Barış BAKIRLI

Barış BAKIRLI
@barisbakirli
Ankaralı bir yazar olarak tanımlanmak çok hoşuma gidiyor. Fakat tanımlanmak da sınırları işgal etmeyi seven biri için fazla resmî. Bu yüzden kendimi iki kedi babası olarak tanımlayayım ben. Geri kalanım herkes gibi, ruhum da kendisi.
Editör - Yazar
Ankara Üniversitesi DTCF Felsefe
Ankara
Ankara
1 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
itiraf
savrulacağın serengetiler var ruhumda senin kıvrımlarından güzel olmasınlar döneceğin yere doğru seni avuturlar bilmezsin her yolculuğun sonu avcumda büyük konuşmuyorum kibrime kin duyma ben bana öğretilenlerin müteredditiyim temkinimi kinime muzaffer kıldıramadım dedim bundan böyle kendimin kibritiyim. 11.06.2022, 06:20, ankara
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Baraka
çatısı akan bir öksürük gibi damlıyor canım sökümlük kurşunlarla yamamaya çalışırım uğruna ölmeye mecalim olmayacaklarım beyazperdenin ihtişamıyla izlerken beni düş cemali okşar uyanıkken bile avuçlarım herhangi gerçeğin yanına varsam yanarım bedbahtsam söylesin tanrı da razı olayım beyazperdenin ihtişamıyla izlerken beni kanadım ah kırık ki uçmayı öldürdü ruhum süzülürken göklerde pürsarhoş vücudum hem buradan küçük görünür insanoğlum hem yakından ihtişamıyla yaşarken devi 1 eylül 2021, ankara
Süreç
göğsümle göbeğim arasında bir yerlere üşüşmüştü bir kere canım. o hissi bilirsiniz; bazen çaresizliğin temerküzüdür, bazen güce giden her şeyin sağlaması, bazen de saf hüzün hasretin kendini süzerek sunduğu. etraf anlamsızlaşır, bir bulantı gibidir kusturmayan. unutulmazdır.
Edebiyat
Evde
yorucu ve talihsiz bir ruh çalkantısıyla baş edilen bir günün sonunda eve geldim. barış, mevsimi bana tekrar hatırlatan yeşilliklerle dolu bir salata yapmış, içine ekleyeceği diğer güzellikleri düşünüyordu eve girip mutfağa yöneldiğimde. kapıyı sessizce açmama rağmen beni fark etmiş, adımlarımı duymuş. yanına gidip arkasından sarıldığımda itiraf etti. hiç bozuntuya da vermedi üstelik bir süre. yapar böyle sahtekârlıklar, ama sadece böyle sahtekârlıklar... gülümseyerek bana döndü. - günün ne kadar kötü geçerse geçsin soluğu benim yanımda alışın bu yeşilliklerden bile güzel kokuyor. - yine barış bakırlı cümleleri mi? tezgâha ne döktün sen, öylece bırakmışsın? - ya şey, ton balığı açtım. yağı damlamıştı. ama birazcık, valla. üzerine kâğıt havlu koydum kekik kokuyu alıp balıktan isteyince o anda. öylece kalmış. - ayrıntılar, ayrıntılar. sen anlatırken niye bu kadar sakinleşiyorum ben? - sevgilim dur bir, sakinleşme hemen. salatamızdan yemen için enerjik olman lazım. hadi kendine gel azıcık. - duşa gireyim, enerjimi depolarım ben şimdi. ama sen de gel. duşta ben canavarlar gelir diye çok korkuyorum biliyor musun? ondan yani. başka bir sebebi yok. hadi çıkar önlüğünü. - sevgilim ama... - ya hadi. - dur, dur. - küpeni kurtar. - sevgilim küpem çıktı. - tamam takarım ben onu. çıkar o koca kafandan artık askıyı. - çok güzel olmuşsun yine bugün. sabah da görmüştüm ama akşama kadar daha da mı güzelleştin sen? - hâlâ konuşuyor, yürü. - benim yorgun sevgilime ne oldu bir anda? atom çekirdeğine döndü, tipe bak. - atom çekirdeği çitleyelim mi? - bu ne erotik bir teklif. - hep sen mi kelime oyunu yapacaksın? biz de şey değiliz yani. hadi canım hadi, biz evde yokuz. günaha girelim be. kapıyı bu saatten sonra kim çalarsa çalsın, üzerimizden kilitliyiz. - adımlarımız birbirine bu kısacık
Diyalog
girizgah
hayatımda vazgeçmediğim tek şey, yazmak. okuma yazmayı öğrendiğim beşinci yaşım; şiirden hiç anlamayan ebeveynlerimin, nasıl olup da evde bulundurdukları asla anlaşılamayacak orhan veli'nin bir şiir kitabını keşfetme imkânı verdi bana. orhan veli'yi keşif sürecim elbette ilk karşılaşmamızda benim hiç anlam veremediğim cümleleri akıtmıştı ruhuma. yaşı çocukken nelerin aklında kalacağına hükmedemiyor insan. taklit ettim onu. çaldım cümlelerini; kelime dağarcığımdaki her şeyi, onunkilerle değiş tokuş ederek başladım şiire. bu hırsızlığım yüzünden yatıp çıkmışlığım da yok üstelik. en güzeli de bu, çocukken. ondan arakladıklarımla yazdığım çocukluk şiirlerim de hâlâ durur. yolumuz, kendi ruhumun konuşmayı sökmesiyle birlikte ayrıldı. öldüğünü kabullenmem onun, hâlâ yazdığından eminim bir şeyler. şairler ölmez, yarım kalır. şiir de bitmez, yarım bırakılır. yarım bıraktığım şiirlerle de buradayım şimdi işte, raconun kırmızı peleriniyle.
Şiir