikle ayrılıkları büyük anlarla hatırlar. Bir kapının kapanışı, söylenen son söz, edilen bir veda... Oysa ilişkilerin çoğu o kadar gürültülü bitmez. Bazen hiçbir şey olmaz. Her şey yerli yerindedir. Aynı masa, aynı sandalye, aynı sokak, aynı ses. Ama insan yine de bir şeylerin değiştiğini hisseder. Çünkü kalp yön değiştirirken ses çıkarmaz. Önce bakışlar kısalır. Sonra anlatılan şeyler azalır. Eskiden heyecanla paylaşılan küçük ayrıntılar önemini yitirir. Sessizlik hâlâ vardır ama anlamı değişmiştir. Bir zamanlar dinlendiren sessizlik, zamanla yorucu olmaya başlar. Belki de insanı en çok yaralayan şey gidiş değildir. Gidişin çok önceden başlamış olduğunu sonradan fark etmektir. Yine de bazı insanlar bununla kavga etmez. Bir şeyi tutmanın onu korumak olmadığını bilirler. Değişimi inkâr etmek yerine izlerler. Çünkü bilirler ki hayatın en sessiz gerçeklerinden biri şudur: Her şey aynı kalmaz. Bazı sevgiler biter. Bazı yollar ayrılır. Bazı insanlar uzaklaşır. Ve insan bütün bunları kabul etmeyi öğrendiğinde, kaybettiği şey kadar kendini de bulur. Belki olgunluk dediğimiz şey tam olarak budur; bir kapıyı zorla açık tutmaya çalışmak yerine, kapanırken çıkan sesi sakinlikle dinleyebilmek 🌬Yasemen Birses🌬
Psikoloji
Ne olmuştu da, "Seninle dünyanın her yerine gelirim" diyen Müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı. Nerelere gidiyordu? Gelirken getirdiği bakışlar ne dalgaydı? Hangisi Müzeyyen'di? Ya da Müzeyyen kimdi? İlk tanıdığım kimdi, şimdiki kim? Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku İlhami Algör
Nostaljik hissediyorum Paylaşmadığımız anlar, Hiç gerçekleşmeyen tartışmalar, Sadece olasılıklar olarak kalan anlar. Nostalji Doldurmak istediğim sessizlikler, Daha fazlasını söyleyebilecek bakışlar, Ve kalplerimizin asla söylemeye cesaret edemediği her şeyden biri. Sanki olanlardan daha az pişmanım Olabilecek her şeyden daha fazla. 🦋