Raskolnikov'un kendi kafasında inandığı: ‘İnsanın kendi çıkarları uğruna, bir insanı öldürmenin bile suç sayılmaması gerektiği teorisidir.’ Yani amaca giden yolda herşey mübahtır inancıda denilebilir. Buna kendini inandırmış fakat olaydan sonra aslında bir korkak olduğunun acısı ve vicdan azabıyla kıvranmıştır, özellikle insanlara karşı büyük bir soğukluk yaşamış, ailesi dahil herkesten kaçma isteği duymuştur. Aslında bu kadar acımasız bir insan değil Raskolnikov. Kendi çıkarları uğruna dediğim ailesinin mutluluğunu düşünmesiydi. Okuyan her insanın o derinliği ve Raskolnikovun yaşadığı üzüntüyü tamamen hissedeceklerinin eminliği ile okunmasını tavsiye ederim.
Her şeye rağmen önce NAMAZ!
Namaz'ın önemi hakkında harika bir kitap. Hem Namaz fıkhı, hem de namazla ilgili tavsiyeler var. Okuyun, okutun, tavsiye edin. Ben de tavsiye ediyorum.
Kitap New York'dan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde geçiyor. Kitapta 3 ana karakter var. Ve üçü de satranç oynamayı biliyor. 1. Karakter Czentovic, bir dünya satranç şampiyonu. 2.si Anlatıcı, 3.sü de Dr.B.
Kitaptaki anlatıma gelirsek öyle akıcı ve olayları öyle betimleyerek anlatıyor ki okurken kendinizi Dr. B.'nin her şeyden yalıtılmış o odasında hissediyorsunuz.
🤔 Okumanızı tavsiye ediyorum.
⏲️ Bir günde rahatça bitirebilirsiniz.
SatrançStefan Zweig